sada ile cümle

sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ekip, Angel’ın sadakatinden şüphe etmeye başlar.Hao begint de loyaliteit onder zijn vertrouwelingen te betwijfelen.
Yalancı tespih ağacı (sadao) yaprak ve çiçekleri de ayrıca haşlanılarak yenilir.Insecten tasten naast de bladeren en bloemknoppen ook de vruchten aan.
İşlenen ana temalar arkadaşlık ve sadakatsizliktir.Thema's in het verhaal zijn (on)trouw en loyaliteit.
Pek çok küçük hanedan kendilerine sadakat yemini etmiştir.Als kleine kinderen zweren ze elkaar eeuwige trouw.
Bu Sadakonun hikâyesi'ydi.Een daarvan was de Orde van Trouw.
Ancak Cassius, Praetorianların çoğunun sadakatini sağlama konusunda başarısız oldu.Severus ging er verder toe over de weinig loyale Praetoriaanse garde te ontbinden.
Temmuz 1690'da İstanbul'a dönerek sadaret kaymakamlığı yapmıştır.Tevergeefs probeerde hij echter in april 1630 zijn aanstelling in Zeeland terug te krijgen.
"High Fidelity" yüksek sadakat anlamına gelir."Serpentine" gaat over ontrouw.
Festival ilk olarak 2003 yılında Chen Sadan Shelach aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.Het festival werd in 2003 opgericht door Léo Kanenman.
Fakire bir sadaka!Aalmoes voor de arme!
Kalp vakfına sadaka verdi.Zij gaf maar een aalmoes aan de Hartstichting.
Sonra iki aşık birbirlerine sadakat yemini ederler.Obaj mężczyźni potwierdzili swoją przyjaźń przysięgą.
Bıraktıklarımız sadakadır.Dochowaliśmy wierności.
Orada sadakaların hasatı devam ettirilmiştir.Będący tam husyci zostali przytłoczeni.
Ancak Yezidi görüşüne göre bu, Melek Taus'un sadakatini ortaya koydu.Sam Saladyn uznał to zdarzenie za cud zesłany przez Allaha.
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.Towarzyszący mu pies symbolizuje wierność.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Zgromadzone tłumy słuchały przemówień Führera, składały przysięgi lojalności i maszerowały przed nim.
Bu sadakatinin mükafatı olarak da seni istediğin makama tayin edeyim.Pragnął on zagarnąć na rzecz skarbu ich bogactwa.
Şükür sadakası olarak da bilinir.Znany także jako Thiền Trí.
Bu Sadakonun hikâyesi'ydi.Reprezentuje Klejnot Lojalności.
Ayrıca generallerin klana olan sadakati daha fazla.Stanowi ona niewątpliwie dowód lojalności generała.
Ancak birliklerinin sadakatini sağlayamaması nedeniyle başarısız oldu.Byli oni jednak chronieni dzięki lojalności swoich żołnierzy.
Bu sadaret, tam 4 buçuk saat sürmüştü.Nie mylił się, kaźń trwała 2 i pół godziny.
Sürüp giden sadaka ise, ne güzel sevaptır.Biada temu, co jest zły pośród dobrych!
En çok sadakate ve dürüstlüğe önem verir.Dużą wagę przykładają do szczerości i prawości.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Uważa, iż jest to jedyny sposób na wyjście obu kobiet z nędzy.
Bıraktıklarımız sadakadır.Det sista var Lojalitet op.
Fides Publica Populi Romani yani "Roma devletine sadakat" ismiyle de tapınılırdı.Fidis tillbads även under namnet Fides Publica Populi Romani (ungefär "Romerska folkets allmänna trohet").
Bu hayvana liderlik, güç, beceriklilik, sadakat, bağlılık ve cesaret gibi karakterler yüklenmiştir.Man förknippade egenskaper som ledarskap, kraft, intelligens, trohet, engagemang och djärvhet med djuret.
Anyanka 1199 yılında Ural dağlarındaki Koskov vadisine, sadakatsiz bir adamı cezalandırmaya gider.1199 beger sig Anyanka till Uralbergen för att straffa en otrogen man.
Prenses ve Orphée birbirlerine sadakat yemini ederler.Arnold och Mathilde bekänner sin kärlek och svär varandra evig trohet.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Ми склали присягу на вірність народу, Вітчизну свою збережемо.
Ardından sadakatini gösterebileceği bir görev verilir.Він прийнятий за умови, що на ділі доведе свою відданість.
Bıraktıklarımız sadakadır.Вони відрізнялися відданістю.
Aşk, sadakat göstermektir.Назва означає вірність.
"High Fidelity" yüksek sadakat anlamına gelir.HF в назві означає High Fidelity.
Resmi sloganı 'Loyaulte me lie (Sadakat beni bağlar) idi.Був удостоєний ордена «Легіон пошани».
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Тоді вона розщедриться і подарує господарям щастя.
Tanrı'ya sadakatinden ödün verdi ve altar'da Tanrı için buhur yaktı.Аллах піддав його випробуванням, віддавши у владу Шайтану.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Після шлюбу обидва зберегли вірність своєму віросповіданню.
Saltanatın kaldırılması nedeniyle sadaret mührünü iade edemedi.Повернути його Гриць не міг.
Prenses ve Orphée birbirlerine sadakat yemini ederler.Віталіан і Юстин зустрілися і присягнулися один одному у вірності.
Bıraktıklarımız sadakadır.Sportu zůstal i nadále věrný.
Ama, seni kullanan elden başka ne bey, ne sadakat bilirsin?Čemu jsi byl věrný a čemu nevěrný?
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.Psíček na jejím klíně je symbolem manželské věrnosti.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Ale varují ho, že nesmrtelná milenka vyžaduje i bezmeznou věrnost.
Ossë affedildi ve sadakatini yeniden sundu.Byla mu udělena milost, složil lenní hold a přísahu věrnosti.
Bu yay ve sadağı sihirli olup gümüş oklar fırlatır.Hleď, toť čarovný je loužek, kde hedvábné štěstíčka září.
İyilikler ile bağlılıklarını kazandı, şefkatiyle sadakatlerini sağladı.Vlídně zacházel se svými podřízenými, kteří se mu odvděčovali dlouhodobou loajalitou.
Sadako her zaman bir şansın doğacağını umut ederdi.Miko byla přesvědčena, že jednou nastane příležitost.
Aşk, sadakat göstermektir.Láska je akt víry.
Yehova'ya olan sadakat, Tesniye kanunlarına uymakla ölçülmekteydi.Prin devotament față de Yahweh se înțelegea respectarea legii deuteronomice.
Ayrıca ordunun sadakatini kazanmak için rüşvete başvuran ilk imparatordu.A fost primul împărat care și-a asigurat astfel fidelitatea gărzii sale.
Bıraktıklarımız sadakadır.Am rămas fidelă cu ceea ce sunt.
1771’de tekrar sadaret kethüdalığına atandı.1741 - Restaurată din nou, în cinstea lui Dumnezeu.
Aşk, sadakat göstermektir.E simbolul fidelității în amor.
Bu Sadakonun hikâyesi'ydi.Aceasta era datoria de credință (fidelitatea).
Halk ağzındaki seslet imi, “sadağa” veya “sada” şeklindedir.Nevének jelentése „a nép hangja” avagy „népszava”.
Aşk, sadakat göstermektir.HŰSÉG: Őszinteség kitartás.
Ama, seni kullanan elden başka ne bey, ne sadakat bilirsin?Kinek és milyen megnyilvánulása az, amit nehezen viselsz?

İlgili Sayfalar