İtalyan Komünist Partisi’ne sadakat cesaret işiydi.Υπήρξε υποστηρικτής του Κομμουνιστικού κόμματος Ιταλίας.
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.Κάτω δεξιά φαίνεται, επίσης, ένας σκύλος, που αντιπροσωπεύει την πίστη και την εμπιστοσύνη.
Bıraktıklarımız sadakadır.Η πίστη μας θα μας κρατήσει αληθινούς.
O zamandan beri Lil Wayne'in ona çok büyük saygısı ve sadakati vardır.Η Κοκό Σανέλ είχε ελάχιστη υπομονή και πολύ ταλέντο.
Şükür sadakası olarak da bilinir.Er også anvendt som ærestitel.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Herunder hører hirdmændene, kongens huskarle, som har svoret ham troskabsed.
Bıraktıklarımız sadakadır.Lojaliteten som brast.
1151'de Grossetto şehirlileri Siena Cumhuriyeti'ne sadakat yemini ettiler.I 1151 sverget innbyggerne lojalitet til Siena.
Augustus, Praetorian Muhafızların tam sadakatine sahip tek İmparator olarak tarihe geçti.Augustus ble den eneste keiseren som hadde pretorianernes fullstendige lojalitet.
Bir askerî komutan olan Radames, Aida'ya olan aşkı ile Firavun'a olan sadakatı arasında seçim yapamamaktadır.En militær, kaptein Radames, slites mellom sin kjærlighet til henne og sin lojalitet til Faraoen.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.Og de tok barna med dem, og lærte dem deres tale, og de ble døpt.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Å fornekte pavens ufeilbarlighet er forbrytersk dårskap.
Fides, Roma mitolojisinde inanç, vefa ve sadakatin tanrıçasıydı.Fides (latin: «tro») var i romersk mytologi en gudinne for trofasthet og lojalitet.
O zamandan beri Lil Wayne'in ona çok büyük saygısı ve sadakati vardır.Carl Axel Löwenhielm var dypt religiøs og mystiker.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.De øvrige sverget troskapsed for å berge livet.
Bu defaki sadareti yaklaşık 3.5 ay sürdü.Denne prosessen har trolig tatt rundt 3,5 millioner år.
Sadako'nun gösterdiği cesaret, onu Japon çocuklarının gözünde kahraman yaptı.Hun introduserte Sorge for Ozaki, som ble Sorges viktigste informant i Japan.
Etrafındaki ailesi ile beraber Sadako, 12 yaşında 25 Ekim 1955 sabahı öldü.Dengan keluarga di sekelilingnya, Sadako meninggal di pagi hari tanggal 25 Oktober 1955 pada usia 12 tahun.
Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır.Kamu hanyalah mengada-adakan saja.
Sadabell, Barselona, Katalunya doğumlu Masip, 2004 yılında 15 yaşında FC Barcelona'ya transfer oldu.Lahir di Sabadell, Barcelona, Catalonia, Masip pindah ke FC Barcelona La Masia pada tahun 2004, di usia 15.
Kefaret, bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç.Kehendak manusia bebas memilih untuk menghargai atau pun menolak anugerah Allah.
Bizim bıraktıklarımız sadakadır.' buyurdu."Itulah firman iman, yang kami beritakan."
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Ia lalai melaksanakan sumpah setia.
Sadako her zaman bir şansın doğacağını umut ederdi.Harapan Sadako adalah agar dapat hidup.
Ziyaretçiler Sistine Şapeli'ne 53 galeriyi gezdikten sonra verilen ek sadaka ile girebilirler.Para pengunjung harus mengunjungi 53 salas lainnya sebelum berhak atas tiket masuk ke Kapel Sistina.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Mungkin saja ia khawatir, menjadi resah dan mencurah penuh kasih sayang kepada pembelanya.
Bunun ardından islam'daki iman ve ibadet esaslarına sadakat tekrarlanır.Dengan Kesucian menunaikan Rukun Islam dan Rukun Iman.
Ayrıca bütün itaat ve sadakati temsil eder.Selain itu ritual ini juga melambangkan cinta kasih dan kesetiaan.
Anahtar kelime ise sadakatti.Kabupaten ini bermotto "Saiyo Sakato".
Bu sadaret, tam 4 buçuk saat sürmüştü.Pertandingan tersebut membutuhkan waktu empat setengah jam.
