Ana içeriğe geç
Sözlük

sahiden ile cümle

sahiden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Gerçekten mi? Sahiden mi?حقــــاً ؟ أنتِ صادقه ؟
Gerçekten mi? Sahiden mi?정말요? 진짜에요?! ㅋㅋㅋ
Gerçekten mi? Sahiden mi?こういうのが好きなんだな
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Akár pálcikaembert, akát smileyt rajzoltak, az részévé vált a bankjegynek.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.As pessoas, se desenhassem um rabisco ou uma cara sorridente, isso era inserido na nota.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Dacă oamenii desenau un om sau un smiley, chiar ajungea pe bancnota finală.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Jeśli ludzie narysowali figurkę z patyków albo uśmieszek, to trafiało to na banknot.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.사람들이 선으로만 그림을 그리거나 만화 식의 그림을 그리면, 실제로 돈으로 지급됐습니다.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Le persone, sia che abbiano disegnato una linea o una faccia sorridente, hanno contribuito alla banconota.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Les gens, s'ils tiraient un personnage en bâtons ou un smiley, ça entrait dans le billet.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Lidé, ať kreslili hubenou postavu nebo usměvavou tvář, to vlastně nakreslili do bankovky.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Mọi người, nếu như họ vẽ một hình ảnh giống cây gậy hay là mặt cười nó có thể được đưa vào tờ tiền
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Of ze nu een stokfiguur tekenden of een smileyface, het werd allemaal geaccepteerd.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Orang-orang, kalau mereka menggambar tokoh atau wajah tersenyum, itu sebenarnya membuat lembaran uang.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Si la gente dibujaba una persona a rayas o una carita sonriente, quedaba efectivamente metida en el billete.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Ο καθένας μπορούσε αν ήθελε να ζωγραφίσει ένα ανθρωπάκι, ή ένα χαμόγελο για να συμπεριληφθεί στο χαρτονόμισμα.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Люди могли нарисовать контур или рожицу - и всё это объединялось в купюру.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Хората, ако нарисуваха фигурка с чертички или усмихнато лице, го правеха върху банкнотата.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.Якщо люди малювали чоловічка або смайлик, ми долучали їх до банкноти.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.אנשים, גם אם ציירו דמויות ממקלות או פרצוף סמיילי, הציור שלהם שולב בשטר.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.لو رسم الناس شخص من الأعواد أو وجه ضاحك، فقد تصبح فعلا جزء من الورقة.
İnsanlar, bir çöp adam veya gülen bir yüz çizdilerse, bu, sahiden banknot haline geldi.そのまま含めました 参加者がどれだけ上手に課題をこなしたか
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.In goede tijden kunnen jongens erg hecht zijn, maar wanneer dingen minder gaan, ben je alleen.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.În vremurile bune băieții sunt foarte apropiați unii de alții dar când lucrurile se complică ești singur.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.Khi hoà thuận, đàn ông rất thân thiết với nhau, nhưng khi có chút trục trặc họ sẽ chỉ còn một mình.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.남자아이들은 서로 좋을 땐 붙어지내지만 조금만 뒤틀리면 이기적으로 변하죠
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.Quand ça va bien les mecs sont très proches, mais quand ça va mal tu es tout seul.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.V dobrém období drží kluci opravdu spolu, ale jakmile se věci jen trochu zhorší, každý je sám za sebe.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.У хороші часі хлопці дійсно близькі один з одним, але, коли все стає трохи гірнше - ти наодинці.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.בזמנים טובים בנים הם, כאילו, ממש קרובים אחד לשני אבל כשדברים מתחילים להיות קצת יותר גרועים, אתה לבד.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.في الأوقات الجميلة يكون الأولاد متقاربون من بعضهم البعض ولكن عندما تسوء الأمور قليلًا، تجد نفسك وحيدًا
Kültürel tevazuyu ifade eden tek kelime bence sahiden sevgi.La palabra para describir para mi es 'amor'
Kültürel tevazuyu ifade eden tek kelime bence sahiden sevgi.Satu kata untuk menggambarkan kerendahan hati kesederhanaan budaya menurut saya adalah kasih sebenarnya.
Kültürel tevazuyu ifade eden tek kelime bence sahiden sevgi.Slovo ktorým by som opísala ľudskosť medzi kultúrami je láska.
Kültürel tevazuyu ifade eden tek kelime bence sahiden sevgi.Una parola per descrivere l'umiltà culturale per me è in realtà amore.
Öğrencilerden biri "Sahiden mi?" dedi. (Kahkahalar)אחד מהתלמידים אמר: "...באמת??"
Oh, sahiden.C'est vrai ?
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)A folosit, chiar, acest cuvânt.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)De hecho, usó esa palabra.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Dia sebenarnya menggunakan kata itu.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Er hat tatsächlich dieses Wort verwendet.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Ha davvero usato quella parola.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Hij gebruikte letterlijk dat woord.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Il a en fait utilisé ce terme.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)사실 그는 그 말을 썼지요.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)On dokonce použil toto slovo.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Ông thực sự đã dùng từ đó.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)On sám použil toto slovo.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Pontosan ezt a szót használta rá.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Tak właśnie powiedział.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Όντως χρησιμοποίησε αυτή τη λέξη.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Всъщност той е използвал този израз.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Он говорил именно так.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)Саме так він і казав.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)הוא למעשה השתמש במילה הזו.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)لقد استخدم تلك الكلمة في الواقع.
O kelimeyi kullanmıştır sahiden. (Eye of the Beholder'a gönderme yapıyor. Eye of the Peahen.)このアイデアをしっかり頭に刻んでおくと
Önceki günün kaygıları sahiden kayboluyor gibiydi.Und es war so, als lösten sich meine Sorgen des vorherigen Tages auf.
Önceki günün kaygıları sahiden kayboluyor gibiydi.Và thực sự như là những nỗi lo lắng của tôi về ngày hôm trước đang biến mất.
Önceki günün kaygıları sahiden kayboluyor gibiydi.Y realmente parecía que todas mis preocupaciones del día anterior se desvanecían.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod