2001 yılında "Wicked's Serenity's Roman Orgy" adlı filmle ilk yetişkin sahnesini çekmiştir.Son premier film pornographique fut Wicked's Serenity's Roman Orgy en 2001.
Yönetmen filme bir mezarlık sahnesiyle başlar.Le film commence par des funérailles.
1962: Grup sahnesi.1912: The Day of the Saxon.
Buna Çekim Sahnesi denir.C'est ce qu'il nomme la consommation du décor.
FTISLAND mayıs ayının sonunda, Return isimli mini albümüyle Güney Kore müzik sahnesine dönüş yaptı.À la fin mai, F.T. Island revient en Corée pendant un an, sortant le mini-album Return.
Krek Mekan ve yerleşik sahnesinin bulunduğu bu binada çalışmalarını Nisan 2014'e kadar sürdürmüştür.Le Parlement dans sa forme et ses locaux actuels date de 2014.
Quintus Fabius Pictor (tarih sahnesine çıkışı yk.Quintus Fabius Pictor, homme d’État romain (date approximative).
Klip ise açılış sahnesinin aynısı ile kapanıyor.En général, la hauteur des dessous est identique à l'ouverture du cadre de scène.
Senarist Bob Nelson restoran sahnesinde sürekli görülmüştür.Spectacle permanent dans l'hôtel casino de Steve Wynn.
Filmin sonraki sahnesinde karakterler hakkında bilgi verilir.On retrouve ses personnages dans les films ultérieurs du réalisateur.
Grup ilk sahnesini 16 Nisan'da M Countdown'da gerçekleştirdi.Ils ont fait leur comeback lors du M Countdown le 16 avril.
Belki de sinema tarihinde başka hiçbir filmin, hiçbir sahnesi izleyiciyi bu kadar yormamıştır.Jamais dans l'histoire du cinéma, un cinéaste n'aura autant attendu entre deux productions.
Mike Patton da aynı zamanda noise rock sahnesinin savunuculuğunu yapmaktadır.Mike Patton est également contributeur de la scène noise rock grâce au label Ipecac.
Final sahnesi Yeni Zelanda'da çekilmiştir.Le dernier exemplaire se trouve en Nouvelle-Zélande.
Şarkı, filmin bir sahnesinde yer aldı.La chanson est utilisée dans un passage du film How High.
Bir geriye dönüş sahnesi Jack'i havaalanında göstermektedir.Un recuerdo muestra a Jack en el aeropuerto.
Dizinin final sahnesinde hayatta kalanlar kratere bakarlarken, Dawn "Peki şimdi ne yapacağız?" diye sorar.En la escena final, mientras los sobrevivientes exploran el cráter, Dawn pregunta: «¿Qué vamos a hacer ahora?»
Klip ise açılış sahnesinin aynısı ile kapanıyor.El cortomotraje finaliza con la misma escena de apertura.
Şok terapisi sahnesinin arkasındaki fikrir, Laurel ve Hardy'nin birbirine pasta fırlatmasından gelmektedir.La idea detrás de la escena de terapia de shock fue inspirada en Laurel y Hardy arrojándose pasteles.
1845'te yeniden New York'a taşındı ve orada edebiyat sahnesinde boy göstermeye başladı.En 1845 regresó a Nueva York y se asentó en su escena literaria.
Videonun son sahnesi için yönetmen White "hayal gerçek olacak" derken, Swift'e mutlu sonla biteceğini söyledi.De acuerdo con la conclusión del vídeo, White explicó que Swift pensó que sería un final feliz.
Badminton, ilk kez 1972 Münih oyunlarında olimpiyat sahnesine gösteri sporu olarak çıkmıştır.El bádminton apareció por primera vez en unos Juegos Olímpicos en Múnich 1972, como deporte de demostración.
1994’te “Adriana Lecouvreur” ile New York Metropolitan Operası’nda ilk sahnesini almıştır.En 1994 tuvo su debut en el Metropolitan Opera de Nueva York con Adriana Lecouvreur.
Filmin son sahnesinde ise izleyici kadının ne kadar 'gerçek' olduğunu merak eder.En el último plano de la película... el público debe preguntarse cuan ‘real’ es la mujer.
Ayrıca Kalifoniya sahnesinde performans sergiledi ve Bravo'nun Blow Out şovunda sunuculuk yaptı.Lutz ha actuado en el escenario California y fue el anfitrión de Bravo's Blow Out.
Geriye dönüş sahnesinde havaalanında Sun'ın Jin'i terk etmek üzere olduğu görülür.Un recuerdo muestra a Sun en el aeropuerto pensando en abandonar a Jin para siempre.
AOA ilk sahnesini 9 Ağustos'ta M!AOA debutó el 9 de agosto en M!
Filmin büyük bir kısmı doğaçlamalardan oluşuyordu özellikle Edward'ın doğum sahnesi ve Kore'deki sahneler.Gran parte de las escenas fueron improvisadas, incluyendo la escena del nacimiento y la de Corea.
Bu çok güzel bir aile sahnesi.Esa fue una mala escena, hermano.
