Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır.だがあなたがたの心に悪い意図のある場合は別である。
Bu sadakatinin mükafatı olarak da seni istediğin makama tayin edeyim.ご褒美になんでも願いを一つだけ叶えてあげましょう」と告げられる。
Onlar sahibine ve ailesine sadakati ile seçiliyor.頭もよく、飼い主や家族に忠実である。
1151'de Grossetto şehirlileri Siena Cumhuriyeti'ne sadakat yemini ettiler.1151年、グロッセート市民はシエーナ(シエーナ共和国)に忠誠を誓った。
Ardından sadakatini gösterebileceği bir görev verilir.彼らはその国に未だに忠誠を誓っているかもしれないからである。
Bunun ardından islam'daki iman ve ibadet esaslarına sadakat tekrarlanır.イテンやカプソワル等の一部の地域ではイスラム教も信仰される。
Baba'sına sıkı bir sadakat içindedir.父の方針を忠実に継承。
Sadakat ve onura kafayı takmıştır.彼らの不動と忠誠は称賛に値する。
Adını eski Roma'nın sadakat tanrıçası Fides'ten alır.名前はローマ神話の信義の女神フィデースにちなんで名づけられた。
Sıradan bir köpek gibi gözükse de, bunun evliliğe duyulan (duyulması gereken) sadakati temsil ettiği bilinir.一見、普通の犬のように見えるが、人語を理解する。
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.傍らの犬は後藤貞行の作。
12 yıl içinde onlara gösterdikleri sadakat için sevenlerine teşekkür ettiler.98年から約12年間の長きにわたり、ゲームクエストを支えていただいたみなさまには本当に感謝しています。
Yuri'nin Romanov'a sadakati şüphelidir.ログレスに対する忠誠も怪しい。
Sonra iki aşık birbirlerine sadakat yemini ederler.カップルはお互いに愛を誓い合う。
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.榊 由良に忠誠を誓う家臣。
Ayrıca, sürücü belgesi, sağlık kartı, sadakat kartı ve diğer kimlik belgelerini telefonda saklayabilirler.また、 運転免許証、印鑑登録証、健康保険証、パスポート、銀行口座などは旧姓では作ることができない。
Prenses ve Orphée birbirlerine sadakat yemini ederler.匠と瀬奈はお互いに永遠の愛を誓う。
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.我們宣誓盡忠誠,我們諾言已許下。
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.但他們皆因曾受維摩詰居士指正,而婉拒佛的差遣。
12 yıl içinde onlara gösterdikleri sadakat için sevenlerine teşekkür ettiler.許荊在任內十二年,百姓們對他讚譽有加。
Sadakate önem veriyor.非常關心莎佳。
Uyruk, yurttaşları belirttiği gibi, sadakat yoluyla da uyruk olunabilmektedir.及者,言其能导人追宗者也。
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.因此分别效忠于兄弟俩人的势力出现了紧张的对立情绪。
Bu sadakatinin mükafatı olarak da seni istediğin makama tayin edeyim.要把我所要賜給你的法版放在櫃裏。
Ayrıca, sürücü belgesi, sağlık kartı, sadakat kartı ve diğer kimlik belgelerini telefonda saklayabilirler.里面也可以放置电子驾照、社保卡、身份证或其他数字证件。
Bunun ardından islam'daki iman ve ibadet esaslarına sadakat tekrarlanır.이슬람은 믿음(إيمان, īmān)과 실천 (دين, dīn)으로 이루어진다.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.여러 군단들, 특히 충성심이 의심되는 군대는 완전히 해산되었다.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.숙종때 충절사라 사액하였으며, 정조 때 충장(忠壯)이라는 시호를 내렸다.
Isildur onların bu sadakatsizliklerine karşı onlara lanet okudu.알렉시오스는 이들에게 자신에게 충성할 것을 서약하게 했다.
Sadakat Adaları - İl başkenti: Lifou.승재 모 갈소원 : 은바위 역.
Aşk, sadakat göstermektir.라 인터뷰하며 충성심을 보였다.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.우리 땅에서 우리는 자유를 맹세하네.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.אני נשבעת אמונים לחוקה.
Sadakat programı olarak adlandırılan uygulamaların en yaygınıdır.המוצר הנפוץ ביותר הוא שפת תכנות הנקראת Natural.
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.לרגלי דמות האישה מופיע כלב, כסמל לנאמנות.
