Ana içeriğe geç
Sözlük

sahneyi ile cümle

sahneyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sahneyi son gördüğümde gözümden yaşlar süzüldü, çünkü hikâyenin nasıl sonuçlanacağını biliyordum.Când am citit scenariul, am fost chiar un pic speriată: deoarece ea are aceeași viziune a istoriei ca și mine.
"Caravan"'i söyledikten sonra sahneyi terk ederken ise Robbie tarafından "Van The Man!" diye anons edildi.A "Caravan" című szám előadása után, levonulásakor Robertson így kiáltott: "Van the Man!".
Bu sahneyi ben de gördüm.Ez történt ebben a műben is.
ImpreMedia'dan Ray Rodriguez performans ile ilgili bir değerlendirmesinde "Gaga sahneyi ele geçirdi.Ray Rodriguez az ImpreMedia-tól elmondta: „Gaga átvette az uralmat a színpadon.
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Talán ha megkérdeztél volna minket, mielőtt megcsináltad ezt a kurva szórólapot.”
MTV bu sahneyi tamamen silmek istemiştir, ancak Madonna reddetmiştir.MTV halusi leikata kyseisen osuuden videosta pois, mutta Madonna kieltäytyi.
Albüm kapağı, "Houdini" şarkısının sözlerinde yer alan bir sahneyi anlatır.Albumin kansikuva esittää laulussa ”Houdini” kuvailtua kohtausta.
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Αν είχα επιλογή, πιθανότητα θα προτιμούσα να γυρίσω τη σκηνή αργότερα».
Filmde sahneyi görünce Cameron bunun sonunucunun oldukça iyi olduğuna karar verdi.Αφού είδε τη σκηνή στην ταινία, ο Κάμερον ένιωσε ότι λειτούργησε αποτελεσματικά.
MTV bu sahneyi tamamen silmek istemiştir, ancak Madonna reddetmiştir.Το MTV ήθελε να αφαιρέσει αυτή τη σκηνή, αλλά η Μαντόνα αρνήθηκε, και έτσι το πρόβαλαν με την σκηνή άθικτη.
Bu dört büyük grubun ilk kez aynı sahneyi paylaşması anlamına geliyordu.For første gange indså disse to grupper, at de havde et fælles mål.
Filmde sahneyi görünce Cameron bunun sonunucunun oldukça iyi olduğuna karar verdi.Som følge af filmens succes, har Cameron udtalt at der vil blive lavet en opfølger.
Undertaker bir sahneyi sahneye koyduktan sonra WWF televizyonundan yılın geri kalan kısmına kaldırıldı.Etter The Undertaker kastet Wight gjennom et bord, ble han fjernet fra WWF TV for resten av året.
Sahneyi son gördüğümde gözümden yaşlar süzüldü, çünkü hikâyenin nasıl sonuçlanacağını biliyordum.Da jeg så den første rapporten kom hadde jeg en samtale med ham fordi jeg undret meg over konklusjonene.
Filmde sahneyi görünce Cameron bunun sonunucunun oldukça iyi olduğuna karar verdi.Setelah melihat adegan pada film, Cameron menganggap kalau adegan itu berhasil mereka lakukan cukup baik.
Sanıyorum ki yer yüzünde bu kadar feci bir sahneyi gören göz pek azdır."Pandangan yang muncul pada waktu itu adalah orang yang miskin berarti tidak berkenan pada Allah.
Vahiy 4:11 ayetinde, göksel varlıkların Tanrı’yı yücelttikleri, gökte gerçekleşen sahneyi okuyoruz.Dalam Wahyu 3:12, mereka yang menyandang nama Allah dapat berakhir di Surga.
Ashlee, düzensiz bir dans ile sahneyi terk etti ve kanal reklam arası verdi.Ashlee menari-nari secara aneh dan meninggalkan panggung.
Bu sahneyi ben de gördüm.Kejadian ini juga terlihat di berbagai episode.
Otho bu sahneyi gizliden seyretmektedir.Quinn melihat penampilan itu secara diam-diam dari atas.
"Bu, sahneyi renkli yaparak vermek istediğim mesajdı.""Đó là thông điệp của tôi khi để cảnh đó có màu."
Filmde sahneyi görünce Cameron bunun sonunucunun oldukça iyi olduğuna karar verdi.Sau khi xem lại trên phim, Cameron cảm thấy cảnh quay này tương đối tốt.
Colin Firth bu sahneyi Aşk ve Gurur’un 1995 yılındaki BBC versiyonunda canlandırmıştır.Colin Firth bắt đầu sự nghiệp của mình trong serie phim truyền hình Pride and Prejudice (1995) của kênh BBC.
