Ana içeriğe geç
Sözlük

sakın ile cümle

sakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Leyla, Sami'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Layla did her best to calm Sami down.
Bunu yapmamamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we didn't do that?
Sakinleşmemi söylemeyi bırak.Stop telling me to calm down.
Tom bana sakin olmamı söyledi.Tom told me to calm down.
Tom, Mary'ye sakinleşmesini söyledi.Tom told Mary to calm down.
Tom'a sakinleşmesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he needed to calm down.
Tom'a sakin olması gerektiğini söyledim.I told Tom he should calm down.
Onu yapmamamızın sakıncası var mı?Would you mind if we don't do that?
Çorbanın soğuk olmasının bir sakıncası var mı?Do you care if the soup is cold?
Bunu yapmanın bir sakıncası olmadığından emin misin?Are you sure it's OK to do this?
Onu yapmamamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I don't do that?
Onu yapmamın bir sakıncası var mı?Would it be OK with you if I did that?
Elimden geldiğince sakin olmaya çalıştım.I tried to be as quiet as I could.
Tom elinden geldiğince sakin olmaya çalıştı.Tom tried to be as quiet as he could.
Yarın gelmezsem bir sakıncası var mı?Would it be OK if I didn't come tomorrow?
Burada sakin olmalısın.You should be quiet in here.
Sami çaresizce Ferit'i sakinleştirmeye çalıştı.Sami desperately tried to calm Farid down.
Bir süre dışarı çıkmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I went out for a while?
Tom'un yaşadığı muhit çok sakin.The neighborhood where Tom lives is very quiet.
Tom, Mary'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to calm Mary down.
Onu Tom yaparsa senin için sakıncası var mı?Is it OK with you if Tom does that?
Mary'nin ortağı sakin bir kişidir.Mary's partner is a taciturn person.
Yangın sakinleri yaktı.The fire burned the resident.
Lütfen sakin kal.Please stay calm.
Sakin görünüyordun.You seemed calm.
Tom sakin durdu.Tom kept still.
Ben sakin durdum.I kept still.
Sanırım Tom sakin.I think Tom is calm.
Tom Mary'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Tom did what he could to calm Mary down.
Tom Mary'yi sakinleştirmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to calm Mary down.
Sakin olmak zorundayım.I've got to take it easy.
Bunu yapmanın bir sakıncası yok.It's OK if you do that.
Onu yapmamanın bir sakıncası var mı?Is it OK not do that?
Tom sakin göründüğümü söyledi.Tom said I looked calm.
Tom sakin davranıyordu.Tom was being quiet.
Sen sakin görünüyordun.You appeared calm.
Burada seninle yememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I eat here with you?
Tom çok sakin görünüyordu.Tom seemed to be very calm.
Şimdi yemek yemenin bir sakıncası var mı?I don't think Tom knows how much money Mary makes.
Ben bir Boston sakiniyim.I'm a resident of Boston.
Tom Mary'yi sakinleştirmeye çalışıyordu.Tom was trying to calm Mary down.
Yarın tekrar gelmemin bir sakıncası var mı?Is it OK to come again tomorrow?
Yarın da gelmemin bir sakıncası var mı?Is it OK to come tomorrow, too?
Seni bu gece aramamın bir sakıncası var mı?Is it OK to call you tonight?
Karını öpmemin bir sakıncası var mı?Is it OK if I kiss your wife?
Seni tekrar öpmemin bir sakıncası var mı?Is it OK if I kiss you again?
Müslümanlar sağlık açısından sakıncaları olduğu için domuz eti yemez.Muslims don't eat pork because it's dangerous meat.
Evde çocuklarla kalmamın bir sakıncası yok.I don't mind staying home with the kids.
Tom kendini sakinleştirmek için derin bir nefes aldı.Tom took a deep breath to calm himself.
Tom'a rahatlamasını ve sakin olmasını söyledim.I told Tom to relax and take it easy.
Tom çok sakin bir kişi.Tom is a very quiet person.
O çiçeği yemekte sakınca yok.That flower is edible.
Tom sakindi, ama Mary değildi.Tom was calm, but Mary wasn't.
Tom sakin olmalı.Tom should take it easy.
Tom sakin, ama Mary değil.Tom is calm, but Mary isn't.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar sakin gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as calm as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar sakin görünmüyor.Tom doesn't seem to be as calm as Mary seems to be.
Erken kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up early.
Tom'dan sakınıyor gibi görünemem.I can't seem to avoid Tom.
Sami sakin bir hayattan zevk alıyordu.Sami was enjoying a leisurely life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod