Sonsuz bir Sahra kervanı sonsuzlukta kaybolan, ve sayıları kullanmadan.Нарисувай най-големият кръг, който се събира във формата.
Sonsuz bir Sahra kervanı sonsuzlukta kaybolan, ve sayıları kullanmadan.はるか彼方に消えていく, 数を全然使う必要がありません! では,私は無限の情報を
Tahrir'de bir sahra hastanesinde ve Kahire'deki Mamluk anıtmezarından bir 'hayır' almaya karar verdim.네루다의 친필 낙서를 발견했는데 카이로에 있는 대묘에 있는 '아니'라는 표현을 가져다 쓰기로 했습니다.
Tahrir'de bir sahra hastanesinde ve Kahire'deki Mamluk anıtmezarından bir 'hayır' almaya karar verdim.Postanowiłam wziąć "nie" z grobowców mameluków w Kairze.
Tahrir'de bir sahra hastanesinde ve Kahire'deki Mamluk anıtmezarından bir 'hayır' almaya karar verdim.בבית חולים שדה בתחריר, והחלטתי לקחת "לא" מהמוזוליאום הממלוכי בקהיר.
Tahrir'de bir sahra hastanesinde ve Kahire'deki Mamluk anıtmezarından bir 'hayır' almaya karar verdim.في مستشفى ميداني في ميدان التحرير, وقررت أن آخذ لاء من الضريح المملوكي في القاهرة.
Tahrir'de bir sahra hastanesinde ve Kahire'deki Mamluk anıtmezarından bir 'hayır' almaya karar verdim.墓所から No を 取り上げることにしました メッセージはこうです
Uganda'nın özel durumundan ve Sahraaltı Afrikasında önlemleri başarıyla alan tek ülke olduğunu belirttim.le cas de l'Ouganda, et le fait que c'est le seul pays d'Afrique sub-saharienne à avoir eu des succès.
Uganda'nın özel durumundan ve Sahraaltı Afrikasında önlemleri başarıyla alan tek ülke olduğunu belirttim.Uganda esetét, és azt, hogy ez az egyetlen délafrikai ország, ahol sikeres volt a prevenció.
Uganda'nın özel durumundan ve Sahraaltı우간다의 특별한 케이스,
Uganda'nın özel durumundan ve Sahraaltıאת המקרה המיוחד של אוגנדה, ואת העובדה
Uganda'nın özel durumundan ve Sahraaltıالحالة الخاصة لأوغندا و حقيقة أنها
Uganda'nın özel durumundan ve Sahraaltıサブサハラ・アフリカで唯一予防に成功していることをお話しました
Üstelik, Sahra'dan Surrey'e enerji getirmek için그리고 사하라에서 서리로 전기를 끌어올려면
Üstelik, Sahra'dan Surrey'e enerji getirmek içinויהיה צורך בקווי חשמל לאורך כל ספרד
Üstelik, Sahra'dan Surrey'e enerji getirmek içinو ستحتاج خطوط كهرباء طول المسافة قاطعة أسبانيا
Üstelik, Sahra'dan Surrey'e enerji getirmek içinフランスに高圧線が必要となります
Ve benim tutkum, yedi yaşında iken ailem beni Sahra Çölün kenarına, yani Fas'a götürdüklerinde canlandı.그리고, 이런 저의 열정은 제가 7살이었을 때, 부모님께서 처음 저를 모로코에 있는 사하라 사막에 데려갔던 때의 영향이죠.
Ve benim tutkum, yedi yaşında iken ailem beni Sahra Çölün kenarına, yani Fas'a götürdüklerinde canlandı.A moje vášeň byla započata, když mi bylo sedm, kdy mě rodiče poprvé vzali do Maroka, na okraj Saharské pouště.
Ve benim tutkum, yedi yaşında iken ailem beni Sahra Çölün kenarına, yani Fas'a götürdüklerinde canlandı.Swoją pasję odkryłam w wieku 7 lat, gdy rodzice zabrali mnie do Maroka na obrzeża Sahary.
Ve benim tutkum, yedi yaşında iken ailem beni Sahra Çölün kenarına, yani Fas'a götürdüklerinde canlandı.והלהט שלי החל בגיל שבע, כשהורי לקחו אותי לראשונה למרוקו, בקצה מדבר סהרה.
Ve benim tutkum, yedi yaşında iken ailem beni Sahra Çölün kenarına, yani Fas'a götürdüklerinde canlandı.و قد أُثير شغفي في سن السابعة عندما سافر بي والداي إلى المغرب لأول مرة على أطراف الصحراء الكبرى.
Ve benim tutkum, yedi yaşında iken ailem beni Sahra Çölün kenarına, yani Fas'a götürdüklerinde canlandı.初めて両親とモロッコへ行きました サハラ砂漠の隅にある国です 想像して下さい イギリス人の少女がー