Ben sadece bir gezginim, bir ruhun saflığını arıyorum.I am just a wanderer, seeking for purity of a soul.
Bu saf kaynak suyudur.This is pure spring water.
Tom inanılmaz derecede saf.Tom is unbelievably naïve.
Tom çok saf itikatlı.Tom is unbelievably naïve.
Bu sadece saf kötülük.This is just pure evil.
Sihirbazlar hapishane nüfusundan ayrıldı ve şafak vaktinde vuruldu.The magicians were segregated from the prison population and shot promptly at dawn.
Savanadaki bir safariden henüz dönmüş gibi görünüyorsunuz.You look you've just returned from a safari in the savannah.
Sarah toy ve saftır.Sarah is naive and gullible.
Tom saf ve enayidir.Tom is naive and gullible.
Nasıl biri bu kadar saf olabilir?How can anyone be so naive?
Düşündüğün kadar saf değilim.I'm not as naive as you think I am.
Ben o kadar saf değilim.I'm not that naïve.
Tom çok saf olduğumu söylüyor.Tom says I'm very gullible.
Ne kadar safsın.How naive you are.
Tom o kadar saf ki ona söylediğin her şeye inanacak.Tom is so gullible he'll believe anything you tell him.
Genellikle şafaktan önce kalkarım.I usually get up just before dawn.
Gerçekten o kadar saf mısın?Are you really that gullible?
Ben genellikle şafakta uyanırım.I usually wake up at dawn.
Sen gençsin ve safsın.You're young and naive.
O çok saf.He is so gullible.
O çok saftır.She is so gullible.
Tom saf olduğumu söylüyor.Tom says I'm gullible.
Şafaktan önce yataktan kalkmıştım.I was up before dawn.
Ben genellikle şafaktan önce ayaktayım.I'm usually up before dawn.
Tom, web'e göz atmak için Safari'yi kullanır.Tom uses Safari to browse the web.
Senin kalbin saf.Your heart is pure.
Bu yüzük saf altın mı yapılmış?Is this ring made of pure gold?
Leyla saf bir gençti.Layla was a naive teenager.
O zaman ne kadar saf olduğuma inanamıyorum.I can't believe how naive I was at the time.
Tom o kadar saf olduğumuzu mu düşünüyor?Does Tom think we're really that gullible?
Tom gerçekten o kadar saf olduğumuzu düşünüyor mu?Does Tom really think we're that gullible?
Sami gerçekten saftı.Sami was really gullible.
Tom toy ve çok saf.Tom is naive and very gullible.
Neredeyse şafak vakti.It's almost dawn.
Şafakta saldırmayı planlıyoruz.We plan to attack at dawn.
Tom saf görünüyordu.Tom seemed gullible.
Tom eskiden olduğu kadar saf değil.Tom isn't as gullible as he used to be.
Tom Mary'nin saf olduğunu söyledi.Tom said that Mary was gullible.
Tom saf bir genç.Tom is a naive teenager.
Tom ve Mary ikisi de saf, değil mi?Tom and Mary are both gullible, aren't they?
Tom saf, ama Mary değil.Tom is naive, but Mary isn't.
Tom'un bu kadar saf olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so naive.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar saf görünmüyordu.Tom didn't seem to be as naive as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar saf görünmüyor.Tom doesn't seem to be as naive as Mary seems to be.
Sami şafakta öldü.Sami died at dawn.
Tom çok saftı.Tom was very gullible.
Sami şafaktan önce kalktı.Sami got up before dawn.
Sami saf değildir.Sami isn't naive.
Tom şafaktan önce uyandı.Tom woke up before dawn.
Sami fazla saf.Sami is too naive.
Sami, Leyla'nın tüm sorularını safça cevapladı.Sami naively answered all of Layla's questions.
Sami, Leyla'nın bütün sorularını saf saf yanıtladı.Sami naively answered all of Layla's questions.
Sami saftiriktir.Sami is naive.
Gerçekten bu kadar saf olduğumu mu düşünüyorsun?Do you really think I'm that gullible?
Gerçekten de bu kadar saf olduğumuzu mu düşünüyorsun?Do you really think we're that gullible?
Gerçekten Tom'un bu kadar saf olduğunu mu düşünüyorsun?Do you really think Tom is that gullible?
Tom'un saf olduğunu biliyorum.I know that Tom is naive.
Gerçekten çok safsın, değil mi?You really are gullible, aren't you?
Sami Şafii.Sami is a Shafi'i Muslim.
Sami Şafii Müslüman.Sami is a Shafi'i Muslim.