Tarhuncu Ahmed Paşa da, 9 ay 1 günlük sadaretine işbaşı yaptı.Syeikh Ibnu Qudamah sempat tinggal bersama dia selama satu bulan sembilan hari.
Fakat evliliğini onun sadakatsizliği yüzünden 1931'de boşanma ile bitirdi.Pernikahan pertamanya berakhir dengan perceraian tahun 1931.
Sadako'nun gösterdiği cesaret, onu Japon çocuklarının gözünde kahraman yaptı.Sadako juga merupakan pahlawan wanita bagi para gadis di Jepang.
Bıraktıklarımız sadakadır.Những người thân yêu ta bỏ lại.
Ayrıca, sürücü belgesi, sağlık kartı, sadakat kartı ve diğer kimlik belgelerini telefonda saklayabilirler.Họ cũng có thể lưu số bằng lái, thẻ y tế, thẻ khách hàng, và các giấp tờ nhận dạng khác trong điện thoại.
Yaşayan kütüphane – sadaka.Sách Khải Huyền - Thư Viện Tin Lành.
Ardından sadakatini gösterebileceği bir görev verilir.Có chiếu khen ngợi lòng trung thành của ông mà nhận.
II. Dünya Savaşı sonlarında Üçüncü Reich yıkılırken, Braun, Hitler'e sadakat yemini etmiştir.Từ lúc Đệ tam đế chế được khởi lập đến khi kết thúc, Braun luôn một mực trung thành với Hitler.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Tôi thề trung thành với Hiến pháp.
Bu sadakatinin ödülü olarak çok zengin olmuştu.Đây là một phần thưởng cho lòng trung thành.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Nó xua đuổi bất hạnh và đem lại hạnh phúc cho chủ nhân.
Yuri'nin Romanov'a sadakati şüphelidir.Rất trung thành với Yuuri.
Isildur onların bu sadakatsizliklerine karşı onlara lanet okudu.Václav đã được cảnh báo bởi những người trung thành với ông.
O zamandan beri Lil Wayne'in ona çok büyük saygısı ve sadakati vardır.Liverpool có lượng cổ động viên hùng hậu và rất trung thành.
Avraam, kendi soyundan gelenlere büyük bir sadakatla Tanrı'ya hizmet etmelerini öğreteceğine dair yemin etti.Saud sau đó thề với cha rằng ông sẽ luôn trung thành tuân theo lời cha.
Anahtar kelime ise sadakatti.Thuật ngữ Ba Tư tương đương là " bazaar ".
Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır.だがあなたがたの心に悪い意図のある場合は別である。
Bu sadakatinin mükafatı olarak da seni istediğin makama tayin edeyim.ご褒美になんでも願いを一つだけ叶えてあげましょう」と告げられる。
Onlar sahibine ve ailesine sadakati ile seçiliyor.頭もよく、飼い主や家族に忠実である。
1151'de Grossetto şehirlileri Siena Cumhuriyeti'ne sadakat yemini ettiler.1151年、グロッセート市民はシエーナ(シエーナ共和国)に忠誠を誓った。
Ardından sadakatini gösterebileceği bir görev verilir.彼らはその国に未だに忠誠を誓っているかもしれないからである。
Bunun ardından islam'daki iman ve ibadet esaslarına sadakat tekrarlanır.イテンやカプソワル等の一部の地域ではイスラム教も信仰される。
Baba'sına sıkı bir sadakat içindedir.父の方針を忠実に継承。
Sadareti 6 buçuk ay sonunda nihayet buldu.6年半ぶりの復帰を果たした。
Sadakat ve onura kafayı takmıştır.彼らの不動と忠誠は称賛に値する。
Adını eski Roma'nın sadakat tanrıçası Fides'ten alır.名前はローマ神話の信義の女神フィデースにちなんで名づけられた。
Ormanlarda, dağlarda dolaşan yankı (aks-i sada) perisi.山上(やまがみ) 正十字騎士団団員。
Sıradan bir köpek gibi gözükse de, bunun evliliğe duyulan (duyulması gereken) sadakati temsil ettiği bilinir.一見、普通の犬のように見えるが、人語を理解する。
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.傍らの犬は後藤貞行の作。
Bu tesisleri birinci sadareti esnasında yaptırmıştır.良守が初陣の時に捕まえた。