Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.Wij hopen dat jullie het geweldig gaan vinden.
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.Wir hoffen, dass es Ihnen gefallen wird.
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.Ελπίζουμε να τη λατρέψετε.
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.[Аплодисменти] >>Хюго Бара:
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.Мы надеемся что вы полюбите ее.
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.אנו מקווים שכולכם נהנים מאד.
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.و جل ما نأمل به هو أن تعجبوا بمنتجنا الحالي.
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.ここで ちょっとお願いがあります ホットスポットをお使いでしたら オフにして頂けますか
Alkışlarınızla Android Ürün Yönetimi Müdürü Hugo Barra'yı sahneye davet ediyorum.我希望你們會非常喜歡這裡
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.더이상 먹을수도, 마실수도, 스테이지에서 소리칠수도 없고 공연을 보면서 서로 가쉽에 대해서 이야기 할수도 없지요.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.les bavardages pendant le spectacle furent proscrits.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.lidé už nemohli klábosit, museli být potichu po dobu představení.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.Żadnego jedzenia, picia, wrzasków czy plotkowania w trakcie koncertu.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.Больше никакой еды и напитков, криков в сторону сцены или болтовни во время представления.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.אין יותר לאכול, לשתות ולצעוק לעבר הבמה, או לרכל אחד עם השני במהלך המופע.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.لا للأكل أو الشُرب أو الصياح للواقفين على المسرح أو التهامس فيما بينهم أثناء العرض.
Artık konser sırasında yemek, içmek, sahneye bağırmak ya da birbiriyle dedikodu yapmak yoktu.ルールになってきたと いうことです 会場は静かになりました
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.엘리베이터에서 여기까지 걸어 오면서, 무대를 지금 바라보면서, 아마도 20,500와트짜리 조명이 비치고 있는 것이 보입니다.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Eu vinha do elevador para aqui, e olhei para o palco. Há, provavelmente 20 500 watt de luz neste momento.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Míg elsétáltam ide a lifttől és körülnéztem a színpadon, itt legalább 20 500 wattnyi világítás van telepítve.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Tôi đang đi từ thang máy trên này, và chỉ nhìn vào sân khấu ngay bây giờ có khoảng 20 bóng đèn 500W đang sáng
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Veneam de la lift încoace, şi doar privind la scenă acum -- sunt probabil 20 500 watţi în lumini chiar acum.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.Я шел от лифта сюда и заметил здесь, на сцене, прямо сейчас -- что сейчас зажжено где-то 20 500 Ватт света.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.יצאתי כאן מהמעלית, ורק מלהסתכל על הבמה כרגע - יש כאן אולי 20 פנסי תאורה של 500 וואט.
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.لقد مشيت من المصعد إلى هنا وبالنظر إلى المسرح الآن إذ يبدو أن هناك 20500 واط من الإضاءة الآن
Asansörden buraya yürüyordum, ve şu anda sahneye bakarsanız şurada muhtemelen 20 tane 500 wattlık ampül var.今ステージを見ただけで 500ワットの灯りが20個使われているだろう と思います ステージの照明には約1万ワットが使われていて
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Daarvoor spreken we elkaar nooit, want als je elkaar vooraf spreekt, dan werkt het op het podium niet.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Dříve s nimi nikdy nemluvím, protože když se bavíte předem, už se nic nedozvíte na pódiu.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.전에 말해 본 적이 없다면 쉽게 말하기 힘들고, 무대 위에서라면 더더욱 그렇습니다.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Niciodată nu vorbim despre ceea ce vom vorbi pe scenă, pentru că dacă o faci, nu ţi-o mai spun pe scenă.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Nigdy nie rozmawiamy wcześniej, ponieważ jeśli się wcześniej długo rozmawia, to na scenie już nie wyjdzie.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Non parliamo mai prima di quel momento perché se si parla prima, non si ottiene niente sul palco.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Nunca hablamos antes de eso porque si hablas antes, entonces no lo obtienes en el escenario.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.On ne parle jamais avant ça parce que si vous discutez avant, vous n'obtiendrez rien sur scène.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Wir sprechen nie davor alles durch, denn wenn man das tut, kriegt man es nicht auf der Bühne.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Δε μιλάμε ποτέ πριν από τη συνέντευξη γιατί αν μιλήσουμε, δε λειτουργεί επί σκηνής.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.Никога не говорим преди това, защото, ако говориш предварително, не се получава на сцената.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.אנחנו לעולם לא מדברים לפני כן כי אם אתה מדבר קודם, אתה לא מצליח על הבמה.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.نحن لا نُكثِر الحديث قبل اللقاء لأنك لو فعلت، لن تستطيع تكراره على الخشبة.
Asla daha önce konuşmayız çünkü eğer konuşursak bunu sahneye taşıyamayız.その話をステージでできないからです 事前打ち合わせでは彼女と楽しく雑談して
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumDames en heren, uw applaus voor de Senior Vice President, Vic Gundotra
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumDoamnelor si domnilor, va rog sa urati un bun venit domnului Vicepresidente Vic Gundotra.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorum>>> Gospe in gospodje, prosim, pozdravimo g. podpredsednika Vica Gundotro.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorum>>>Леди и джентельмены, пожалуйста поприветствуйте Главного Вице Призидента - Вик Гундотра.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumHadirin, mari kita sambut Senior Vice President, Vic Gundotra.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorum신사 숙녀 여러분 수석부사장 빅 군도트라씨입니다.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumMeine Damen und Herren, bitte begrüßen Sie Vizepräsident Vic Gundotra.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumMesdames et messieurs, veuillez accueillir le vice président, Vic Gundotra.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumSignore e signori, diamo il benvenuto al Senior Vice President, Vic Gundotra.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumΚυρίες και κύριε, παρακαλώ καλωσορίστε τον Πρώτο Αντιπρόεδρο, Βικ Γκαντότρα.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumגבירותי ורבותי, קבלו בבקשה את סגן הנשיא הבכיר, ויק גונדוטרה.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorumسيداتي وسادتي، رحبوا معي رجاءاً بنائب الرئيس السيد، فيك غوندوترا.
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorum各位先生小姐 請掌聲歡迎資深副總裁
Baylar bayanlar, başkan yardımcısı Vic Gundotra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorum(拍手)
Bay Sargsanı sahneye davet edelim!A teraz privítajme pána Sargsyana!
Bay Sargsanı sahneye davet edelim!Bun venit D-lui Sargsyan!
Bay Sargsanı sahneye davet edelim!¡Demos la bienvenida al Sr. Sargsyan!
Bay Sargsanı sahneye davet edelim!Diamo il benvenuto a Mr. Sargsyan!
Bay Sargsanı sahneye davet edelim!Een warm welkom voor Mijnheer Sargsyan!
Bay Sargsanı sahneye davet edelim!Heißen wir Herrn Sargsyan willkommen!