sada ile cümle
sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.O coração bate de maneira rítmica, incansável, fiel.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Quả tim đập một cách nhịp nhàng, không ngừng nghỉ và miệt mài.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Serce bije. Rytmicznie, niezmożenie, wiernie.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Se sykkii rytmissä, väsymättä, uskollisesti.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Tja, det slår, rytmiskt, outtröttligt, hängivet.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Η καρδιά χτυπάει, ρυθμικά, ακούραστα, πιστά.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Ами, сърцето бие, ритмично, неуморно, неотменно.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Ну.. сердце бьется. Ритмично, неустанно, преданно.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Ну, серце б'ється. Ритмічно, невпинно, віддано.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.ובכן, הלב פועם, במקצב, ללא הפסקה, באמינות.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.حسنا، القلب ينبض، بشكل إيقاعي، دون كلل، وبإخلاص.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.リズミカルに 休むことなく 忠実に鼓動します 細胞培養環境に電極をつけ
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Dopoldanski trening je konec!
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Du er ikke spise, ikke?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Et syö, eikö?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nejste jíst, ne?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nem eszik, nem igaz?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nie jesz, prawda?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Nie ste jesť, nie?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat! - Sadakat değil, "Zafer!"Tout va bien, merci.
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Sie sind nicht essen, nicht wahr?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Tu nu mananca, nu?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Você não está comendo, certo?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Δεν τρώνε, έτσι δεν είναι;
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!Ви не їсте, чи не так?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!את לא אוכל, נכון?
Kocan, ülkesine hizmet için gidiyor! Sadakat!أنت لم تأكل، اليس كذلك؟
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.a povedal: Kornelius, tvoja modlitba je vyslyšaná, a tvoje almužny sa spomenuly pred Bohom.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.A řekl: Kornéli, uslyšánať jest modlitba tvá a almužny tvé jsouť v paměti před tváří Boží.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.Corneille, ta prière a été exaucée, et Dieu s`est souvenu de tes aumônes.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.e disse: Cornélio, a tua oração foi ouvida, e as tuas esmolas estão em memória diante de Deus.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.e mi disse: Cornelio, sono state esaudite le tue preghiere e ricordate le tue elemosine davanti a Dio
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.És monda: Kornélius, meghallgattatott a te imádságod, és a te alamizsnáid emlékezetbe jutottak Isten elõtt.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.Ia berkata, 'Kornelius! Allah sudah menerima doamu dan ingat akan kemurahan hatimu
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.ja sanoi: `Kornelius, sinun rukouksesi on kuultu, ja sinun almusi ovat tulleet muistoon Jumalan edessä.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.말하되 고넬료야 하나님이 네 기도를 들으시고 네 구제를 기억하셨으니
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.Kornelij, uslišana je molitev tvoja in miloščine tvoje so v spominu pred Bogom.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.mà phán rằng: Hỡi Cọt-nây, lời cầu nguyện ngươi đ@£ được nhậm, Ðức Chúa Trời đã ghi nhớ việc bố thí của ngươi.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.och han sade: 'Kornelius, din bön är hörd, och dina allmosor hava kommit i åminnelse inför Gud.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.og han sagde: Kornelius! din Bøn er hørt, og dine Almisser ere ihukommede for Gud.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.og han sier: Kornelius! din bønn er hørt, og dine almisser er ihukommet for Guds åsyn;
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.şi a zis: ,,Cornelie, rugăciunea ta a fost ascultată, şi Dumnezeu Şi -a adus aminte de milosteniile tale.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.und sprach: Kornelius, dein Gebet ist erhört, und deiner Almosen ist gedacht worden vor Gott.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.και λεγει Κορνηλιε, εισηκουσθη η προσευχη σου και αι ελεημοσυναι σου εμνημονευθησαν ενωπιον του Θεου.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.и говорит: Корнилий! услышана молитва твоя, и милостыни твои воспомянулись пред Богом.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.і рече: Корнелию, вислухана твоя молитва, і милостині твої згадано перед Богом.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.ויאמר קרניליוס נשמעה תפלתך וצדקותיך היו לזכרון לפני האלהים׃
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.وقال يا كرنيليوس سمعت صلاتك وذكرت صدقاتك امام الله.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.說 、 哥 尼 流 、 你 的 禱 告 、 已 蒙 垂 聽 、 你 的 賙 濟 、 達 到 神 面 前 已 蒙 記 念 了
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.說 、 哥尼流 、 你 的 禱告 、 已 蒙 垂聽 、 你 的 賙濟 、 達到 神 面前 已 蒙記 念 了
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Ali se ne motijo, kateri snujejo hudo? Milost pa in resnica pride njim, ki snujejo dobro.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Ceux qui méditent le mal ne s`égarent-ils pas? Mais ceux qui méditent le bien agissent avec bonté et fidélité.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Či azda neblúdia tí, ktorí vymýšľajú zlé? Ale milosť a pravda bude tým, ktorí smýšľajú dobré.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.De, som virker ondt, farer visselig vild; de, som virker godt, finder Nåde og Trofasthed.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Die mit bösen Ränken umgehen, werden fehlgehen; die aber Gutes denken, denen wird Treue und Güte widerfahren.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Eivätkö eksy ne, jotka hankitsevat pahaa? Mutta armo ja totuus niille, jotka hankitsevat hyvää!
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Graven kwaadstichters niet hun eigen graf? Maar wie goed doet, wordt gewaardeerd en dankbaar bejegend.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.În adevăr ceice gîndesc răul se rătăcesc. dar ceice gîndesc binele lucrează cu bunătate şi credincioşie.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Izali nie błądzą, którzy wymyślają złe? a miłosierdzie i prawda należy tym, którzy wymyślają dobre.
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Kẻ toan mưu ác há chẳng lầm lạc sao? Còn nhơn từ và chân thật thuộc về người toan mưu thiện.