Tom görevlerini sadakatle gerçekleştirdi.Tom performed his duties faithfully.
Ülkeme sadakatle hizmet edeceğim.I will serve my country faithfully.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.By favours he won their loyalty, by his kindliness he earned their devotion.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.Several legions, particularly those with members of doubtful loyalties, were simply demobilised.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.For the word of Yahweh is right. All his work is done in faithfulness.
Sen RABbe güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.Trust in Yahweh, and do good. Dwell in the land, and enjoy safe pasture.
Sadakatle seninle evleneceğim, RABbi tanıyacaksın.I will even betroth you to me in faithfulness; and you shall know Yahweh.
(Bunu Allah), sadıklara sadakatlerinden sormak için yaptı.(It was) so that God may ask the truthful of their sincerity.
İnananlardan öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakatle dururlar.Of the believers are men who have fulfilled that which they covenaned with Allah.
O, gerçekliği olduğu gibi ele alır ve onu sadakatle işler. ....She takes hold of reality as it is and renders it faithfully. ...
Numeyri, yeteneklerinden ziyade ona olan sadakatlerine göre yedekleri seçti.Nimeiri selected replacements based on their loyalty to him rather than on their abilities.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.Dabei wurden die meisten der dort verschanzten Separatisten gelyncht.
Edirneliler II. Murat'i şehir dışında karşılayarak ona sadakatlerini bildirdiler.Agüeybaná II. wird in Puerto Rico für die Treue zu seinem Volk verehrt.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Había ganado su lealtad con favores y su devoción con su bondad.
Geride kalan paralı askelerlerin böylece Kartaca'ya sadakatleri garanti edilmiş oldu.Hecho capital, Lotario mantiene su confianza en ellos.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Своей добротой он заслужил их преданность.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.وذلك بأن يجعلوا ما على أيمانهم على شمائلهم، ويستقبلوا القبلة، ويدعو الله رافعي الأيدي، مبالغين في ذلك.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Com favores, ele conseguiu sua lealdade, mas, com sua gentileza, ele conseguiu sua devoção.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Vlídně zacházel se svými podřízenými, kteří se mu odvděčovali dlouhodobou loajalitou.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Με εύνοιες κέρδισε την πίστη τους, με την καλοσύνη του κέρδισε την αφοσίωσή τους.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.Og de tok barna med dem, og lærte dem deres tale, og de ble døpt.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.但他們皆因曾受維摩詰居士指正,而婉拒佛的差遣。
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.因此分别效忠于兄弟俩人的势力出现了紧张的对立情绪。
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.여러 군단들, 특히 충성심이 의심되는 군대는 완전히 해산되었다.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.숙종때 충절사라 사액하였으며, 정조 때 충장(忠壯)이라는 시호를 내렸다.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.(32:4) ибо слово Господне право и все дела Его верны.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Albowiem szczere jest słowo Pańskie, i wszystkie sprawy jego wierne.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Căci Cuvîntul Domnului este adevărat, şi toate lucrările Lui se împlinesc cu credincioşie.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Car la parole de l`Éternel est droite, Et toutes ses oeuvres s`accomplissent avec fidélité;
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Denn des HERRN Wort ist wahrhaftig; und was er zusagt, das hält er gewiß.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.For Herrens ord er sant, og all hans gjerning er trofast.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Ker prava je beseda GOSPODOVA in vsako delo njegovo se vrši v zvestobi.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.여호와의 말씀은 정직하며 그 행사는 다 진실하시도다
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Lebo slovo Hospodinovo je priame, a každé jeho dielo je stále.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Mert az Úr szava igaz, és minden cselekedete hûséges.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Nebo pravé jest slovo Hospodinovo, a všeliké dílo jeho stálé.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Poiché retta è la parola del Signore e fedele ogni sua opera
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Porque a palavra do Senhor é reta; e todas as suas obras são feitas com fidelidade.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Porque recta es la palabra de Jehovah, y toda su obra ha sido hecha con verdad
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Semua perkataan TUHAN dapat dipercaya; Ia setia dalam segala perbuatan-Nya
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Sillä Herran sana on oikea, ja kaikki hänen tekonsa ovat tehdyt uskollisuudessa.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Thi sandt er HERRENs Ord, og al hans Gerning er trofast;
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Ty HERRENS ord är rätt, och allt vad han gör är gjort i trofasthet.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Vì lời Ðức Giê-hô-va là ngay thẳng, Các việc Ngài đều làm cách thành tín.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Vì lời Ðức_Giê - hô-va là ngay_thẳng , Các việc Ngài đều làm cách thành tín .
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Want het woord van de HERE is betrouwbaar en uit al Zijn daden blijkt Zijn trouw.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Διοτι ευθυς ειναι ο λογος του Κυριου, και παντα τα εργα αυτου μετα αληθειας.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.Защото словото на Господа е право, И всичките Му дела са извършени с вярност.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.כי ישר דבר יהוה וכל מעשהו באמונה׃
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.لان كلمة الرب مستقيمة وكل صنعه بالامانة.
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.因 為 耶 和 華 的 言 語 正 直 . 凡 他 所 作 的 、 盡 都 誠 實
Çünkü RABbin sözü doğrudur, Her işi sadakatle yapar.因為 耶和華 的 言語 正直 . 凡 他 所作的 、 盡都 誠實
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.A cana trilhada, não a quebrará, nem apagará o pavio que fumega; em verdade trará a justiça;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.bryder ej knækket Rør og slukker ej rygende Tande. Han udbreder Ret med Troskab,
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.상한 갈대를 꺾지 아니하며 꺼져가는 등불을 끄지 아니하고 진리로 공의를 베풀 것이며
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Megrepedt nádat nem tör el, a pislogó gyertya belet nem oltja ki, a törvényt igazán jelenti meg.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Nalomenej trstiny nedolomí a tlejúceho knôtu nevyhasí; súd bude vynášať podľa pravdy.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.No quebrará la caña cascada, ni apagará la mecha que se está extinguiendo; según la verdad traerá justicia
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trestia frîntă n'o va zdrobi, şi mucul care mai arde încă, nu -l va stinge. Va vesti judecata după adevăr.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trsta nalomljenega ne zlomi in tlečega stenja ne pogasi; po resnici bo oznanjeval pravico.