Bir geriye dönüş sahnesinde Sun'ı bir partide görüyoruz.Un recuerdo muestra a Sun en una fiesta.
Bu boykot sonucu acid house sahnesinin hızlı kaybolması oldu.Se trataba de una discoteca orientada directamente hacia la escena acid house.
Onun altında ise duvarın tüm genişliğini kaplayan teofani sahnesi bulunur.En él se encontró la única aspillera que hay en toda la muralla.
Yaşamının ilk yirmi yılında sekiz ayrı tiyatro sahnesinde otuz altı yapım sahneledi.A esta primera novela le siguieron veinte obras de distintos géneros.
Filmin DVD'sinde alternatif final sahneside var.En Características especiales, hay un final alternativo disponible en DVD.
Farkında olmadan Homer, kendini burlesk şovunun sahnesinde bulur.Pronto, todo el mundo ve la vergonzosa escena de Homer bailando.
Klibin en çarpıcı sahnesi ise sonudur.La construcción más elegante de los puntos de Brocard es el siguiente.
Bir süre sonra tekrar banyo sahnesine dönülür.Vuelve a mirar el baño, y vuelve a impresionarse.
Katliamın korkunç sahnesi açıklanabilirlikten de ötedir.Son impactantes sus escenas sobre la danza de la muerte.
Belki de sinema tarihinde başka hiçbir filmin, hiçbir sahnesi izleyiciyi bu kadar yormamıştır.Es posible que ningún otro actor haya interpretado tantas veces ese tipo de papel.
Bu sahne filmin en unutulmaz sahnesidir.Este es considerado como el mejor episodio de la película.
Muşku Kralı Mita da savaştan sonra bir daha tarih sahnesinde görülmemiştir.A Keith no se le vuelve a mencionar después de la escena del aeropuerto.
Burada iken şehrin yeraltı sanat sahnesinin başlıca şahsiyetlerinden olmuştu.Durante su historia, la ciudad ha tenido una presencia artística de primer plano.
Söz konusu olan, bunları, prosedürler sahnesindeki olaylar olarak ortaya çıkarmaktadır.”Él es responsable de todo lo que sucede arriba en el escenario”.
Final sahnesi Yeni Zelanda'da çekilmiştir.Llegó a la gran final que se llevó a cabo en Nueva Zelanda.
1975: Grup sahnesi.1975: Caída de Saigón.
Gençoyuncular Sahnesi, Ankara'da yerleşik bir tiyatro topluluğudur.Un joven cineasta europeo realiza una película con menores acogidos en un centro de Tánger, Marruecos.
Bir geriye dönüş sahnesi Jack'i havaalanında göstermektedir.Un flashback mostra Jack in aeroporto.
Aynı anda hem tiyatro sahnesinde hem de ekranda oyunculuk yapmaktadır.Inizia a recitare subito sia in teatro che sul grande schermo.
Daha sonra New York'a taşınmış ve 1970'lerin punk sahnesinin bir parçası olmuştur.Dopo la laurea si trasferisce a New York, dove vive parte della scena punk degli anni settanta.
İlk sahnesini Robert Rosenberg ile Prag'daki Charles Üniversitesi'nin bahçesinde çekmiştir.Ha girato la sua prima scena con Robert Rosenberg in pubblico di fronte all'Università Carolina.
Aynı yıl Tatbikat Sahnesi'nde Shakespeare'in Julius Caesar oyununda sahneye çıktı.Nello stesso anno esordisce in teatro nel Giulio Cesare di Shakespeare.
Bu boykot sonucu acid house sahnesinin hızlı kaybolması oldu.Questo brano segnò la nascita dello stile acid house.
Geriye dönüş sahnesinde havaalanında Sun'ın Jin'i terk etmek üzere olduğu görülür.Un flashback mostra Sun all'aeroporto intenta ad andarsene via e lasciare Jin per sempre.
Sonunda kendini New York'ta tiyatro sahnesinde buldu.Ha iniziato a lavorare in teatro a New York.
Bir aksiyon sahnesinde Harrison Ford onu gözünün kenarından yaralandı.Durante tale evento, Veronica verrà ferita alla spalla sinistra.
Devlet Tiyatroları Adana Sahnesi ise 1981 yılından beri sanatseverlere çeşitli temsiller sunmaktadır.Allo stesso modo il film è disponibile dal 1981 in quasi tutte le mediateche pubbliche.
Sahne Tozu Tiyatrosu'nun merkez adresinde bulunan sahneye ise "Göksel Kortay Sahnesi" adı verilmiştir.In alto a sinistra si può notare la scritta "Astra Teatro Metropolitano".
Semtte ayrıca Şehir Tiyatroları 'nın Muhsin Ertuğrul Harbiye Sahnesi yer almaktadır.Da ricordare che la porta funge inoltre da uscita di sicurezza del teatro comunale.
Bayan oyuncu Michelle Borth ile birlikte yer aldığı seks sahnesinde tamamen çıplak görünmüştür.La vita, dove appare in scene di nudo integrale insieme alla collega Michelle Borth.
Final sahnesi Yeni Zelanda'da çekilmiştir.La vittoria finale è andata alla Nuova Zelanda.