Ana içeriğe geç
Sözlük

sahil ile cümle

sahil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Ini adalah foto saya dengan teman saya, Chris. di teluk Samudera Pasifik.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Itt egy kép rólam, és barátomról, Chrisről, az Atlanti-óceán partján.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.여기 태평양 연안에서 저와 제 친구 크리스가 찍은 사진이 있습니다.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Na tomto obrázku jsem já a můj kamarád Chris u pobřeží Tichého oceánu.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Questa è una foto di me e il mio amico Chris sulla costa dell'Oceano Pacifico.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.To ja z Chrisem na wybrzeżu Oceanu Spokojnego.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Tu je fotka mňa a môjho kamaráta Chrisa na pobreží Tichého oceána.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Voici une photo de moi et de mon ami Chris, sur la côte de l'océan Pacifique.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Εδώ είναι μία φωτογραφία μου με το φίλο μου, τον Κρις, στις ακτές του Ειρηνικού.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Вот фотография моего друга, Криса, на берегу Тихого океана.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Ето снимка с приятеля ми Крис на брега на Тихия океан.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.הנה תמונה שלי וחברי, כריס, על חוף האוקינוס השקט.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.وهذه صورة لي ولصديقي كريس على ساحل المحيط الهادىء
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.太平洋海岸で撮りました 車の窓からアザラシが見えたので
Patong Sahili'nin kalbinde duranDuduk di jantung pantai Patong Beach
Patong Sahili'nin kalbinde duranEn el corazón de Patong Beach,
Patong Sahili'nin kalbinde duranSitué au cœur de Patong Beach,
Patong Sahili'nin kalbinde duranالجلوس في قلب شاطئ Patong Beach
Pencereye doğru süzüldüm, dışarı baktığımda, tüm Afrika sahili görünüyordu.Přiletěl jsem k okýnku, podíval se ven a uviděl, že prolétáme nad pobřežím Afriky.
Pencereye doğru süzüldüm, dışarı baktığımda, tüm Afrika sahili görünüyordu.اقتربت من النافذة، نظرتُ للأسفل وإذا به ساحل أفريقيا يظهر لي
Portage Sahil Güvenlik İstasyonuPortage Coast Guard Station
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Acum, eu nu vorbesc portugheza. Nu știam unde este plaja.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Ahora. No hablaba portugués. No sabía dónde estaba la playa.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Bon, je ne parlais pas portugais. Je ne savais pas où se trouvait la plage.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Ik sprak geen Portugees. Ik wist niet waar het strand was.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Jag talade inte portugisiska. Jag visste inte var stranden var.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Khi ấy tôi không biết tiếng Bồ Đào Nha. Tôi không biết biển ở đâu cả.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.자, 저는 포루투갈 말을 못했습니다. 그 해변이 어디인지도 몰랐습니다.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Lembrem-se, eu não falava português nem sabia onde era a praia.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Naturalmente neanch'io parlavo portoghese. Non sapevo dove fosse la spiaggia.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Nie mówiłem po Portugalsku. Nie wiedziałem, gdzie jest ta plaża.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Nos, nem beszéltem portugálul. Nem tudtam, merre van a part.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Nun sprach ich kein Portugiesisch. Ich wusste nicht, wo der Strand war.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Tedy, nemluvil jsem portugalsky. Nevěděl jsem, kde je ta pláž.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Δε μιλούσα πορτογαλικά. Δεν ήξερα πού ήταν η παραλία.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.А ведь я не говорю по-португальски. И не знаю, где этот пляж.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.Но не говорех португалски. Нито знаех къде се намира плажа.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.לא דיברתי פורטוגזית. לא ידעתי איפה החוף.
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.وانا لا اتحدث البرتغالية ولا أعرف طريق الشاطئ
Portekizce konuşamıyordum ve sahilin nerede olduğunu bilmiyordum.ビーチの場所もわかりません 携帯で連絡することもできません 1991年には
Protestocular, Hà Tĩnh Eyaletindeki Kỳ Anh'da sahile iniyor.Manifestantes marchan en la playa de Kỳ Anh, provincia de Hà Tĩnh.
Protestocular, Hà Tĩnh Eyaletindeki Kỳ Anh'da sahile iniyor.Шествие демонстрантов по пляжу Кианя, провинция Хатинь.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.Curieusement, ce qui nous reste des forêts tropicales de séquoias est encore aujourd'hui largement inexploré.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.Kalifornia északi partja mentén, ideértve a Mamutfenyő Nemzeti Parkot is.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.캘리포니아 북해안을 따라서 진주목걸이처럼 늘어서 있습니다.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.langs de noordkust van Californië, inclusief Redwood National Park.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.lungo al costa nord della California, incluso il Parco Nazionale delle Sequoie.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.Seltsamerweise sind die Reste der Redwood-Regenwälder, die wir noch haben, bis heute wenig erforscht.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.לאורך החוף הצפוני של קליפורניה, כוללים את פארק הרדווד הלאומי.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.على امتداد الساحل الشمالي لكاليفورنيا، بما في ذلك محمية ردوود الوطنية.
Redwood Ulusal Parkı'nı da içine alarak, Kaliforniya'nın kuzey sahillerinde uzanıyor.面白いことに 現在まで残っているわずかなセコイア雨林は
Resim, Munch'ün yaz aylarında sürekli gittiği Norveç'teki küçük bir sahil kasabasında yapılmış.Obraz byl namalován v malém norském přímořském letovisku, které Munch v létě navštěvoval.
Resim, Munch'ün yaz aylarında sürekli gittiği Norveç'teki küçük bir sahil kasabasında yapılmış.(Ж2) Картина была написана в маленьком курортном городке в Норвегии, (Ж2) куда Мунк наведывался летом.
Resim, Munch'ün yaz aylarında sürekli gittiği Norveç'teki küçük bir sahil kasabasında yapılmış.Картината е нарисувана в малък крайморски курорт в Норвегия, често посещаван от Мунк през лятото.
Sahilde bisiklete binmeyi denerseniz fark edersiniz bu çok zor bir iş.여러분이 자전거로 해변위를 달리려고 하면 그것은 정말 힘이 드는데요,
Sahilde bisiklete binmeyi denerseniz fark edersiniz bu çok zor bir iş.וכשאתם מנסים לרכב על החוף על האופניים שלכם, אתם תשימו לב שזה מאוד קשה לעשות.
Sahilde bisiklete binmeyi denerseniz fark edersiniz bu çok zor bir iş.حين تحاول قيادة دراجتك على الشاطئ ستلاحظ أن ذلك صعب جدا
Sahilde bisiklete binmeyi denerseniz fark edersiniz bu çok zor bir iş.とても大変だと気づくからです 脚はただ砂の上に点として触れるだけなのに対して
Sahilde bulduğumuz ölü yetişkin penguenlerden %80"den fazlasının petrole bulanmış olduğunu gördük.80퍼센트가 넘는 다 자란 펭귄들이 해변에 죽어있는 걸 발견했죠. 기름을 뒤집어쓴채로 말이죠.
Sahilde bulduğumuz ölü yetişkin penguenlerden %80"den fazlasının petrole bulanmış olduğunu gördük.שיותר מ-80 אחוז מהפינגווינים הבוגרים שמתו על החוף היו מכוסים בנפט.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod