sada ile cümle
sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Kẻ toan mưu ác há chẳng lầm_lạc sao ? Còn nhơn từ và chân_thật thuộc về người toan mưu thiện .
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.악을 도모하는 자는 그릇 가는 것이 아니냐 선을 도모하는 자에 게는 인자와 진리가 있으리라
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Nemde tévelyegnek, a kik gonoszt szereznek? kegyelmesség pedig és igazság a jó szerzõknek.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Non errano forse quelli che compiono il male? Benevolenza e favore per quanti compiono il bene
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.¿No yerran los que planean lo malo? Pero hay misericordia y verdad para los que planean lo bueno
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Porventura não erram os que maquinam o mal? mas há beneficência e fidelidade para os que planejam o bem.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Zajisté žeť bloudí, kteříž ukládají zlé; ale milosrdenství a pravda těm, kteříž smýšlejí dobré.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Δεν πλανωνται οι βουλευομενοι κακον; ελεος ομως και αληθεια θελει εισθαι εις τους βουλευομενους αγαθον.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Не заблуждават ли се ония, които измислят зло? Но милост и верност ще се покажат към тия, които измислят добро
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Не заблуждаются ли умышляющие зло? но милость и верность у благомыслящих.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.הלוא יתעו חרשי רע וחסד ואמת חרשי טוב׃
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.اما يضل مخترعو الشر. اما الرحمة والحق فيهديان مخترعي الخير
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.謀 惡 的 豈 非 走 入 迷 途 麼 . 謀 善 的 必 得 慈 愛 和 誠 實
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.謀惡 的 豈非 走入 迷途麼.謀善 的 必得 慈愛 和 誠實
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.(50:8) Вот, Ты возлюбил истину в сердце и внутрь меня явил мне мудрость.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.(51:8) Mais tu veux que la vérité soit au fond du coeur: Fais donc pénétrer la sagesse au dedans de moi!
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Dar Tu ceri ca adevărul să fie în adîncul inimii: fă dar să pătrundă înţelepciunea înlăuntrul meu!
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Du elsker jo Sandhed i Hjertets Løndom, så lær mig da Visdom i Hjertedybet.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Eis que desejas que a verdade esteja no íntimo; faze-me, pois, conhecer a sabedoria no secreto da minha alma.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Engkau menuntut ketulusan hati; penuhilah batinku dengan hikmat-Mu
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Glej, ti želiš resničnost v notranjščini, zato mi v skritosti srca razodevaj modrost svojo.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.He aquí, tú quieres la verdad en lo íntimo, y en lo secreto me has hecho comprender sabiduría
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.중심에 진실함을 주께서 원하시오니 내 속에 지혜를 알게 하시리이다
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Siehe, du hast Lust zur Wahrheit, die im Verborgenen liegt; du lässest mich wissen die heimliche Weisheit.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Ιδου, ηγαπησας αληθειαν εν τη καρδια, και εις τα ενδομυχα θελεις με διδαξει σοφιαν.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Ето, понеже желаеш искреност вътре в човека, Научи ме мъдрост в скришното на сърцето ми.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.הן אמת חפצת בטחות ובסתם חכמה תודיעני׃
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.ها قد سررت بالحق في الباطن ففي السريرة تعرّفني حكمة.
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.你 所 喜 愛 的 、 是 內 裡 誠 實 . 你 在 我 隱 密 處 、 必 使 我 得 智 慧
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.你 所喜愛 的 、 是 內裡 誠實 . 你 在 我隱密處 、 必 使 我 得 智慧
Ne sadakatsiz bir kuş.Một con chim không trung thành.
Ne sadakatsiz bir kuş.Quel oiseau infidèle.
Ne sadakatsiz bir kuş.Que pájaro tan desleal.
Ne sadakatsiz bir kuş.Глупая птица!
Ne sadakatsiz bir kuş.Каква невярна птичка.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka.Arra összpontosított, hogy "Ez jótékonyság."
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Asta-i pomană.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Đây là đồ từ thiện.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Dies ist ein Almosen."
Odaklandığı şey: "Bu sadaka.Hij dacht alleen:
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Isto é uma esmola.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka.Sa vision des choses : " C'est de la charité.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."To działania charytatywne.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Toto je charita.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Toto je charita.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Αυτό είναι ελεημοσύνη.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka.Главное, что он подумал: "это благотворительность.
Odaklandığı şey: "Bu sadaka."Це доброчинність.
O, Elçi'nin güvenine, binlerce Müslüman'ın da sadakatine sahipti.Er hatte das Vertrauern des Gesandten und die Loyalität tausender Muslime.
O, Elçi'nin güvenine, binlerce Müslüman'ın da sadakatine sahipti.그는 메신저의 신뢰와 충성도 했다 이슬람교도의 수천.
O, Elçi'nin güvenine, binlerce Müslüman'ın da sadakatine sahipti.يملك ثقة الرسول، و ولاء آلاف المسلمين.
Oh, yazık Sadaf :(Oh, pobre Sadaf :(
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeni같은 나이 또래의 7학년으로 학교에 들어갔으며 처음으로 국기에 대한 맹세를 하는 순간입니다. 그녀의 요리선생님입니다.
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeniEntrou no 7º ano na devida idade. O juramento pela primeira vez. A professora de culinária dela.
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeniLễ chào cờ đầu tiên của cô bé. Đây là cô giáo dạy nấu ăn của Natasha.
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeniSie ging in die 7. Klasse mit Gleichaltrigen. Hier das erste Mal beim Treueschwur. Das ist ihre Kochlehrerin.
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeniЗапочна седми клас, съвсем навреме. За първи път - клетва за вярност. Това е нейният учител по готвене.
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeniהיא הצטרפה לכיתה ז', עם בני הגיל שלה. נשבעת אמונים בפעם הראשונה. זו המורה לבישול שלה.
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeniإلتحقت بالصف السابع و هو الصف المناسب لسنها. قسم الولاء لأول مرة. وهذه معلمتها للطهي.
Okula, yaşıtlarıyla birlikte okumak üzere 7. sınıftan başladı. ilk sadakat yemini aşçılık öğretmeni初めての国家斉唱 彼女の料理の先生 ナターシャが教えてくれたのですが たくさんの子供たちが 話しかけても