sada ile cümle
sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.hans Nåde er ny hver Morgen, hans Trofasthed stor.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.이것이 아침마다 새로우니 주의 성실이 크도소이다
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Minden reggel meg-megújul; nagy a te hûséged!
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Mỗi buổi sáng thì lại mới luôn, sự thành tín Ngài là lớn lắm.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Mỗi buổi_sáng thì lại mới luôn , sự thành tín Ngài là lớn lắm .
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.novo je vsako jutro; preobila je zvestoba tvoja.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Nuevas son cada mañana; grande es tu fidelidad
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.renovam-se cada manhã. Grande é a tua fidelidade.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.selalu baru setiap pagi sungguh, TUHAN setia sekali
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.se on joka aamu uusi, ja suuri on hänen uskollisuutensa.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.sondern sie ist alle Morgen neu, und deine Treue ist groß.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Sú nové každého rána; veľká je tvoja vernosť.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Ανανεονονται εν ταις πρωιαις μεγαλη ειναι η πιστοτης σου.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Оно обновляется каждое утро; велика верность Твоя!
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Те се подновяват всяка заран; голяма е Твоята вярност.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.חדשים לבקרים רבה אמונתך׃
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.هي جديدة في كل صباح. كثيرة امانتك.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.每 早 晨 這 都 是 新 的 . 你 的 誠 實 、 極 其 廣 大
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.每 早晨 這都 是 新 的 . 你 的 誠實 、 極 其 廣大
Hiçbir zaman Sadao'ya Kosaku'dan farklı davranmadım.Para mi no hay diferencias entre Sadao y Kousaku.
İkinci olarak öğrendim ki, borç vermek teması sürdürmeye yarayan çok ilginç bir araç. Verdiğiniz sadaka değil.La segunda cosa que aprendí es que los préstamos son una herramienta muy interesante para la conectividad.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.At adlyde en overordnet, som du ikke tror på, er ikke loyalitet.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Att följa en överordnad som du inte tror på är inte lojalitet.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Ei ole lojaaliutta seurata esimiestä, johon ette luota.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir. Kendini kandırmaktır.Η υπακοή σε ανώτερο που δεν πιστεύεις, δεν είναι αφοσίωση είναι σαν αυταπάτη!
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Posłuszeństwo wobec dowódcy, któremu nie ufacie, to nie lojalność.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguir a un superior en quien no confías no es ser leal.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguire un superiore in cui non riponete fiducia non è lealtà.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguir um superior no qual não tem fé não é lealdade.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Подчиняться тому, кому не веришь - это не лояльность.
İnternetteyseniz, çözümü önce düşük sonra da... yüksek sadakatli prototip inşa ederek test edeceksiniz.웹 분야의 솔루션을 테스트하는 거라면 저성능에서 고성능 순으로 프로토타입을 만들고
İnternetteyseniz, çözümü önce düşük sonra da... yüksek sadakatli prototip inşa ederek test edeceksiniz.Y van a averiguar cómo crear un prototipo.
İnternetteyseniz, çözümü önce düşük sonra da... yüksek sadakatli prototip inşa ederek test edeceksiniz.وستختبر الحل إن كنت على الويب من خلال إنشاء نموذج مبدئي منخفض الأداء ثم عالي الأداء.
İnternetteyseniz, çözümü önce düşük sonra da... yüksek sadakatli prototip inşa ederek test edeceksiniz.最初の試作品は単純な"ローファイMVP"で構いません ソリューションが顧客のニーズを満たすかを 調べたいだけだからです
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.Er gedenkt an seine Gnade und Wahrheit dem Hause Israel; aller Welt Enden sehen das Heil unsers Gottes.
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.Han har tänkt på sin nåd och trofasthet mot Israels hus; alla jordens ändar hava sett huru vår Gud frälsar.
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.han kom sin Nåde mod Jakob i Hu, sin Trofasthed mod Israels Hus. Den vide Jord har skuet vor Guds Frelse.
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.저가 이스라엘 집에 향하신 인자와 성실을 기억하셨으므로 땅의 모든 끝이 우리 하나님의 구원을 보았도다
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.Pamätá na svoju milosť a na svoju pravdu, domu Izraelovmu. Všetky končiny zeme uvidia spasenie nášho Boha.
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.זכר חסדו ואמונתו לבית ישראל ראו כל אפסי ארץ את ישועת אלהינו׃
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.ذكر رحمته وامانته لبيت اسرائيل. رأت كل اقاصي الارض خلاص الهنا
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.記 念 他 向 以 色 列 家 所 發 的 慈 愛 、 所 憑 的 信 實 . 地 的 四 極 、 都 看 見 我 們 神 的 救 恩
İsrail halkına sevgisini, Sadakatini anımsadı; Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.記念 他 向 以色列 家所發 的 慈愛 、 所 憑 的 信實 . 地 的 四 極 、 都 看 見 我 們神 的 救恩
Kabaca neler olduklarını biliyorum. Odaklandığı şey: "Bu sadaka.저는 그것들이 무엇이었는지 대충은 압니다. 그는 이렇게 생각했습니다.
Kabaca neler olduklarını biliyorum. Odaklandığı şey: "Bu sadaka.Неговото виждане бе, "Това е милостиня.
Kabaca neler olduklarını biliyorum. Odaklandığı şey: "Bu sadaka.אני יודע מהן היו בקצרה. הוא התמקד בכך ש: "זאת צדקה.
Kabaca neler olduklarını biliyorum. Odaklandığı şey: "Bu sadaka.و هم بإختصار كما أعلمهم. تركيزه كان على :" هذه صدقة.
Kabaca neler olduklarını biliyorum. Odaklandığı şey: "Bu sadaka.自分は無価値ということ 何をすべきだったのか?
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Bene, il cuore batte, ritmicamente, senza sosta, fedelmente.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Bueno, que late de manera rítmica, incansable y fiel.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Eh bien, le cœur bat, périodiquement, inlassablement, et fidèlement.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Ei bine, inima bate ritmic, exact, fără să obosească.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Først og fremmest slår hjertet rytmisk, utrætteligt, trofast.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Jantung berdetak, berirama, tidak kenal lelah, setia.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.음, 심장박동이나 리듬이 있는 것, 지치지 않는다는 것, 충실하다는 점이 있겠죠.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Nos, attól, hogy ver, ritmikusan, fáradhatatlanul, hűségesen.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.No, srdce bije, rytmicky, neúnavně, poctivě.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.No, srdce bije rytmicky, neúnavne, spoľahlivo.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Nou, het hart klopt, ritmisch, onvermoeibaar, trouw.
Kalp, düzenli olarak yorulmadan, büyük bir sadakat ile sürekli çarpar.Nun, das Herz schlägt, rhythmisch, unermüdlich, treu.