İtalyan Komünist Partisi’ne sadakat cesaret işiydi.הגדולה שבהן הייתה המפלגה הקומוניסטית האיטלקית.
En çok sadakate ve dürüstlüğe önem verir.אני אענה לך ברצינות ובכנות.
Ardından sadakatini gösterebileceği bir görev verilir.ויהיה נחמד שיהיה להם גם דיני נאמנות.
Augustus, Praetorian Muhafızların tam sadakatine sahip tek İmparator olarak tarihe geçti.אוגוסטוס היה הקיסר היחיד שקיבל נאמנות מלאה מהפרטוריאנים.
Bu sadakatinin ödülü olarak çok zengin olmuştu.בתמורה הם מעניקים לו נאמנות בלתי מסויגת.
12 yıl içinde onlara gösterdikleri sadakat için sevenlerine teşekkür ettiler.Ръководството благодари на феновете за тяхната лоялност през последните 12 години от историята на дуета.
Ordu, Cassius'u yeni komutanları yapmak istediyse de, o Crassus'a olan sadakat'i nedeniyle bu öneriyi reddeti.Армията от своя страна се опитва да направи Касий своя нов командир, но той отказва от лоялност към Крас.
İtalyan Komünist Partisi’ne sadakat cesaret işiydi.В Италия е деец на Италианската комунистическа партия.
Rita'nın büyük oğlu prens Andronikos'un bir metresi vardı ancak metresinin sadakati konusunda şüpheleri vardı.По-големият син на Рита, Андроник, поддържал любовна връзка с жена, която подозирал в изнвяра.
Ekip, Angel’ın sadakatinden şüphe etmeye başlar.Исабел започва да се съмнява в любовта на Анибал.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Те му отвръщат с клетва за вярност.
En çok sadakate ve dürüstlüğe önem verir.От тях тя очаквала единствено трудолюбие и честност.
İlk karısı Else Weil de Tucholsky'nin sadakat konusunda çok da hassas olmadığını doğruluyordu.Втората г-жа де Уинтър е облекчена да чуе, че Максим не е обичал Ребека.
Ordu, Cassius'u yeni komutanları yapmak istediyse de, o Crassus'a olan sadakat'i nedeniyle bu öneriyi reddeti.Vojska je zauzvrat pokušala učiniti Kasija svojim novim zapovjednikom, ali je on to odbio zbog odanosti Krasu.
Ayrıca ordunun sadakatini kazanmak için rüşvete başvuran ilk imparatordu.Tako je on bio prvi car koji je vjernost svojih vojnika nagrađivao novcem.
Ekip, Angel’ın sadakatinden şüphe etmeye başlar.Ponovno je počeo sumnjati u baruničinu vjernost.
Sık uçan yolcu programı, bir havayolu şirketi tarafından müşterilerine sunulan bir sadakat kartı programıdır.Súčasťou týchto kariet býva vernostný program a sú určené klientom partnera.
Vareg Muhafızların sadakati, Bizans yazarların kinayesi olmuştur.Lojalnost varjaške garde je za bizantinske pisce postala pojem.
Aşk, sadakat göstermektir.Ljubezen je norost.
Nitekim geleneklere olan sadakatini muhafaza etmekte ve Tanrıya olan bağlılığını açıkça beyan etmektedir.Izraža pripravljenost, da si bomo odslej bolj prizadevali za zvestobo Bogu in njegovim zapovedim.
Fides Publica Populi Romani yani "Roma devletine sadakat" ismiyle de tapınılırdı.Taip pat buvo garbinama kaip Fides Publica Populi Romani („lojalumas Romos valstybei“).
83 yılıyla birlikte kendi evliliği, karşılıklı sadakatsizlik ve skandallarla kopma noktasına gelmişti.83 m. jo paties santuoka dėl neištikimybės ir abipusių skandalų buvo ties iširimu.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Į suvažiavimą susirinkusios žmonių masės klausėsi fiurerio kalbų, prisiekinėjo jam ištikimybe.
Augustus, Praetorian Muhafızların tam sadakatine sahip tek İmparator olarak tarihe geçti.Augustas buvo vienintelis imperatorius, kuriam pretorionai buvo absoliučiai ištikimi.
İşlenen ana temalar arkadaşlık ve sadakatsizliktir.Jų bendra tema – neištikimybė.