'Bu hayat sahnesi nedir şimdi ve en iyi oynayacağım rol hangisidir?'Vad handlar detta mänskliga drama om just nu? Och vilken roll kan jag bäst spela i det?
'Bu hayat sahnesi nedir şimdi ve en iyi oynayacağım rol hangisidir?'Vannak, amiket már megértünk,
'Bu hayat sahnesi nedir şimdi ve en iyi oynayacağım rol hangisidir?'"Worum geht es im menschlichen Drama im Augenblick, und welche Rolle kann ich darin am besten spielen?'
'Bu hayat sahnesi nedir şimdi ve en iyi oynayacağım rol hangisidir?'ומה התפקיד הטוב ביותר שאני יכול לשחק בה?
Bu mozaiğe baktığımda, bir tiyatro sahnesi gibi olduğunu düşündüm.Мы видим кентавра - мифическое существо - наполовину человек, наполовину конь.
Bu mozaiğe baktığımda, bir tiyatro sahnesi gibi olduğunu düşündüm.كان كالمسرح. نحن نرى كائنا خرافيا، مخلوقا أسطوريا ،
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.De fapt n-am vrut sa raspund la asta pe scena TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Eigenlijk wilde ik dit niet vertellen op het TED-podium.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.En realidad no quería responder esto en el escenario de TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.En réalité je ne voulais pas apporter ces éléments sur l'estrade de TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Igazából nem akartam erre válaszolni a TED színpadon.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.In effetti, non volevo parlare di numeri, sul palco del TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Saya sebenarnya tidak ingin menjawab ini di panggung TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.SM: Eigentlich wollte ich das hier auf der TED-Bühne garnicht sagen.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.TED에서 그 질문에 대해서 대답을 하고 싶지는 않습니다.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Thực tình, tôi không định trả lời câu hỏi này trên sân khấu của TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Właściwie, nie zamierzałem odpowiedzieć na to pytanie na scenie TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Η αλήθεια είναι ότι δεν ήθελα ν' απαντήσω σ' αυτή την ερώτηση στη σκηνή του TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Всъщност, не исках да отговарям на този въпрос на сцената на TED.
Bunları TED sahnesinde cevaplamak istemedim.Я, вообще-то, не собирался отвечать на этот вопрос на сцене TED.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Deci, aici sunt doar câteva scene foarte simplu în care un tip este lovit.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Hier een paar zeer eenvoudige scènes van een man die wordt geschopt.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Hier sind ein paar einfache Szenen, wie er getreten wird.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.여러분은 최근 완성된 몇 개의 간단한 장면들을 보고 계십니다.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Quindi qui ci sono solo un paio di semplicissime scene del tizio che viene preso a calci.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Tutaj jest kilka bardzo prostych scen z kopanym facetem.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Voici quelques scènes de ce personnage qui reçoit un coup de pied.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Y aquí unas escenas muy simples del tipo recibiendo puntapies.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Ето само няколко много прости сцени, как ритат човека.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.Здесь несколько простых сцен, где человечка только и делают, что бьют.
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.אז לפניכם מספר סצנות של בחור שמקבל בעיטה
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.ما لدينا هنا هي مجرد أمثلة قليلة وبسيطة لمشاهد دفع هذا الشخص
Burada da az önce dövülen bu adamın birkaç basit sahnesini görüyoruz.依頼されたとおりに 作っただけです
Bu tabloya ilişkin olarak ilginç bir şey var, aslında burada tiyatro sahnesindeki gibi bir mekanizma kurulmuş.A mimořádné je, že je to vlastně divadelní mechanismus.
Bu tabloya ilişkin olarak ilginç bir şey var, aslında burada tiyatro sahnesindeki gibi bir mekanizma kurulmuş.Najbardziej niezwykłą rzeczą jest jego prawdziwie teatralny mechanizm.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Det här är en outsäglig barbarisk handling.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi. Devrim dedikleri bu mu?Ini benar-benar biadab Inikah yang mereka bilang revolusi?
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi. Devrim dedikleri bu mu?Toto je nevýslovný akt zúrivosti, toto oni nazývajú revolúciou?
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi. Devrim dedikleri bu mu?.זה מעשה מתועב של ברביות ?האם לזה הם קוראים מהפכה
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi. Devrim dedikleri bu mu?このカメラアングルが明らかすることは
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Dies ist ein unbeschreiblicher Akt der Brutalität.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Ez a barbárság elmondhatatlan megnyilvánulása.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Isto é uma selvageria!
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Niewiarygodny akt bestialstwa.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Questo è un inspiegabile atto di barbarie.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.This is an unspeakable act of savagery.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi."Είναι μια απερίγραπτη πράξη αγριότητας.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Това е едно необяснимо варварство.
Bu telaffuz edilemeyecek bir vahşilik sahnesi.Это неописуемый акт дикости.
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Naturalnie Ukrzyżowanie jest niezmiernie ważne i z tego powodu zajmuje więcej powierzchni.
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Ukřižování je samozřejmě nadmíru důležité a dostává se mu tudíž více prostoru.
Çarmıha gerilme sahnesi çok önemli olduğu için bu sahneyi daha büyük yapmışlar.Так, звичайно, Розп'яття надзвичайно важливе, тому йому й відведено значно більше місця.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.A falakat szőnyeg borította egy erdei jelenet hímzett rajta.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.As paredes estavam cobertas com tapeçaria com uma cena de floresta bordado nele.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.Các bức tường được bao phủ bởi tấm thảm với một cảnh rừng được thêu trên đó.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.De muren waren bedekt met tapijt met een bos tafereel geborduurd.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.Die Wände waren mit Teppichen mit einem Wald-Szene auf sie bestickt abgedeckt.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.Dindingnya ditutupi dengan permadani dengan adegan hutan bordir di atasnya.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.벽은 그것에 자수 숲 현장 융단으로 덮여 있었다.
Duvarlar üzerine işlemeli bir orman sahnesinde goblen ile kaplıydı.Las paredes estaban cubiertas con tapices con una escena del bosque bordado en él.