- Sâkin ol!- Calm down!
Bütün hayatı boyunca sessiz sâkin bir bekarmış. Köydeki herkes onu severmiş.A nice, quiet bachelor all his life, good to everyone in the village.
Il-soon, sâkinleş.ll-soon, calm down.
Ne yaptığını sanıyorsan, sakın yapma.Whatever you think you're doing, don't.
Resmin bütününe baktığınızda adeta tefekküre dalmış gibi huzurlu, sakin bir ortam var.--but there is an overall mood of contemplativeness and peacefulness
Ve sakın ilk olarak onların size birşeyler vermesine izin vermeyin.Don't let them give you anything else first.
Kapıyı sakın açma.Don't open the door.
Sakinleşin lütfen, Başkan.Please calm down, Chairman.
Sakinleş... ...ve gücünü topla.You should calm down and gain strength.
Sadece sakin ol.Just be cool.
Kahredici kent sakinleri olacağız.We will be an overwhelmingly urban species.
Her kent kendi sakinlerince kullanılan enerjinin çok büyük miktarını belirliyor.Every city determines to a very large extent the amount of energy used by its inhabitants.
O korkutucu sakindi.He was frightfully calm.
Çok sakinleşiyor ve hiç rüzgar kalmıyor.It becomes very calm, there's no wind at all.
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Do you think it's okay if she goes home?"
Sakın dokunma Kuroo'ya...Don't touch Kuroo...
Buraya bir daha sakın gelme, seni asla affetmeyeceğim.Don't ever come here again, or I'll never forgive you.
Böyle aptalca şeyler düşündüğümü sanma sakın.But let's not think about a silly thing like that.
Sakin kalabileceğinize de emin değilim.I'm not sure you'd want to calm down either.
Sakin mi? Sakin mi?Calm?
Neden insanlara sakin olmaları gerektiğini söylüyor?Where's that coming from? Why is it telling people to be calm?
Lütfen sakinliğinizi koruyunuzPlease remain calm.
Şunu sakın unutmayın!Remember!
Beni durdurma sakın.Don't try to talk me out of it.
Sakın bana beni görmeye geleceğini söyleme.You're not thinking of coming here to see me, are you?
Ne duyarsanız duyun sakın kapıyı açmayın.No matter what you hear, don't open the door.
Sana söylemiştim, değil mi? Bu adamın arabasına sakın binme.I told you not to get in his car.
"Sakin ol Daphne, Ben bir İskoç'um.""It's all right Daphne, I'm Scottish."
Bir daha sakın böyle bir şey yapma."You must never do that again."
Aklından sakın çıkarma.Let it soak in.
Sakın daha ileri gitme.Don't go any further.
Sakın dışarı çıkma.Hey, don't come out.
Ve sakın Yoon Joo'yla bağlantıya geçme.And don't contact Yun Ju.
Lütfen açık ve sakin bir şekilde gitmek istiyorum hangi zemin durumu.Please state which floor you would like to go to in a clear and calm manner.
Neden bu insanlar sakin olmak anlatıyor?Why is it telling people to be calm?
Lütfen sakin kalır.Please remain calm.
Sakın unutmayın -- bu şekilde, bu şekilde.Never forget -- like that, like that.
Ve onun şimdi sakin olduğunu söyleyebilirsiniz.And you can tell, it's relaxed right now.
Onu nasıl sakinleştiririz?How do we calm it down?
Şimdi sakin olun.Don't freak out.
- Sakin ol.</i>- Calm down.
Korkma sakınDon't be afraid
Durma sakın, bebeğimDon't you stop, Baby
# Oh. Korkma sakın# Oh, don't be afraid
# Oh, durma sakın, bebeğim# Oh, don't you stop, Baby
Sakin ol, gözlükleri olmadan bir şey göremez.No, and he can't see well without his glasses
-Yeni ayakkabılarıma basma sakın!- Don't kick my new shoes!
-Sen de biraz derli toplu koy! -Sakin ol!- Keep things tidy, then
Baksana... ...kanıyor. Hayır, yeter, Monika, Vurma sakın!Someone's there
Vurma bana! Sakın vurma bana! Monika!Don't hit me
- Bir daha sakın öyle konuşma.Never say that again!
- Sakıncası yoksa onu geri vermeni istiyorum.I'll have that back if you don't mind.
Biz burada kalmaz istiyoruz sizin için sakıncası yoksa.No, we'd rather stay here if you don't mind.
İyi çocuk ! sakın ağlama !Good boy, don't cry.
Kardeşim, sakin ol Bu işe karışmasak iyi olurBrother, we better not get involved.
Şarap getir bana. bayırı geçmeyin sakın. işte yeni parti geliyor...Bring me the wine. Not crossing the ridge. Three bowls here, three bowls there...
Tamam... sakin olAlright... don't trip.
Al bunu bakalım ! sermayen olur ! Sakın bir daha çalma !Take this, for selling pears, and don't ever steal again.
Yenge, Sakın Abime yüklenme ! iyi huylu köpek havlamaz .Sister-in-law, don't put my brother on the spot.
Sakin olunTake it easy.