Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Třtiny nalomené nedolomí, a lnu kouřícího se neuhasí, ale soud podlé pravdy vynášeti bude.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trzciny nałamanej nie dołamie, a lnu kurzącego się nie dogasi; ale sąd wyda według prawdy.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Смазана тръстика няма да пречупи, И замъждял фитил няма да угаси; Ще постави правосъдие според истината.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.трости надломленной не переломит, и льна курящегося не угасит; будет производить суд по истине;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.קנה רצוץ לא ישבור ופשתה כהה לא יכבנה לאמת יוציא משפט׃
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.قصبة مرضوضة لا يقصف وفتيلة خامدة لا يطفئ. الى الامان يخرج الحق.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.壓 傷 的 蘆 葦 、 他 不 折 斷 . 將 殘 的 燈 火 、 他 不 吹 滅 . 他 憑 真 實 將 公 理 傳 開
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.壓傷 的 蘆葦 、 他 不 折斷.將殘 的 燈火 、 他 不 吹滅 . 他 憑真實將 公理 傳開
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.(2:22) je serai ton fiancé par la fidélité, et tu reconnaîtras l`Éternel.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.a zasnúbim si ťa vo vernosti, a poznáš Hospodina.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.e desposar-te-ei comigo em fidelidade, e conhecerás ao Senhor.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.És azon a napon meghallgatom, azt mondja az Úr, meghallgatom az egeket, azok pedig meghallgatják a földet;
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Ja, im Glauben will ich mich mit dir verloben und du wirst den HERRN erkennen.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Ja, i trofasthet skall jag trolova mig med dig, och du skall så lära känna HERREN.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.jeg trolover mig med dig i Troskab, og du skal kende HERREN.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.kihlaan sinut itselleni uskollisuudella, ja sinä olet tunteva Herran.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.진실함으로 네게 장가들리니 네가 여호와를 알리라
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.og jeg vil trolove mig med dig i trofasthet, og du skal kjenne Herren.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Phải , ta sẽ cưới ngươi cho ta trong sự thành tín , và ngươi sẽ biết Ðức_Giê - hô-va .
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Phải, ta sẽ cưới ngươi cho ta trong sự thành tín, và ngươi sẽ biết Ðức Giê-hô-va.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Sesuai janji-Ku, engkau akan Kunikahi. Engkau akan mengakui Aku sebagai Tuhanmu sendiri
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.te voi logodi cu Mine prin credincioşie, şi vei cunoaşte pe Domnul!
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Yo te desposaré conmigo en fidelidad, y conocerás a Jehovah
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.zaročim se, pravim, s teboj v zvestobi, in spoznaš GOSPODA.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Zasnoubím tě sobě také u víře, abys poznala Hospodina.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.και θελω σε μνηστευθη εις εμαυτον εν πιστει και θελεις γνωρισει τον Κυριον.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.И обручу тебя Мне в верности, и ты познаешь Господа.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.Ще те сгодя за Себе Си вьв вярност; И ще познаеш Господа.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.וארשתיך לי באמונה וידעת את יהוה׃
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.اخطبك لنفسي بالامانة فتعرفين الرب.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.也 以 誠 實 聘 你 歸 我 、 你 就 必 認 識 我 耶 和 華
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.也 以 誠實聘 你 歸我 、 你 就 必認識 我 耶和華
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.(36:3) Уповай на Господа и делай добро; живи на земле и храни истину.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Bízzál az Úrban és jót cselekedjél; e földön lakozzál és hûséggel élj.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Confía en Jehovah y haz el bien. Habita en la tierra y apaciéntate de la fidelidad
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Confia no Senhor e faze o bem; assim habitarás na terra, e te alimentarás em segurança.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Confida nel Signore e fà il bene; abita la terra e vivi con fede
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Confie-toi en l`Éternel, et pratique le bien; Aie le pays pour demeure et la fidélité pour pâture.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Doufej v Hospodina, a
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Förtrösta på HERREN, och gör vad gott är, förbliv i landet och beflita dig om redbarhet,
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Hãy tin cậy Ðức Giê-hô-va, và làm điều lành; Khá ở trong xứ, và nuôi mình bằng sự thành tín của Ngài.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Hãy tin_cậy Ðức_Giê - hô-va , và làm điều lành ; Khá ở trong xứ , và nuôi mình bằng sự thành tín của Ngài .
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Hoffe auf den HERRN und tue Gutes; bleibe im Lande und nähre dich redlich.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Încrede-te în Domnul, şi fă binele; locuieşte în ţară, şi umblă în credincioşie.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.여호와를 의뢰하여 선을 행하라 땅에 거하여 그의 성실로 식물을 삼을지어다
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Nadej sa na Hospodina a čiň dobré; bývaj v zemi a živ sa spravedlive.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Percayalah kepada TUHAN, dan lakukanlah yang baik, diamlah di negeri itu dan berlakulah setia
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Sett din lit til Herren og gjør godt, bo i landet og legg vinn på trofasthet!
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Stol på HERREN og gør det gode, bo i Landet og læg Vind på Troskab,
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Turvaa Herraan ja tee sitä, mikä hyvä on, asu maassa ja noudata totuutta;
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Ufaj w Panu, a czyń dobrze; mieszkajże na ziemi, a żyw się sprawiedliwie.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Upaj v GOSPODA in delaj dobro, prebivaj v deželi in goji zvestobo.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Ελπιζε επι Κυριον και πραττε το αγαθον κατοικει την γην και νεμου την αληθειαν
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Уповавай на Господа и върши добро; Така ще населиш земята и ще се храниш с увереност.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.בטח ביהוה ועשה טוב שכן ארץ ורעה אמונה׃
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.اتكل على الرب وافعل الخير. اسكن الارض وارع الامانة.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.你 當 倚 靠 耶 和 華 而 行 善 . 住 在 地 上 、 以 他 的 信 實 為 糧
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.你 當 倚靠 耶和華 而 行善 . 住在 地上 、 以 他 的 信實為糧
Veya Sen thinkest eğer çok hızlı bir şekilde kazandı:: sen dost sevgi varsa, sadakatle telaffuzAk budeš Dosť rád, vyslovuje verne: Alebo keď si myslíš, že som príliš rýchlo získal,
Veya Sen thinkest eğer çok hızlı bir şekilde kazandı:: sen dost sevgi varsa, sadakatle telaffuzBudeš-li Dost rád, vyslovuje věrně: Nebo když jsi myslíš, že jsem příliš rychle získal,