Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.قمنا بتوجيه دعوى خاصة، والحمدلله، بعد عشر سنوات
Biz de kişisel bir eylem geliştirdik ve çok şükür 10 yıl sonra sahiden de kazandık.勝訴することができました まだ上告がされるのですが
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Cette œuvre préserve donc la mémoire de mes amis dans ces bocaux, et en plus, ils bougent.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dieses Stück verewigt meine Freunde in diesen Gläsern, und sie bewegen sich sogar.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dit stuk gedenkt mijn vrienden in potten. Ze bewegen.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Esta obra memoriza assim os meus amigos nestes frascos, E eles até se mexem.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ez a darab megörökíti a barátaimat ebben az üvegben, amiben mozognak is.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Karya seni ini mengenang teman-teman saya di toples dan di sini mereka benar-benar bergerak.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.이 작품으로 친구들을 기념할 수 있을 뿐만 아니라
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.los cuales pueden hasta moverse.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Lucrarea asta îmi imortalizează prietenii în borcane, iar ei se pot mișca înăuntru.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Nghĩa là tác phẩm này giữ kí ức bạn bè tôi trong những chiếc lọ, và họ thực sự cử động.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Questo oggetto commemora i miei amici in questi barattoli, mentre si muovono.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Takže toto dielo zvečňuje mojich kamarátov v takýchto sklenených nádobách, v ktorých sa dokonca môžu hýbať.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ta rzeźba upamiętnia moich przyjaciół, którzy nawet się tam poruszają.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Έτσι, αυτό το έργο διαιωνίζει τους φίλους μου σε αυτά τα βάζα όπου πραγματικά κινούνται.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.В этой скульптуре увековечены мои друзья в стеклянных банках, они, между прочим, даже двигаются внутри.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Тож ця робота увіковічнює моїх друзів у цих банках, і вони рухаються довкола.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.אם כן, היצירה הזו מנציחה את החברים שלי בתוך הצנצנות הללו, והם באמת יכולים לנוע סביב.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.لذلك هذا القطعة تحيي ذكرى أصدقائي في هذه الجرار،
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.なんと実際に動き回ります
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık. Arkamızda hiçbir iz bırakamadık.Wir konnten seine Oberflächen nicht beschädigen, wir konnten keine Spuren hinterlassen.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Así que no podíamos tocar sus superficies.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Dunque non ci era consentito di modificare la struttura.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Dus konden we zijn oppervlakte niet wijzigen.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.E portanto não podíamos tocar nas suas fachadas.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Et donc nous ne pouvions pas vraiment toucher à ses surfaces.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.따라서 저희는 박물관의 외형을 손댈수는 없다고 했습니다.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Nie mogliśmy więc naruszyć fasady.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Prin urmare nu ne-am putut atinge de ziduri.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Мы не могли прикоснуться к его поверхности.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.Не можехме да докоснем повърхността му.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.כך שלא ממש יכולנו לגעת בשטח פניו.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.وبالتالي لم نستطع في الواقع لمس أسطحه.
Bu yüzden yüzeyine sahiden de dokunamadık.痕跡を残すことは許されませんでした
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Aber, wohin werden diese Voegel freigesetzt?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Ale gdzie te ptaki się potem podzieją?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Ale teď vážně, kam budou ti ptáci vypuštěni?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Ale teraz vážne, kam budú všetky tie vtáky vypustené?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Dar să fim serioşi, unde vor fi eliberate acele păsări?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?De igazából, hová fogják visszaengedni azokat a madarakat?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?하지만 이 새들을 어디에 놓아 줄까요?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Maar waar gaan we deze vogels in loslaten?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Mais dites-moi, où seront relâchés tous ces oiseaux?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Ma pensateci. Quegli uccelli dove verranno rilasciati?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Mutta mihin nuo linnut oikeastaan vapautetaan?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Nhưng các con chim đó sẽ được phóng thích đi đâu?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Pero realmente, ¿a dónde van a liberar esos pájaros?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Tapi coba kita pikir lagi, ke mana burung itu akan dibebaskan?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Но наистина, къде ще бъдат освободени тези птици?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?Но на самом деле, куда выпустить всех этих птиц?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?אבל בעצם לאן ישחררו את הציפורים האלה?
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?ولكن حقا الى اين سيتم اطلاق تلك الطيور
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?まるで燃えるビルから連れ出し
Fakat bu kuşlar nerede serbest bırakılacaklar sahiden?但講真,啲雀鳥會被放去邊?
Gerçekten mi? Sahiden mi?Davvero? ... veramente?
Gerçekten mi? Sahiden mi?Thật thế hả?
Gerçekten mi? Sahiden mi?Αλήθεια; Σοβαρά;
Gerçekten mi? Sahiden mi?Какво?Найстина ли?
Gerçekten mi? Sahiden mi?באמת? רציני?