Ana içeriğe geç
Sözlük

sadakat ile cümle

sadakat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblæst, uredelig er Sjælen i ham, men den retfærdige skal leve ved sin Tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblåst og uærlig er hans sjel i ham*; men den rettferdige skal leve ved sin tro. / {* kaldeeren.}
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, uppblåst och orättrådig är dennes själ i honom; men den rättfärdige skall leva genom sin tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Voici, son âme s`est enflée, elle n`est pas droite en lui; Mais le juste vivra par sa foi.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ιδου, η ψυχη αυτου επηρθη, δεν ειναι ευθεια εν αυτω ο δε δικαιος θελει ζησει δια της πιστεως αυτου.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Вот, душа надменная не успокоится, а праведный своею верою жив будет.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ето, душата му се надигна, не е отдън права; А праведният ще живее чрез вярата си.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.הנה עפלה לא ישרה נפשו בו וצדיק באמונתו יחיה׃
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.هوذا منتفخة غير مستقيمة نفسه فيه. والبار بايمانه يحيا.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.迦 勒 底 人 自 高 自 大 、 心 不 正 直 . 惟 義 人 因 信 得 生
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.迦勒 底 人 自高自大 、 心不正直 . 惟義人 因 信得生
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Alguns temas são recorrentes: justiça, lealdade, violência, morte, questões políticas e sociais, liberdade.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Anumite teme se repeta: dreptate, devotament, violență, moarte, probleme politice și sociale, libertate.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Certi temi si ripetono: giustizia, lealtà, violenza, morte, problemi politici e sociali, libertà.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Ciertas temáticas se repiten: justicia, lealtad, violencia, muerte, asuntos políticos y sociales, libertad.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.또 어떤 주제들은 항상 떠오릅니다. 정의, 충성심, 폭력, 죽음, 정치적, 사회적인 이슈들, 자유.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Některá témata se opakují: spravedlnost, věrnost, násilí, smrt, politické a sociální problémy, svoboda.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Vissa teman återkommer ofta: rättvisa, lojalitet, våld, död, politiska och social problem, frihet.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.Вечными темами остаются правосудие, законность, насилие, смерть, политические и социальные темы, свобода.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.נושאים מסוימים חוזרים ועולים: צדק, נאמנות, אלימות, מוות, סוגיות פוליטיות וחברתיות, חופש.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.بعض المحاور تستمر في الظهور العدالة، الوفاء، العنف، الموت، المواضيع السياسية والاجتماعية الحرية.
Belli konular sürekli aklıma gelir: adalet, sadakat, şiddet, ölüm, politik ve sosyal meseleler, özgürlük.正義 忠実 暴力 死 政治問題 社会問題 自由
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.(118:30) Я избрал путь истины, поставил пред собою суды Твои.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Aku telah memilih untuk taat, perintah-Mu selalu kuingat-ingat
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Aleg calea adevărului, pun legile Tale supt ochii mei.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Az igazság útját választottam; a te ítéleteid forognak elõttem.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Cestu pravou jsem vyvolil, soudy tvé sobě předkládám.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Escolhi o caminho da fidelidade; diante de mim pus as tuas ordenanças.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.He escogido el camino de la verdad; he puesto tus juicios delante de mí
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Ho scelto la via della giustizia, mi sono proposto i tuoi giudizi
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Ich habe den Weg der Wahrheit erwählt; deine Rechte habe ich vor mich gestellt.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Ik kies ervoor de waarheid te volgen. Daarom denk ik voortdurend aan Uw leefregels.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Jag har utvalt sanningens väg, dina rätter har jag ställt framför mig.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Je choisis la voie de la vérité, Je place tes lois sous mes yeux.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.내가 성실한 길을 택하고 주의 규례를 내 앞에 두었나이다
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Minä olen valinnut totuuden tien, olen asettanut eteeni sinun oikeutesi.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Obrałem drogę prawdy, a sądy twoje przekładam sobie.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Tôi đã chọn con đường thành tín , Ðặt mạng lịnh Chúa trước mặt tôi .
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Tôi đã chọn con đường thành tín, Ðặt mạng lịnh Chúa trước mặt tôi.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Trofasthets vei har jeg utvalgt, dine lover har jeg satt for mig.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Troskabs Vej har jeg valgt, dine Lovbud attrår jeg.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Vyvolil som cestu pravdy; predložil som pred seba tvoje súdy.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Zvestobe pot sem izvolil, sodbe tvoje si postavil pred oči.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Την οδον της αληθειας εξελεξα προ οφθαλμων μου εθεσα τας κρισεις σου.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.Пътят на истината избрах; Трите съдби поставих пред себе си;
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.דרך אמונה בחרתי משפטיך שויתי׃
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.‎اخترت طريق الحق. جعلت احكامك قدامي‎.
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.我 揀 選 了 忠 信 的 道 、 將 你 的 典 章 擺 在 我 面 前
Ben sadakat yolunu seçtim, Hükümlerini uygun gördüm.我 揀選 了 忠信 的 道 、 將 你 的 典章 擺在 我 面前
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!(113:9) Не нам, Господи, не нам, но имени Твоему дай славу, ради милости Твоей, ради истины Твоей.
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Älä meille, Herra, älä meille, vaan omalle nimellesi anna kunnia armosi ja totuutesi tähden.
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Bukan kami, ya TUHAN, bukan kami, tapi Engkau saja harus dipuji, sebab Engkau setia dan tetap mengasihi
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!HERE, wij verdienen geen eer. Alleen Uw naam komt alle eer toe wegens Uw goedheid, liefde en trouw.
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Icke åt oss, HERRE, icke åt oss, utan åt ditt namn giv äran, för din nåds, för din sannings skull.
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Ikke os, o Herre, ikke os, men dit navn, det give du ære for din Miskundheds og Trofastheds Skyld!
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Ikke oss, Herre, ikke oss, men ditt navn gi du ære for din miskunnhets, for din trofasthets skyld!
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!여호와여 영광을 우리에게 돌리지 마옵소서 우리에게 돌리지 마옵소서 오직 주의 인자하심과 진실하심을 인하여 주의 이름에 돌리소서
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Não a nós, Senhor, não a nós, mas ao teu nome dá glória, por amor da tua benignidade e da tua verdade.
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Nem nékünk Uram, nem nékünk, hanem a te nevednek adj dicsõséget, a te kegyelmedért és hívségedért!
Bizi değil, ya RAB, bizi değil, Sevgin ve sadakatin uğruna, Kendi adını yücelt!Ne nam, GOSPOD, ne nam, temuč svojemu imenu daj čast, zaradi milosti svoje, zaradi resnice svoje!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod