sada ile cümle
sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.Dans les sociétés médiévales, il y avait des allégeances bien définies.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.Di masyarakat abad pertengahan, loyalitas didefinisikan dengan jelas.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.I middelaldersamfund var der veldefinerede tilhørsforhold.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.In den mittelalterlichen Gesellschaften gab es fix definierte Gefolgschaften.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.In middeleeuwse maatschappijen bestonden vaste bondgenootschappen.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.În societăţile medievale existau credinţe definite.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı. Kimlik tanımlanmıştı öncelikle din tarafından.A la identidad la definía principalmente la religión.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı. Kimlik tanımlanmıştı öncelikle din tarafından.Ve středověkých společnostech bylo definováno spojenectví a identita především na základě náboženství.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.Nas sociedades medievais, havia fidelidades bem definidas.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.Nelle società medievali esistevano delle fedeltà ben definite.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.Ở xã hội trung đại có các bổn phận được định nghĩa rõ ràng.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.Under medeltiden fanns det väldefinierade lojaliteter.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.W średniowiecznych społeczeństwach istniały określone powinności.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.Στις μεσαιωνικές κοινωνίες, ίσχυαν καθορισμένοι όρκοι αφοσίωσης.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.В средневековом обществе были определенные правила.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.В средновековните общества имало определени принадлежности.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.בחברות של ימי הביניים היו בריתות מוגדרות.
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.فى مجتمعات القرون الوسطى حيث كان هناك تعريف للولاءات .
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.個人の帰属意識の決め手となったのは
Ortaçağ toplumlarında tanımlanmış sadakatlar vardı.중세 봉건 시대에서는 신종(臣從)의 의무가 정해져 있었습니다
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››Aby almužna tvá byla v skrytě, a Otec tvůj, kterýž vidí v skrytě, odplatí tobě zjevně.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››aby bola tvoja almužna v skrytosti, a tvoj Otec, ktorý vidí v skrytosti, on ti odplatí zjavne.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››Aby jałmużna twoja była w skrytości, a Ojciec twój, który widzi w skrytości, ten ci jawnie odda.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››afin que ton aumône se fasse en secret; et ton Père, qui voit dans le secret, te le rendra.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››da bode miloščina tvoja na skrivnem, in Oče tvoj, ki vidi na skrivnem, ti povrne.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››de modo que tus obras de misericordia sean en secreto. Y tu Padre que ve en secreto te recompensará
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››että almusi olisi salassa; ja sinun Isäsi, joka salassa näkee, maksaa sinulle.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››for at din Almisse kan være i Løndom, og din Fader, som ser i Løndom, skal betale dig.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››forat din almisse kan være i lønndom, og din Fader, som ser i lønndom, han skal lønne dig i det åpenbare.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››hầu cho sự bố thí được kín nhiệm; và Cha ngươi, là Ðấng thấy trong chỗ kín nhiệm, sẽ thưởng cho ngươi.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››hầu cho sự bố_thí được kín_nhiệm ; và Cha ngươi , là Ðấng thấy trong chỗ kín_nhiệm , sẽ thưởng cho ngươi .
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››Hogy a te alamizsnád titkon legyen; és a te Atyád, a ki titkon néz, megfizet néked nyilván.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››네 구제함이 은밀하게 하라 은밀한 중에 보시는 너의 아버지가 갚으시리라
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››para que a tua esmola fique em secreto; e teu Pai, que vê em secreto, te recompensará.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››pentruca milostenia ta să fie făcută în ascuns; şi Tatăl tău, care vede în ascuns, îţi va răsplăti.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››perché la tua elemosina resti segreta; e il Padre tuo, che vede nel segreto, ti ricompenserà
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››så att din allmosa gives i det fördolda. Då skall din Fader, som ser i det fördolda, vedergälla dig.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››Uw Vader kent alle geheimen. Hij zal u ervoor belonen.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››да става твоята милостиня в тайно; и твоят Отец, Който вижда в тайно, ще ти въздаде [на яве].
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››чтобы милостыня твоя была втайне; и Отец твой, видящий тайное, воздаст тебе явно.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››щоб твоя милостиня була потайна; а Отець твій, що бачить потайне, віддасть тобі прилюдно.
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››למען תהיה צדקתך בסתר ואביך הראה במסתרים הוא בגלוי יגמלך׃
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››لكي تكون صدقتك في الخفاء. فابوك الذي يرى في الخفاء هو يجازيك علانية
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››要 叫 你 施 捨 的 事 行 在 暗 中 、 你 父 在 暗 中 察 看 、 必 然 報 答 你 。 〔 有 古 卷 作 必 在 明 處 報 答 你
Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.››要 叫 你 施捨 的 事 行 在 暗中 、 你 父 在 暗中 察看 、 必然 報 答 你 。 〔 有 古 卷 作 必 在 明處報 答 你
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.(85:15) Но Ты, Господи, Боже щедрый и благосердный, долготерпеливый и многомилостивый и истинный,
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Ale ty Pane, Bože silný, lítostivý a milostivý, shovívající a hojný v milosrdenství, i pravdomluvný,
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Ale ty, Pane, si silný Bôh ľútostivý a milosrdný, zhovievajúci, mnohej milosti a pravdy.
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Ale ty, Panie, Boże miłosierny i litościwy, i nierychły ku gniewu, i wielce miłosierny, i prawdziwy!
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.De te Uram, könyörülõ és irgalmas Isten vagy, késedelmes a haragra, nagy kegyelmû és igazságú!
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Du aber, HERR, Gott, bist barmherzig und gnädig, geduldig und von großer Güte und Treue.
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.그러나 주여 주는 긍휼히 여기시며 은혜를 베푸시며 노하기를 더디 하시며 인자와 진실이 풍성하신 하나님이시오니
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Mas tu, Senhor, és um Deus compassivo e benigno, longânimo, e abundante em graça e em fidelidade.
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Ma tu, Signore, Dio di pietà, compassionevole, lento all'ira e pieno di amore, Dio fedele
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Men du, Herre, är en barmhärtig och nådig Gud, långmodig och stor i mildhet och trofasthet.
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Men du, Herre, er en barmhjertig og nådig Gud, langmodig og rik på nåde og sannhet.
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Men, Herre, du er en barmhjertig og nådig Gud, langmodig og rig på Nåde og Sandhed.
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Mutta sinä, Herra, olet laupias ja armahtavainen Jumala, pitkämielinen, suuri armossa ja totuudessa.
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Pero tú, oh Señor, Dios compasivo y clemente, lento para la ira y grande en misericordia y verdad
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.Tetapi Engkau, ya TUHAN, Allah pengasih dan penyayang, sabar, penuh kasih dan setia