Ana içeriğe geç
Sözlük

sakın ile cümle

sakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu senin ilk görevindi, ve polis baskını oldu ne ima edersin ? sakin olThis is your first assignment, and we've trouble! What are you implying? Don't be rash
Sakın aileme anlatmaya kalkışma.Don't you dare tell my family.
Sakin ol,rahatla.Kendine gel.Thank you. Ooh, I'm like, "Phew, phew, calm down. Get back into my body now." (Laughter)
Veya neden pek çok bankanın birbirine kredi vermekten sakınmasının.Or at least why a lot of the banks aren't lending to each other.
Sakıncası var mı?Do you mind?
Eğer sakıncası yoksa.If you don't mind.
Sakın kimseye söyleme dedi.He told me not to tell anyone.
Bana "Sakın söyleme" dedi ama yine de söylüyorum.She said, "Don't say that," but I'm saying it anyway.
Semt sakinlerine, binalarının yıkılmasına bir aydan az bir süre kala haber verilmişti.Residents were often given less than a month's notice before their buildings were razed.
Aman birader ! ordan geçme sakın !Oh brother! Do not pass from there!
Sakın kaçırmayın !don't miss them !
"Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma."Hey, you've got to remember to pick up bananas on your way home. I need them in the morning."
Birinci kural: Sakın bırakma -- mutlak bir başarı yöntemi.Number one: don't let go -- very sure success method.
"Sakin söyleme." dedi. "Tabii ki" dedim.She said, "Now you make sure you don't do that." I said, "Sure."
Sonuçta insanları sakinleştirmek için buraya askeri birlikler gönderildi.So the actual troops were sent in to kind of calm everyone down.
"Sakın öleyim deme dostum!""Don't you die on me buddy!"
Sakın çarçur etme.Don't waste it
Eğer sakıncası yoksa... ...onların bizimle yaşamasını isterim.If they don't mind, I'd like them to live with us
Sakın söyleme!Don't say it!
Bayan sakin kedi..Miss Calm Cat,
Oh Han Ni sakin ol. sakin ol ve açıkça izah et.Oh Han Ni calm down. Calm down and explain it clearly.
Ve yiyecek aradık, ama aynı zamanda diğer canlılar için yiyecektik ve bundan sakınmamız gerekiyordu.And we looked for food, but we were also food for other living creatures, and we had to avoid it.
Sizin sakinleşmenize yardım etmek istiyorum.I want to help you calm down.
Yoksa daha sakin bir tavrınız mı var?Or are you more of a down attribute?
Biraz daha sakin kalan, içine kapanık, tutucu musunuz?Are you something that's a little more calm, reserved, conservative?
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Somebody else might have put her on medication and told her to calm down. (Applause)
Sakin ol Hulk, bunu yoluna koyabiliriz.Calm down Hulk, we are cleaning this up !
Buyur, sakinleşmek için bunları al!Here, take these to relax!
Bu yılın çok yoğun geçeceğini sanmıştım fakat o kadar sakin geçti ki.I thought this year would be the busiest, but it's the most quiet.
Mercutio O sakin, şerefsiz, aşağılık teslim!MERCUTlO O calm, dishonourable, vile submission!
En yüksek hoşnutsuzluğunu .-- bu, nazik nefes, sakin, göz, diz, alçakgönüllülükle bow'd çıkardıYour high displeasure.--All this,--uttered With gentle breath, calm look, knees humbly bow'd,--
Thy Fırtınanın attı vücut ani bir sakinlik olmadan, taşan olacaktır .-- Ne şimdi, eşi!Without a sudden calm, will overset Thy tempest-tossed body.--How now, wife!
Anne, lütfen sakin ol!Mama, please calm down!
Sakin olun, sakin olun.Who has frightened you so? Calm down, calm down.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.The fly should learn to avoid the optically reinforced odor.
Ve ayaklarımın altında Pasifik Okyanusu'nun büyük, sakin, mavi görüntüsü vardı.And at my feet was the great, still blue plate of the Pacific Ocean.
Sakın bana dekolte kıyafetler giydiğini de söyleme.Don't tell me you wore back-revealing clothes too?
Sakınabileceğimiz bir şey değil, değil mi?Not something we can avoid, right?
Sakın bana... ...mal varlığını bağışlama konusunda rahatsız olduğunu söyleme.Don't tell me... you're bothered about whether to return those assets?
Bunu unutma sakın.Remember that.
Sakın gitme!Don't you go!
Bu "harika Şemsiye"yi sakın unutma ! ömür boyu yanından sakın ayırma!Have you forgotten this " great Umbrella " that has been with you through life and death?
"harika Şemsiye"! orda 2 düğmesi var! Basma sakın!" great Umbrella " ! there's two buttons here! don't push!
-Ben istiyorum! -Geri ver! Kavga etmeyin sakin olun, dağıtmayın öff beaI want it! don't fright for that don't do that, it's messed up
Sinirlenmeye gerek yok sakin olun...Relax...
Bayanlar, Bayanlar, sakinleşin, bir kaşal alın!Ladies, Ladies, calm down, Have a Spork!
Zihniniz dinginleşinceye, nefesin yumuşak ritmiyle sakinleşinceye kadar bunu yapmaya devam edin.Continue to do this until your mind begins to settle or rest in a gentle rhythm of your breathing.
Size söyleyeceğim bir şey var. Sakın telaşlanmayın.I have something to tell you.
Herkes nasıl sakinleşeceklerini düşünüyor.Supposedly all the reporters are angry.
Sakin bir aldırmazlık hali gösterdi.He maintained a calm insouciance.
Sakın bakma.Don't look at it.
- Sakin ol, bayım.- Calm down, sir.
Yırtma sakın!Don't rip that!
Sakin ol da konuşalım.Calm down and Iet's talk.
Her neyse, sakın kapıyı açma.Anyway, don't open the door.
Sakinleştiriciyi hemen önce al.Take the relaxer right before.
Sanırım sakinleştirici işe yaramadı.I guess the relaxer didn't work.
Ve sakin durarak, çaktırmamaya çalıştım.And I tried to act calm, not to give anything away.
* Evet ya ! olmaz böyle * tamam , sakin olun !* Yeah! I agree * Okay, calm down!
Sakin ol ! soluklan ! ve anlat ne oldu ?Calm down! breath! and tell me what happened?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod