saha ile cümle

saha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Но разбрах, че на нашето голф игрище има един хълм, на 13-тата дупка имаше един огромен хълм.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Но я увидел, что на площадке был холм, 13-ая дырка, которая была на этом холме.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.אבל גיליתי שהיתה הגבעה הזאת במסלול הגולף שלנו החור ה-13 שהיתה לו את הגבעה הענקית הזאת
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.ووجدت ان هنالك تلة واحدة عند الحفرة ال13 في الملعب وقد كانت تلة مرتفعة جدا
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.大きな丘があって みんなゴルフバッグを 担ぎ上げるのに苦労していました
Ama henüz işimiz bitmedi. Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir-아직 끝이 아닙니다. 왜냐하면 아직 4단계에서
Ama henüz işimiz bitmedi. Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir-אבל עוד לא סיימנו, כי איך אנו עוברים משלב 4
Ama henüz işimiz bitmedi. Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir-لكننا لم ننتهي بعد. بسبب كيف يمكننا الإنتقال من المرحلة الرابعة،
Ama henüz işimiz bitmedi. Çünkü, daha Dördüncü Aşama'dan -ki şahanedir-ステージ4からステージ5へは どのように行けばよいでしょうか
Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli. "Hayat Şahane."5단계를 반드시 말해야만 할까요? "인생은 위대해"
Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli. "Hayat Şahane.""Mas devia ambicionar o Nível Cinco 'A vida é excelente'."
Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli. "Hayat Şahane."Peros debería hablar de la Etapa 5, no? " La Vida es Estupenda."
Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli. "Hayat Şahane."Θα ήθελα όμως να μιλάω στο Στάδιο Πέντε, "Η ζωή είναι μεγαλειώδης".
Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli. "Hayat Şahane."אבל אני באמת צריך לדבר על שלב חמש, נכון? "החיים נהדרים."
Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli. "Hayat Şahane."لكني عليّ بالضرورة الحديث عن المرحلة الخامسة، صحيح؟ " الحياة عظيمة."
Ama herhalde Beşinci Aşama'nın dediği en güzeli. "Hayat Şahane."実のところ 幾分しっくりこないことが
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Dar știu că te-a privit cu ochișorii ei căprui minunați și tu tot ai vrut s-o omori.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.De tudom, hogy magára nézett azokkal a csodálatos barna szemekkel, és maga még mindig meg akarta ölni.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.하지만 딸아이가 그 고운 갈색눈으로 당신들을 쳐다보고 있었음에도, 당신들은 여전히 그녀를 죽이고 싶어했었습니다
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Maar ik weet dat ze naar je keek met die ongelofelijke bruine ogen, en je wilde haar nog steeds vermoorden.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Mais je sais qu'elle vous a regardé avec ces étonnants yeux bruns, et vous vouliez toujours la tuer.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Mas eu sei que ela olhou para ti com aqueles incríveis olhos castanhos, e ainda assim quiseste matá-la.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Ma so che ti ha guardato negli occhi con i suoi splendidi occhi scuri, e tu, ancora, hai voluto ucciderla.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Men jag vet att hon tittade på dig med sina fantastiska bruna ögon och du ville ändå döda henne.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Men jeg ved, at hun kiggede på dig med de fantastiske, brune øjne, og du ville stadig slå hende ihjel.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Nhưng tôi biết con bé đã nhìn ông với đôi mắt nâu xinh đẹp đó, vậy mà ông vẫn muốn giết nó.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.No viem, že na vás pozrela tými rozkošnými hnedými očami a vy ste ju aj tak chceli zabiť.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Pero sé que te miró con esos asombrosos ojos cafés. y aún así querías matarla.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Tapi saya tahu dia melihatmu dengan mata coklatnya yang indah, dan kau masih ingin membunuhnya.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Vím, že se na Tebe podívala jejíma úžasnýma hnědýma očima a Ty jsi ji chtěl stejně zabít.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Wiem, że patrzyła na ciebie tymi cudownymi brązowymi oczami, a mimo to chciałeś ją zabić.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Але я також знаю, що вона дивилась на тебе своїми чарівними карими очима, і ти ще більше хотів її вбити.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Знам че те е погледнала с онези невероятни кафяви очи, а ти все още си искал да я убиеш.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.Я знаю, она смотрела на тебя своими удивительными карими глазами, а ты всё равно хотел убить её.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.אבל אני יודעת שהיא הסתכלה אליך בעיניים החומות המדהימות האלו, ועדיין רצית להרוג אותה.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.لكنني أعرف أنها نظرت إليك بهذه العيون العسلية الساحرة، وأنت لا تزال ترغب في قتلها.
Ama o şahane kahverengi gözleri ile sana baktığını biliyorum, ve sen yine de onu öldürmek istedin.あの素晴らしい茶色の目で でもあなたはそれでもあの子を殺したかったのです 私には どうしてそんなことができるのか 理解できません 今後も絶対ずっと理解できません
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Aber sie hatten eine unglaubliche Freiheit: Sie mussten nämlich kein Geld damit verdienen.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Ale mieli niezwykłą wolność, polegającą na tym, że nie musieli zarabiać na tym pieniędzy.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Cependant ils avaient une extraordinaire liberté, en cela qu'ils n'avaient pas à le rentabiliser.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Însă aveau o libertate uimitoare, şi anume faptul că nu trebuiau să facă bani din asta.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.하지만 놀라운 자유가 있었습니다. 바로, 그 네트워크로 돈을 벌어야 할 필요가 없었다는 것이죠.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Maar ze hadden wel een geweldige vrijheid, ze hoefden er namelijk niks mee te verdienen.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Ma avevano una sbalorditiva libertà, perché non avevano la necessità di fare soldi.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Mas tinham uma liberdade extraordinária, porque não tinham de ganhar dinheiro com aquilo.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Nhưng họ lại có một sự tự do đáng kinh ngạc đó là không có áp lực phải kiếm tiền từ nó.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Pero tenían una libertad asombrosa, pues no pretendían hacer dinero con esto.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Είχαν όμως μια εκπληκτική ελευθερία, ότι δε χρειαζόταν να βγάλουν χρήματα απ' το έργο αυτό.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Но имали една изумителна свобода, а именно, че не се налагало да печелят каквито и да било пари от това.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Но у них была удивительная свобода, состоявшая в том, что им не нужно было зарабатывать деньги.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.Проте, вони мали чудову перевагу: їм не треба було заробляти на цьому гроші.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.אבל היתה להם חירות מדהימה, והיא שהם לא היו צריכים להרוויח מזה כלום.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.لكنهم كانوا يتمتعون بحرية مدهشة، والتي كانت ان هدفهم لم يكن جني المال بسببها.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.そこから収益を得る必要がなかったのです インターネットには ビジネスプランなどあったためしがありません
Ama Umar şahane bir öğrenci.Aber Umar ist ein fantastischer Student.
Ama Umar şahane bir öğrenci.Dar Umar este un student extraordidar.
Ama Umar şahane bir öğrenci. İnanılmaz bir çocuk.하지만 우마는 훌륭한 학생이고 굉장한 아이입니다.
Ama Umar şahane bir öğrenci. İnanılmaz bir çocuk.Namun Umar adalah siswa yang hebat, anak yang luar biasa.
Ama Umar şahane bir öğrenci. İnanılmaz bir çocuk.Nhưng Umar là một học sinh diệu kì, em là một đứa trẻ phi thường
Ama Umar şahane bir öğrenci. İnanılmaz bir çocuk.Pero Umar es muy buen estudiante, es un chico increíble.

İlgili Sayfalar