Bu sahneyi ben de gördüm.Đây cũng là một cây cảnh.
Sahneyi "gerçekçi" ve "çarpıcı" olarak tanımlar.Ông miêu tả cảnh phim này là rất "chân thực" và "tuyệt vời".
İlk başta David bu sahneyi resimlemeyi düşünmüştü.当初ダヴィッドは、こちらのエピソードを描こうと思っていた。
Aynı zamanda tarihi (ve muhtemelen dini) önemi olan birçok sahneyi tasvir eder.多くの歴史的に(おそらく宗教的に)重要なシーンや葬儀の習慣など。
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.ボーイング747型機 2機をリース予定であった。
Ama besteci orkestra önünde yerini almak üzere sahneyi terk etmek zorunda kalır.掛け取りは、役者が舞台を下がるようにして長屋を出て行く。
Gösteri bittikten sonra 250 gönüllü bir araya gelip sahneyi 6 dakikada söktü.表演結束後,250名工作人員於六分鐘內把舞台拆卸下來。
Bu sahneyi ben de gördüm.不过也只有这一幕。
Filmde sahneyi görünce Cameron bunun sonunucunun oldukça iyi olduğuna karar verdi.看完這場戲拍下的畫面後,卡麥隆覺得它的效果非常好。
(Sahneyi terkeder ve aniden tekrar görünür) Hello again.於〈再會,然後逆轉〉再次登場。
Henüz yeni yeni ünlenen The Beatles ile aynı sahneyi paylaştı.他给他们演奏了新近发布的披頭四乐队的“The Beatles”(The White Album)。
Bu sahneyi ben de gördüm.כך גם במחזה זה.
Bu sahneyi birkaç farklı şekilde çektiklerini biliyorum.מכתב-יד זה שרדו מספר גרסאות שונות במקצת.
(Muhtemelen o sahneyi gören tüm hayranlar ağlamıştır.) ama yapamaz.(Видяха някой да стои на прозореца, но не можаха да установят кой беше това.)
MTV, ilgili sahneyi sansürlüyerek yayınlamıştır.По тази причина MTV показва цензурирана версия.
MTV bu sahneyi tamamen silmek istemiştir, ancak Madonna reddetmiştir.MTV je želio makniti te scene iz videa, ali Madonna je to zabranila.
Daha sonra evlenerek sinema ve sahneyi bıraktı. ^ "Figen Say". sayfasıSjećate se kad smo se Luna i ja oženili? - epizoda "Truth or Square".
Hopkins belirtilen sahneyi bitirdikten sonra, basitçe rolünü terk eder ve daha sonra onları hatırlamaz.Hopkins je rekao kako nakon dovršetka scene zaboravlja svoje rečenice.
Bu sahneyi ben de gördüm.To bol prípad i tohto diela.
"Bu, sahneyi renkli yaparak vermek istediğim mesajdı."To mesto mi vdýchlo farbu.”
Sahneyi son gördüğümde gözümden yaşlar süzüldü, çünkü hikâyenin nasıl sonuçlanacağını biliyordum.Tokrat cel proces izdelave razumem veliko bolje, ker sem šla čez vse.
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.Šiam skrydžiui buvo naudojamas Boeing 777 lėktuvas.
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.여러분들 그장면을 기억하실지도 모르겠는데 유괴자가 경찰관에게 차를 멈추게 되어,
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Misschien herinner je je de scène waarin de kidnapper staande wordt gehouden door een agent.
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Vou começar com um enigma: o enigma dos atos de fala indireta.
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Vous vous souvenez peut-être de la scène où
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Y quizá recuerden la escena en la que un oficial de policía hace detenerse al secuestrador
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.ואולי זוכרים את הסצנה שבה החוטף נעצר על-ידי שוטר,
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.وقد تتذكرون المشهد الذي أوقِف فيه الخاطف بواسطة ضابط شرطة،
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.誘拐犯が 警官によって車を停止させられ 免許証を見せるように言われます
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Ça m'a rappelé la scène dans le Magicien d'Oz.
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Egy jelenetre emlékeztetett az "Óz a csodák csodája"-ból.
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Foi fantástico. Foi mesmo fantástico. Lembrou-me aquela cena no "O Feiticeiro de Oz."
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Fue increíble. De verdad lo fue. Me recordó esa escena de "El Mago de Oz."
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Het deed me denken aan die scène in "The Wizard of Oz".
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.마법의 오즈에 나오는 장면이 떠 올랐습니다.
Bana Oz Büyücüsü'ndeki sahneyi hatırlattı.Mi-a reamintit de o scenă din "Vrăjitorul din Oz".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod