Ana içeriğe geç
Sözlük

sahneyi ile cümle

sahneyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Mi ricordò di quella scena nel "Mago di Oz."
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Nó làm tôi nhớ lại 1 cảnh trong phim "Lão phù thủy xứ Oz."
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Připomnělo mi to scénu ve filmu "Čaroděj ze země Oz".
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Μου θύμισε εκείνη την σκηνή από τον "Μάγο του Οζ".
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Це почуття нагадало мені про одну сцену з "Країни Оз".
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Это напомнило мне ту сцену из "Волшебника страны Оз".
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.זה הזכיר לי את הסצנה ההיא מ-"הקוסם מארץ עוץ".
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.يذكرنى هذا بمشهد في فيلم "ساحر أوز".
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.どのシーンかわかりますか? 子犬のトトが
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.저는 단지 그 자리에 서서 그 광경을 바라보며
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.A ja po prostu stoję, patrzę na to wszystko z całkowitym niedowierzaniem, nie wiedząc co robić.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Et moi je suis planté là, à contempler cette scène, complètement interloqué, ne sachant pas quoi faire.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Iar eu stau deoparte, urmărind scena plin de uimire, neştiind ce să fac.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Ik sta daar gewoon, te kijken naar deze scène met compleet ongeloof, niet wetend wat te doen.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Io resto lì, in piedi, a osservare la scena totalmente incredulo, senza sapere cosa fare.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Tôi chỉ biết đứng đó, chứng kiến sự việc không tin vào mắt mình, không biết làm gì.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Und ich stehe nur da, beobachte die Szene völlig ungläubig, ohne zu wissen was ich tun sollte.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Yo estoy allí parado mirando la escena con una total incredulidad, sin saber qué hacer.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.А аз просто стоя там, гледам тази сцена, напълно невярвайки на очите си, незнаейки какво да сторя.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Я стою и смотрю на все это, не веря своим глазам и не зная что делать.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.ואני פשוט עומד שם, מביט על הסצנה
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.وانا كنت اقف هناك فحسب اشاهد هذا المشهد
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.信じられない気持ちで ぼんやりと眺めて
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.Alguna dulce, estimada y desvanecida foto, pero usted puede recordar esta escena en cualquier momento.
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.Mais vous vous souvenez de cette scène. N'est-ce pas curieux ?
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.-men ni kan när som helst återkalla den här scenen i ert minne.
Biraz hatırla, tatlı ve solgun bir resim... ama bu sahneyi her zaman hatırlayabilirsiniz.Unii poartã în suflet o imagine fericitã ºi ºtearsã, dar dv. vã puteþi aminti oricând aceastã scenã.
Bunun doğru olduğunu düşünüyorum, Bu kadim sahneyi o ana taşıyor.Přesně tak, dodává to oné starověké události na naléhavosti.
Bunun doğru olduğunu düşünüyorum, Bu kadim sahneyi o ana taşıyor.Я вважаю, це було правильно, зобразити цю античну сцену сучасною.
Bu sahneyi sonra çekelim.Csináljuk a következő jelenetet.
Bu sahneyi sonra çekelim.Filmaremos la siguiente.
Bu sahneyi sonra çekelim.Giriamo questa scena pių tardi.
Bu sahneyi sonra çekelim.Kita ambil gambar nanti.
Bu sahneyi sonra çekelim.Lần sau quay đi?
Bu sahneyi sonra çekelim.Nous allons tourner la suivante.
Bu sahneyi sonra çekelim.O sa facem urmatoarele poze.
Bu sahneyi sonra çekelim.Udělejme tuhle scénu později.
Bu sahneyi sonra çekelim.Снимем следующую сцену.
Bu sahneyi sonra çekelim.Ще снимаме по-късно тази сцена.
Bu sahneyi sonra çekelim.لنقم بتصوير هذا المشهد لاحقاً
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Assomiglia ad un candeliere, ma in effetti é uno strumento musicale robotico.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Die neemt het hele podium in. Het lijkt op een kandelaar, maar eigenlijk is het een muziekrobot.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Il prend toute la scène. Ça ressemble à un lustre mais c'est en fait un instrument de musique robotisé.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.예를 들어 이건 무대 전체를 차지하는 샹들리에 같지만 사실은 로봇 악기입니다
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Ocupă întreaga scenă. Arată ca un candelabru, dar este de fapt un instrument muzical robotizat.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Zajmuje całą scenę. Wygląda jak żyrandol, ale tak naprawdę to zautomatyzowany instrument muzyczny.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Они выглядят, как канделябры, но, на самом деле, это музыкальный инструмент-робот.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.Той обсебва цялата сцена. Прилича на полилей, но всъщност е роботен музикален инструмент.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.כמו נברשת זו. היא תופסת את הבמה כולה. זה נראה כמו נברשת, אך זה למעשה כלי נגינה רובוטי.
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.كهذه الثريا. التي تحجز حيزا كبيرا من المنصة إنها تبدو كثريا لكنها في الحقيقة أداة موسيقية آلية
Bütün sahneyi kaplar.Şamdan gibi görünür, ama aslında robotik müzik bir aletidir.実はロボット化された楽器なんです この巨大なピアノの弦は
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Naturalnie Ukrzyżowanie jest niezmiernie ważne i z tego powodu zajmuje więcej powierzchni.
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Ukřižování je samozřejmě nadmíru důležité a dostává se mu tudíž více prostoru.
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Так, звичайно, Розп'яття надзвичайно важливе, тому йому й відведено значно більше місця.
Eğer Broadway'deyseniz, ön sahneyi kolay kolay yıkamazsınız.Als je op Broadway staat kun je het toneel niet afbreken.
Eğer Broadway'deyseniz, ön sahneyi kolay kolay yıkamazsınız.Atunci când eşti pe Broadway, nu poţi dărâma avanscena.
Eğer Broadway'deyseniz, ön sahneyi kolay kolay yıkamazsınız.Cuando uno está en Broadway no puede tirar el proscenio abajo.
Eğer Broadway'deyseniz, ön sahneyi kolay kolay yıkamazsınız.Ha a Broadway-n játszol, nem tudod csak úgy lebontani a proszcéniumot.
Eğer Broadway'deyseniz, ön sahneyi kolay kolay yıkamazsınız.In einem Broadway-Theater kann man nicht einfach die Vorbühne abreißen.
Eğer Broadway'deyseniz, ön sahneyi kolay kolay yıkamazsınız.Khi bạn ở Broadway, bạn không thể làm đổ phần sân khấu trước.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod