Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.제 첫 아프리카 경험은 땀이 나는 어느 아침의 코트디부아르(상아해안)의 아비장 공항이였습니다.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.La première fois, c'était à l'aéroport d'Abidjan par une chaude matinée de Côte d'Ivoire.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Meinen Anfang machte ich in Abidjan am Flughafen an einem schwülen ivorischen Morgen.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Mijn eerste introductie vond plaats op de luchthaven van Abidjan, op een zweterige ochtend in Ivoorkust.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Min første introduktion var i lufthavnen i Abidjan på en svedig, Elfenbenskyst-morgen.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Mi primera introducción fue en el aeropuerto de Abiyán una calurosa mañana en la Costa de Marfil.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Moje prvé zoznámenie sa s Afrikou bolo na abidjanskom letisku jedného vlhkého rána na Pobreží Slonoviny.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Mój pierwszy pobyt rozpoczął się na lotnisku w Abidjan na Wybrzeżu Kości Słoniowej.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Prima mea iniţiere a fost la aeroportul Abidjan într-o dulce dimineaţă pe Coasta de Fildeş.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Пристигнах на летището в Абиджан през едно горещо утро на Брега на слоновата кост.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Я впервые познакомилась с континентом в аэропорту Абиджана одним душным кот-д'ивуарским утром.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.ההיכרות הראשונית שלי היתה בשדה התעופה באבידג'אן, בבוקר מיוזע בחוף השנהב.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.أول قدومي كان في مطار ابيدجان في صباح جميل في ساحل العاج.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.ウォールストリートを辞め 髪はマーガレット・ミード風にして
Başlangıçtan sahile kadar baktım. Buralarda yok.Aku mencarinya dari awal sampai ke pantai Aku tidak melihatnya sama sekali.
Başlangıçtan sahile kadar baktım. Buralarda yok.Je suis retourné sur la côte, mais je ne l'ai pas vue.
Başlangıçtan sahile kadar baktım. Buralarda yok.lật tung cả bờ biển lên rồi, không tìm thấy.
Başlangıçtan sahile kadar baktım. Buralarda yok.Sono tornato verso la costa, ma non la vedo.
Başlangıçtan sahile kadar baktım. Buralarda yok.Végigmentem a part mentén, de nyoma sincs.
Başlangıçtan sahile kadar baktım. Buralarda yok.لقد بحثت عنها من بداية الشاطى لنهايته . لا أستطيع أن أراها على الأطلاق
Bay Sahili / Fire AdasıBay Shore /Fire Island
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.Czasami byłam z Mau, w pochmurną noc siedząc na wschodnim wybrzeży wyspy, i on spoglądał w niebo.
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.가끔 구름 덮힌 밤에 저는 마우와 함께 섬 동쪽 끝 해안에 앉아 있었습니다. 그는 밖을 내다 보고
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.Néha, amikor Mau mellett ültem egy felhős éjjelen a sziget legkeletibb partján, ő csupán figyelt egy ideig.
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.Soms zat ik met Mau op een bewolkte nacht aan de oostelijke kust van het eiland uit te kijken.
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.Бувало я сиділа разом з Мау в хмарну ніч на східному узбережжі острова і разом з ним дивилася на хмари
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.Понякога бях с Мау на облачна нощ и седяхме на най-източната част на острова и той поглеждаше навън.
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.לפעמים הייתי עם מאו בלילה מכוסה עננים והיינו יושבים בחוף המזרחי ביותר של האי, והוא היה מביט החוצה,
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.واحيانا اكون مع " ماو " في ليلة ذات سماء غائمة واجلس بقربه على احد جروف الجزيرة قبل السفر فينظر هو الى السماء
Bazen bulutlu gecelerde Mau'yla birlikte adanın en doğusundaki sahilde otururduk, ve Mau dikkatlice bakardı.雲に覆われた夜空の 遠くを見渡していると やがて彼は言います
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Akkor tudtam meg, amikor a Parti Őrség repülője megjelent felettem.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Am aflat de asta pentru prima dată atunci când avionul gărzii de coastă a apărut deasupra mea.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Das habe ich erst erfahren, als das Flugzeug der Küstenwache über mir auftauchte.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Dat merkte ik pas toen een vliegtuig van de kustwacht boven me verscheen.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.연안 경비대가 머리 위로 나타났을때야 그 사실을 알게 되었습니다
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.L'ho saputo quando ho visto l'aereo della guardia costiera sopra la testa.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Pierwsze kiedy się o tym dowiedziałam, to kiedy samolot Straży Przybrzeżnej pojawił mi się nad głową.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Saya tahu pertama kali saat pesawat penjaga pantai datang.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Soudain j'ai vu l'avion des gardes-côtes tournoyer au-dessus de ma tête.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Yo me enteré de esto cuando el avión de la Guardia Costera apareció sobre mi bote.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Zjistila jsem to, když se mi helikoptéra pobřežní hlídky objevila nad hlavou.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Το κατάλαβα όταν εμφανίστηκε το ελικόπτερο της ακτοφυλακής.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Разбрах за това едва когато самолета на бреговата охрана се появи над главата ми.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.Я об этом узнала только тогда, когда самолет береговых спасателей оказался надо мной.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.הפעם הראשונה שידעתי על כך היתה כאשר מטוס של משמר החופים הסתובב מעל ראשי.
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.و أدركت ذلك حينما كانت طائرة إنقاذ خفر السواحل فوق رأسى
Benimse bundan haberim, Sahil Güvenlik uçağı başımın üstünde belirdiğinde olabildi.大丈夫だと言ったのですが
Beyrut resmen kamuya açık sahili olmayan bir sahil kentidir.Beirut è ufficialmente una città costiera priva di una spiaggia pubblica.
Beyrut resmen kamuya açık sahili olmayan bir sahil kentidir.Η Βηρυτός είναι επίσημα μία παραθαλάσσια πόλη χωρίς δημόσια παραλία.
Beyrut, Şehrin Son Kamu Sahilini Yok Etmeye BaşladıÈ cominciata la distruzione dell'ultima spiaggia pubblica di Beirut
Beyrut, Şehrin Son Kamu Sahilini Yok Etmeye BaşladıΗ Βηρυτός άρχισε να καταστρέφει την τελευταία δημόσια παραλία της πόλης
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.Así que es una especie de imaginacion de el mundo simple del animal de playa.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.C'est la pensée simple de ces animaux de plage.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.Đây là một loại trí tưởng tượng về thế giới động vật biển đơn giản.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.Dus het is een soort van voorstelling van de eenvoudige wereld van het stranddier.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.Es ist also eine Art Abbild der einfachen Welt des Strand-Tieres.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.É uma espécie de imaginação do mundo simples do animal da praia.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.În acest mod, animalul își face reprezentări ale mediului înconjurător.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.Jadi ini adalah sebuah imajinasi tentang sebuah dunia sederhana dari binatang pantai.
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.Jest to swego rodzaju wyobrażenie świata zwierzęcia.