Ana içeriğe geç
Sözlük

sahipler ile cümle

sahipler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ev sahipleri onu nezaketen çağırmışlar, Çünkü, kızcağız Avustralya'dan daha yeni gelmiş,Los anfitriones nos han puesto juntos debido a un favor porque esta chica acababa de llegar de Australia
Ev sahipleri onu nezaketen çağırmışlar,המארחת חיברה אותנו יחד לחברותא
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.--Oíd, oh sabios, mis palabras; vosotros, los que sabéis, atendedme
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Ascoltate, saggi, le mie parole e voi, sapienti, porgetemi l'orecchio
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.,Ascultaţi, înţelepţilor, cuvintele mele! Luaţi aminte la mine, pricepuţilor!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Halljátok meg bölcsek az én szavaimat, és ti tudósok hajtsátok hozzám füleiteket!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Hỡi các người khôn ngoan, hãy nghe những lời nói tôi; Ớ kẻ thông sáng, hãy lắng tai nghe tôi;
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Hỡi các người khôn_ngoan , hãy nghe những lời_nói tôi ; Ớ kẻ thông sáng , hãy lắng_tai nghe tôi ;
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Hören, I vise, mina ord; I förståndige, lyssnen till mig.
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri."Hør mine Ord, I vise, I forstandige Mænd, lån mig Øre!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Hør mine ord, I vise, og lån mig øre, I forstandige!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Hört, ihr Weisen, meine Rede, und ihr Verständigen, merkt auf mich!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.지혜 있는 자들아 내 말을 들으며 지식 있는 자들아 내게 귀를 기울이라
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri."Kuulkaa, te viisaat, minun sanojani, ja kuunnelkaa minua, te tietomiehet.
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri."Luister naar mij, wijze mannen.
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Ouvi, vós, sábios, as minhas palavras; e vós, entendidos, inclinai os ouvidos para mim.
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Počujte, múdri, moje slová; a vy, ktorí viete voľačo, pozorujte ma ušima!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Poslouchejte, moudří, řečí mých, a rozumní, ušima pozorujte.
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Poslušajte, modrijani, besede moje, in veščaki, naklonite mi posluh!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Sages, écoutez mes discours! Vous qui êtes intelligents, prêtez-moi l`oreille!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Słuchajcież, mądrzy! mów moich, a nauczeni posłuchajcie mię.
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Ακουσατε τους λογους μου, ω σοφοι και δοτε ακροασιν εις εμε, οι νοημονες
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.выслушайте, мудрые, речь мою, и приклоните ко мне ухо, рассудительные!
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.Слушайте думите ми, вие мъдри, И внимавайте към мене, вие разумни;
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.שמעו חכמים מלי וידעים האזינו לי׃
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.اسمعوا اقوالي ايها الحكماء واصغوا لي ايها العارفون.
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.你 們 智 慧 人 、 要 聽 我 的 話 . 有 知 識 的 人 、 要 留 心 聽 我 說
‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin, Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.你 們智慧 人 、 要 聽 我的話 . 有知 識 的 人 、 要 留心 聽我說
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Aber diese Typen haben, trotz ihrer niedrigen Zahl, mehr Gewicht als jeder andere.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.A ci faceci, pomimo ich małej ilości, mają więcej władzy niż iwszyscy inni
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Ale přesto měli ti druzí větší váhu než kdokoliv jiný, i když jich bylo v populaci tak málo.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Ale títo chlapici, napriek ich nizkemu počtu , majú väčšiu váhu než ostatní.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Así de repente.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.전쟁에 나가서 죽는 사람들입니다. 그렇지만 이 사람들은 그들의 적은 인구에도 불구하고 다른 모든 사람들에 비해서 큰 중요성을 가집니다.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Mais ces gars-là, malgré leur petit nombre, avaient plus de poids que tout le monde.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Ma queste persone, nonostante il loro numero esiguo, avevano più peso di tutti gli altri.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Mas estes caras, apesar de serem uma população pequena, tinham mais peso do que todo o resto das pessoas.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Αυτοί, όμως, παρά τον μικρό τους αριθμό είναι σημαντικότεροι από οποιονδήποτε άλλον.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.Але ті люди, незважаючи на свою малочисельність, мали більшу вагу, ніж хто-небудь інший.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.имеют больший вес, чем все остальные.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.מתים במלחמות. אך האנשים הללו, למרות אוכלוסייתם המצומצמת, הינם בעלי עוצמה גדולה יותר מכל השאר.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.الذين يموتون في الحروب. ولكن هؤلاء الرجال، على الرغم من اعدادهم القليلة، لديهم وزن أكثر من أي شخص آخر.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.この人たちは他の誰よりもウエイトが重かったのです。 そこで人々は三部会を招集し、この財政危機を どう対処すべきかを決めるために、
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Aber sie haben Eigenschaften, die wir alle wiedererkenne.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Ale mają cechy, które wszyscy łatwo rozpoznajemy.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Dar au calităţi pe care le recunoaştem cu toţi.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.하지만 그들은 우리 모두가 알아볼 수 있는 자질을 가지고 있습니다.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Maar ze hebben kwaliteiten die we allemaal herkennen.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Ma hanno qualità che tutti noi riconosceremmo.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Mais ils ont des qualités que nous leur reconnaîtrons tous.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Nhưng họ có phẩm chất mà chúng ta đều nhận ra.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Pero tienen cualidades que todos reconocemos.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Но они обладают качествами, которые мы все сразу узнаем.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.Но те имат качества, които всички ние признаваме.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.אך יש להם איכויות שכולנו יכולים לזהות.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.إلا أنهم أمتلكوا صفات لفتت أنظارنا جميعا.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.やる気と情熱 献身の気持ちがあるのです
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Aber seit das passiert ist, gehören ihnen diese Pulte.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Ale odkedy sa to stalo, sú to už ich lavice.
Fakat meydana geldiğinden bu yana, o masalara sahipler.Ale od té chvíle svoje lavice vlastnili.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod