Ana içeriğe geç
Sözlük

sakın ile cümle

sakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ben böylesine sakin bir yer olduğunu asla hayal etmedim.I never dreamed of there being such a quiet place.
Bu yeni otobüs servisi sakinlerin ihtiyaçlarını karşılayacak.This new bus service will meet the residents' needs.
Bu sözlüğü kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind my using this dictionary?
Bu binada fotoğraf çekmenin bir sakıncası var mı?Is it all right to take pictures in this building?
Burada sigara içmekten sakın.Refrain from smoking here.
Burada oturmamın sakıncası var mı?Is it OK if I sit here?
Lütfen burada sigara içmekten sakının.Please refrain from smoking here.
Banyo almak beni sakinleştirir.Taking a bath makes me relax.
Onu ona peşinen söylemenizde hiçbir sakınca yok.You may as well say it to him in advance.
Arabanızı hareket ettirmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my moving your car?
Arabanı kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I used your car?
Banka hesabını bilmemizde bir sakınca var mı?May we know your bank account?
Yanınıza oturmamın sakıncası var mı?Do you mind my sitting next to you?
Sizin için bir sakıncası yoksa, benim için de yok.It's OK with me if it's OK with you.
Sigara içmenizin bence bir sakıncası yok.I don't mind your smoking.
Her şey sakin.All is quiet.
Her şey sakindi.All was calm.
Saat altıda gitmemin sakıncası yok.I don't mind leaving at six o'clock.
Altıda kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up at six.
Birkaç günlüğüne arabanı bana ödünç vermenin bir sakıncası olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you would mind lending me your car for a couple of days.
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
"Pencereyi açmamın bir sakıncası var mı?" "Asla.""Do you mind opening the window?" "Not at all."
" Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Kesinlikle yok.""Would you mind opening the window?" "Certainly not."
" Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Tabii ki yok.""Would you mind opening the window?" "Of course not."
"Beni arabanla götürmenin bir sakıncası var mı?" " Hiç yok.""Would you mind giving me a lift in your car?" "Not at all."
"İşimde bana yardım etmenizin bir sakıncası var mı?" "Hiç yok.""Would you mind helping me with my work?" "Not at all."
" Sakıncası yoksa sigara içebilir miyim?" "Kesinlikle olmaz.""Do you mind if I smoke?" "Certainly not."
"Artık dayanamıyorum!" "Sakin ol. En kısa sürede geleceğim.""I can't stand it any more!" "Calm down. I'll come over as soon as possible."
"Kapıyı kapatmamın sakıncası var mı?" "Hayır hiç sakıncası ok.""Would you mind shutting the door?" "No, not at all."
"Sigara içmemin sizce bir sakıncası var mı?" "Hiç de değil.""Do you mind if I smoke?" "Not at all."
"Bazen sana uğramamın bir sakıncası var mı? " "Hayır, hiç. ""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
"Bazen sana telefon etmemin bir sakıncası var m?" "Hayır, hiç.""Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
"Sizce burada sigara içmemin sakıncası var mı?" "Hayır, hiç değil.""Do you mind my smoking here?" "No, not at all."
Kalabalık sakinleşti.The crowd calmed down.
Yabancılardan sakınmak zorundasınız.You have to beware of strangers.
Bu gece her şey sakin.All is calm tonight.
Oturup dinlenmek için sakin bir yer güzel olurdu.A quiet place to sit and rest would be nice.
Pencereyi açmamın sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I open the window?
Öneride bulunmamın bir sakıncası var mı?Do you mind my making a suggestion?
Daha erken çıkmamızın senin için sakıncası var mı?Do you mind our leaving a little earlier?
Hayalim kırsalda sakin bir hayata götürecek.My dream is to lead a quiet life in the country.
Hayalim kırsalda sakin bir hayat yaşamak.My dream is to live a quiet life in the country.
Havanın temiz olduğu sakin bir şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in a quiet city where the air is clean.
Benim için sakıncası yok.It's OK with me.
Ben Chiba sakiniyim ama Tokyo'da çalışıyorum.I am a citizen of Chiba, but work in Tokyo.
Şırıngayı görene kadar sakindim.I was calm until I saw the syringe!
Odayı onuna paylaşmanın benim için sakıncası yok.I don't mind sharing the room with him.
Ona sakin olmasını söyledim.I told him to be quiet.
Ben son derece sakindim.I was cool as a cucumber.
Sakin olmaya çalıştım ama sonunda kendimi kaybettim.I tried to be calm, but finally I lost my temper.
Ben de bir Tokyo sakiniyim.I am also a citizen of Tokyo.
Sakin görünmeye çalıştı ama titreyen elleri onu ele verdi.He tried to seem calm but his trembling hands betrayed him.
Bir dahaki sefer daha erken gelmenizin bir sakıncası var mı?Would you mind coming earlier next time?
Aşırı güvenden sakınmalısın.You should beware of overconfidence.
Affedersiniz ama adınızı sormamın bir sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if I ask your name?
Affedersiniz, adınızı sormamım sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if ask your name?
Genç Martin Atlanta, Georgia'da oldukça sakin bir çocukluk geçirdi.Young Martin spent a fairly quiet childhood in Atlanta, Georgia.
Sakinlerin %70'inden daha fazlası proğramın lehinde.More than 70 percent of the inhabitants are in favor of the program.
Bir süre TV izlememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I watch TV for a while?
Bir süre sakin ol ve konsantre ol.Settle down for a while and concentrate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sakın ile cümle - Sayfa 2 - sakın kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App