sahte ile cümle
sahte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu başka bir kadın. Sahte birisi."هذه امرأة أخرى. إنها متنكرة."
Bu başka bir kadın. Sahte birisi."それが損傷した脳にとって筋が通る唯一の解釈だと...
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Casi todo era falso, una ilusión del marketing y de la manipulación.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Era ampiamente falso, un'illusione di marketing.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Es war eine große Fälschung, eine Illusion des Marketings und der Meinungsmacher.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Ez egy teljesen hamis dolog volt, a marketing illúziója.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Foi uma grande farsa. Uma ilusão de marketing.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Itu sesungguhnya palsu Ilusi pemasaran dan penipuan
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Nästan allt var falskt, en illusion av marknadsföring och manipulation.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.V resnici je bila večinoma le potegavščina, iluzija marketinga in lobiranja.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.W dużej mierze chodziło o złudzenie marketingową iluzję
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Z veľkej časti to bol podvod, klam vytvorený marketingom a prifarbením.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Ήταν σε μεγάλο βαθμό ψεύτικη, μια ψευδαίσθηση του μάρκετινγκ.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Оно изрядно фальсифицировано в иллюзиях рынка и вывертов
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.Това е абсолютно невярно, само една маркетингова илюзия.
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu..היא הייתה מזוייפת ברובה .אשליית שיווק וסחרור פוליטי
Bu büyük ölçüde sahteydi, bir pazarlama ve falso ilüzyonuydu.この民主主義ブランドは だれに投票しても
Bu durum, telefonda annesini duyunca sorun olmamasını açıklıyor. Gördüğünde ise sahte olduğunu söylüyor.Dlaczego umie rozpoznać głos matki, ale nie rozpozna jej osoby.
Bugün antika sahteciliği hakkındaki tüm detayları sizlere açıklayacağım.Hamis történetek voltak és azért vagyok itt, hogy tisztázzam a helyzetet.
Bugün antika sahteciliği hakkındaki tüm detayları sizlere açıklayacağım.Σήμερα θα αναφερθώ λεπτομερώς στο περιστατικό σχετικά με την πούληση των αντικών.
Bugün antika sahteciliği hakkındaki tüm detayları sizlere açıklayacağım.اليوم سأحدثكم اكثر عن التحف المزورة
Bugün sizi buraya sahte prenses hakkındaki söylentileri... ...tartışmak istediğim için topladım.Azért gyűltünk ma mindannyian össze, mert meg akartam beszélni a hamis hercegnőről szóló pletykákat.
Bugün sizi buraya sahte prenses hakkındaki söylentileri... ...tartışmak istediğim için topladım.Ο λόγος που συγκεντρωθήκαμε εδώ σήμερα είναι για το ζήτημα του ψεύτικου πουγκιού.
Bugün sizi buraya sahte prenses hakkındaki söylentileri... ...tartışmak istediğim için topladım.سبب اجتماعنا اليوم هو حول الحقيبة المزيفة
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın.""Arată exact ca mama, dar asta-i o impostoare, e altă femeie care pretinde că e mama."
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın.""de ez egy csaló," "egy másik nő, aki az anyámnak adja ki magát."
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın.""Esta mulher é idêntica à minha mãe, mas é uma impostora "é outra mulher que finge ser a minha mãe."
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın."" 이 여자, 꼭 저의 어머니처럼 생겼네요, 하지만 사칭하는 사람입니다." "지금 이 여자는 저의 어머니인 척하는 것입니다." 라고 말합니다.
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın.""Questa donna sembra proprio mia madre, ma è un'impostrice -- è un'altra donna che finge di essere mia madre".
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın.""Ta kobieta przypomina moją matkę, ale to oszustka. Ona udaje moją matkę".
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın.""Tämä nainen on ihan äitini näköinen, mutta hän on huijari -- joku toinen nainen, joka esittää äitiäni."
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın."ואומרים "האישה הזאת נראית כמו אמא שלי, אבל לא, היא מתחזה, היא אישה אחרת שמעמידה פנים שהיא אמא שלי."
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın."ويقول، "تشبه أمي تماما، تلك الامرأة، ولكنها نصابة -- هي امرأة أخرى تزعم أنها أمي."
"Bu kadın tıpkı anneme benziyor, ama bu sahtesi-- annemin kılığına girmiş başka bir kadın."ニセモノだ」 と言うのです 「他の女性が私の母親のフリをしている」 と... これはなぜ起こるのでしょう?
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.Detsamma gällde Liores falska ledare.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.Lo mismo ocurrió con ese maestro falso de Liore.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.Lo stesso dicasi per quel falso guardiano a Liore.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.Også Liores falske ledere.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.O mesmo se aplicava àquele intrujão de Liore.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.Samoin Lioren huijarin tapauksessa.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.Tak samo było ze strażnikiem w Liore.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.Το ίδιο συνέβη και με εκείνον τον απατεώνα στη Λιόρ.
Bu Liore'daki sahte rahip için de geçerliydi.То же самое можно сказать о самозванце из Лиоре.
Bu minibüs sahte mi?Apakah van ini palsu?
Bu minibüs sahte mi?C'est le van à Imposture ?
Bu minibüs sahte mi?Chiếc xe này là đồ dỏm hả?
Bu minibüs sahte mi?Czy ten samochód jest fałszywy?
Bu minibüs sahte mi?¿Este auto es falso?
Bu minibüs sahte mi?¿Este auto es falso?
Bu minibüs sahte mi?Ez a kocsi hamisítvány?
Bu minibüs sahte mi?Questa macchina è finta?
Bu minibüs sahte mi?هل هذه الشاحنة مزيفة؟
Bu muydu? ...sahte bir Soon Joong mektubu satmaktan hüküm giymiştir.Αυτό ήταν; Προφυλακίστηκε για την πώληση του ψεύτικου γράμμα Σουν Τζονγκ.
Bu muydu? ...sahte bir Soon Joong mektubu satmaktan hüküm giymiştir.ما هذا؟ تم القاء القبض عليه لبيعص رسالة مزورة لسون جونغ
Bu nasıl bir sahtekarlık?Che intenzioni hai di truffarci?
Bu nasıl bir sahtekarlık?Chị có mưu đồ gì thế?
Bu nasıl bir sahtekarlık?Cu ce fel de inselatorie incerci sa ne amagesti?
Bu nasıl bir sahtekarlık?Jakie kłamstwo starasz się nam wcisnąć?
Bu nasıl bir sahtekarlık?Kebohongan apa lagi yang kamu rencanakan sekarang?
Bu nasıl bir sahtekarlık?Millaista huijausta yrität vedättää?