Prenses her zaman zarif, sakin... ...anlayışlı ve soyludur.The princess has always been very elegant and steady, very wise and brave.
Sakinleşin, tamam.Calm down, everyone. Oh!
Önce sakinleş ve sonra hatırlamaya çalış.So keep calm and think clearly.
Babamı tehdit eden adam, "Sakın başkanın karşısına çıkma!" demişti.Someone threatened my dad to never appear in front of the Chairman.
İlk seferinde her zaman sakin ol.You should always go easy the first time.
Asla sakin bir numaradan sonra olmaz.Never after a silent act.
Elinden geldiğince sakin ol ve eğer ki o anda yapabiliyorsan, şunu keşfetJust keep calm as much as you can and find out, if you can in this moment
Kurbanını boğan bu kişi sakince şöyle dedi:And the strangler says very matter-of-factly,
Başka bir erkeği sevdiğini söyleme sakın.Don't say that you like another guy.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Boy, if you run into a lion, don't move.
Sakın kımıldama.Don't move.
"Hey, sakin ol dostum." falan diyorum."Whoa, relax, chill dude."
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.One of them just got up, relax.
[Ekip kendi dilinde konuşur] [sakin enstrümental müzik][relaxed instrumental music] woman:
[ sakin caz müzik][easy jazz music]
[etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar][haunting music] [overlapping chatter] [thunder rumbling]
"Sakın birbirimizin tasarımlarından çalabildiğimizi "kimseye söyleme", diyorlar.Don't tell anybody we can actually steal from each other's designs.
Birçok geçerli sebep yüzünden, sakın, sakın, sakın bunu yapmayın.For numerous reasons, no, don't do that.
Anayasayı ihlal ediyor...[anlaşılmıyor] Sakin ol! Sakin ol!The Minister of Agriculture... [inaudible] ... is breaching the constitution... [inaudible]
Hey, sakinleş.Hey, calm down.
Önce sakinleş.First, just calm down.
Sakin ol. gidiyorum.Calm down. I'm leaving.
Sakın evlenme!Stay single!
"Sakın ağlama."Don't you cry.
Sakın ha ağlayayım deme." derdi.Don't you dare cry."
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Don't tell me not to cry, to calm it down, not to be so extreme, to be reasonable.
Bir bebek mutlu olduğunda ya da sakin olduğunda gülümser.A baby will start smiling when they're happy or when they're soothed.
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim.I'll calm the old girl down with a present.
Ve sonra beni sakinleştireceğini... ve her şeyi oldukça iyi anladığını söyler.Then he says he'll get me a sedative and that he understands everything quite well.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiDon't make mistakes again, whether you drop the ring or you step on your own dress and slip.
Sakın ola bir daha kendini HaNi ile kıyaslama curetinde bulunma!Don't you dare compare something like you to Ha Ni.
Seni tanidigimdan beri hic sakin gunum olmadi . neden yine aynı şeyleri söyleyip duruyorsun?I haven't had a days rest since meeting you. Why are you being mean again?
Gezegeni enkaza dönüştürmeden sakinleşip durulmamız gerekli. ve bu bilgiye ihtiyacımız da var.We need to settle down before we wreck the planet. And we need that knowledge.
Rio'nun 6.3 milyon sakini varRio has 6.3 million inhabitants --
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.They have no trouble telling us what art is about.
Eğer bu öğretmeye çalıştığınız şey iyiyse, bunda bir sakınca yok.And if that thing is good, there's no problem with it at all.
Sakin ol, Balım.Calm down, Honey.
Ne şimdi gitti en çok sakindi.For the most part what went on now was very quiet.
Sakın hata yapmaktan korkma.Don't be afraid to fail.
Lütfen sakin olPlease don't be rash
Şimdi Dimitri'nin Milo'yu rahatlatmak ve sakinleştirmek için bir şansı var.Now's a chance for Dimitri to kind of reassure and calm Milo down.
Ama içte son derece sakin kalacaksın. Birşeyler çok sakin halde.But inside you will stay very calm; something is very calm.
[sakin caz müzik][music]
Diğer Harlem sakinleri de onlara katıldı.Other Harlem residents joined them.
Operatör, " Önce sakin olun.The operator says, "Just take it easy.
Seyirciyi sakinleştirmek;Calming the audience down;
Merhaba Dünya sakinleri, Biz Anonymous'uz.Greetings,fellow citizens of the earth We are Anonymous
Ve bu yüzden "bulutlara ayarlanmak"; yavaşlamak sakinleşmek demek.And so to tune into the clouds is to slow down, to calm down.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Well it's time to grow up, to be wiser, to be calmer, to be more considered.
"Kötümserizdir, sakinleştirici alırız." demekten çekinmeyiz.We don't stop saying, "Yeah, we are pessimistic, we take tranquillisers..."
Ona çarpan olursa, sokağa sakın fırlama."If it's hit, don't cross the street."
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.I gave of my time and my money,
Ve bu benim ilk tavsiyem: sakin bunu yapmayin!I started to look for comparisons, whether it's cancer, or something else.
"Sakın elleme, baban senin için yapacak." derler.They go, "Don't touch it. Daddy will do it for you."
Sakın endişelenmeyin.Well, don't get too worried.
Sakin ol. sakin olCalm down, calm down.
Ben senin elini alıp sakinleştirinceye kadar dönüp duruyorsun.You keep tossing and turning until I take your hand and calm you.
Sakın söyleme patronuna,[Laughter slows down]
Cetvelini getirme sakın."Don't bring your measuring stick."
- Dae-pyong, sâkin ol!- Dae-pyong, calm down!