Ben de sahada bunu yapıyordum. Her gün bunu izleyip onu düşünüyordum.彼の言うことは可能であり、間違いなく皆に役立つ。
Ben de sahada bunu yapıyordum."Si los niños tienen interés, entonces la educación se da."
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Arra kért, építsek egy 3 emeletes épületeket egy baseball pályán.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Dia meminta saya membangun bangunan perumahan tiga lantai di lapangan baseball.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Ele pediu-me para construir habitações com três andares no campo de basebol.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Er bat mich, auf Baseballfeldern dreistöckige Gebäude zu bauen.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Han bad mig att bygga trevåningshus på ett baseballfält.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Hij vroeg me om drie verdiepingen tellende huizen op de honkbalvelden te bouwen.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Il m'a demandé de construire des immeubles de trois étages sur des terrains de baseball.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.그가 야구장에 삼층짜리 건물을 지어달라 하더군요.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Me pidió para construir vivienda de tres pisos en los campos de béisbol.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Mi-a propus să construiesc clădiri cu trei etaje pe terenul de baseball.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Mi ha chiesto di costruire un'abitazione a tre piani su un campo da baseball.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Ông đã yêu cầu tôi xây nhà ở ba tầng trên sân bóng chày.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Poprosił o zbudowanie 3-piętrowego domu na boisku do koszykówki.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Požiadal ma o trojposchodovú ubytovňu na bejzbalovom ihrisku.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Μου ζήτησε να χτίσω τριώροφη στέγαση στα γήπεδα μπέιζμπολ.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Він попросив мене побудувати триповерховий будинок на бейсбольному полі.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Он попросил меня построить трёхэтажное здание на бейсбольных полях.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.Той ме помоли да изградя триетажна жилищна сграда върху [полета] за бейзбол.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.הוא ביקש שאבנה מבנים תלת-קומתיים על מגרשי כדור-בסיס.
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.طلب مني بناء مبنى من ثلاثة طوابق في ملعب بيسبول
Beyzbol sahalarında üç katlı konut inşa etmemi istedi.海上輸送用のコンテナを使いました
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,Bueno, vayamos por un momento a la mayor esfera cultural jamas creada por la imaginación --
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,그럼, 상상력이 낳은 여러 문화권 중 가장 위대한 문화권에 대해 잠시 얘기해 봅시다.
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,Давайте окунёмся на мгновение в величайшую культурную сферу когда-либо рожденную воображением -
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,הבה נעבור לרגע לתחום התרבותי הרחב ביותר שהדמיון אי-פעם יצר,
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,حسناً، دعونا نلقي نظرة على أعظم ميدان ثقافي تم إيجاده بالخيال
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,世界の偉大な 文化圏を訪れてみましょう まずはポリネシアです
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Durchblutungsstörungen im Bein, es war für ihn sehr schmerzhaft auf dem Golfplatz zu gehen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Han havde et dårligt ben, et kredsløbsproblem, der gjorde det meget smertefuldt for ham at gå banen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Il avait un problème circulatoire dans une jambe, ce qui rendait très douloureux pour lui le parcours.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.순환계통의 문제로 한쪽 다리가 불편했어요 그래서 골프 코스를 걷는 것은 그에게 굉장히 고통스러운 일이었습니다.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Tinha uma perna doente, um problema circulatório, que lhe causava grande sofrimento ao andar pelo campo.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Имал проблем с крака, проблем с циркулацията, поради който било много болезнено за него да изминава игрището.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.הייתה לו רגל פגומה, בעיה במחזור הדם, אשר גרמה לו לכאבים עזים כאשר הצטרך ללכת במגרש.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.لديه ساق سيئة، مشكلة في الدورة الدموية، الذي جعل من المؤلم جداً بالنسبة له المشي في المعلب.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.そのため コースを歩くことが 非常に困難だった ケガをする危険性もあった
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz. Bunun hakim eğilimlerin içine dahil olduğunu görüyoruz.Deodată am văzut acțiune pe teren din partea guvernului local.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz. Bunun hakim eğilimlerin içine dahil olduğunu görüyoruz.Helt plötsligt ser vi händelser i marknivå från våra lokala myndigheter.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz. Bunun hakim eğilimlerin içine dahil olduğunu görüyoruz.Nenadoma opažamo spremembe s strani lokalnih oblasti.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz. Bunun hakim eğilimlerin içine dahil olduğunu görüyoruz.Plots zien we acties op het terrein van de plaatselijke overheid.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz. Bunun hakim eğilimlerin içine dahil olduğunu görüyoruz.Widać, że coś zaczyna się dziać, że to bardzo ważne.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz. Bunun hakim eğilimlerin içine dahil olduğunu görüyoruz.Zrazu vidíme kroky v teréne zo strany miestnej samosprávy.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.De repente, estamos a ver o governo local a atuar no terreno.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.De repente, estamos viendo acciones en el terreno del gobierno local.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Egyszerre a helyi önkormányzattól kiinduló akciókat látunk.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Improvvisamente, vediamo azioni sul campo dal governo locale.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.또한 갑자기 지방정부에서 행동을 취하게 되었고,
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Najednou se začínají rozjíždět akce na pozemcích místní správy.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Plötzlich, basierend auf dem Projekt, agiert die Lokalpolitik.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Tout à coup, nous voyons des actions sur le terrain du gouvernement local.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Ξαφνικά, βλέπουμε πραγματικές, πρακτικές δράσεις στο πεδίο από τις τοπικές αρχές.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Изведнъж, виждаме действия по отношение на земята от местното правителство.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.Ни с того, ни с сего, мы наблюдаем конкретные действия местных властей.
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.לפתע, אנחנו רואים פעולות על הקרקע
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.فجأة، رأينا تأثير هذا على الأرض
Birden, sahada yerel yönetimden eylemler görüyoruz.この活動が認められた証拠です
Bir de şu var: "Eğer sahada çim varsa, top oynayın."A potom tu máme toto: "ak je na ihrisku tráva, hraj baseball."
Bir de şu var: "Eğer sahada çim varsa, top oynayın."Dan kemudian ada juga istilah: "jika ada rumput di lapangan, mari kita bermain bola."