sada ile cümle
sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.To, že je budované na vernosti a oddanosti a obdive jedinečných darov oboch.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Yang dibangun berdasarkan keyakinan dan komitmen dan kebanggaan atas karunia masing-masing.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Že je postaveno na víře a odhodlání a obdivu k jedinečným darům toho druhého.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Że zbudowane są na wierze i oddaniu, na wzajemnym podziwie dla wyjątkowych cech partnera.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Че той се гради върху вяра, отговорност и възхищение на всеки един към уникалните дарове на другия.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Что он построен на доверии, и взаимных обязательствах, и восхищении уникальностью друг друга.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.כאלה המבוססים על נאמנות, מסירות והערצה לכישוריו היחודיים של השני.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.ذلك المبني على الإيمان والإلتزام والإحترام لهدية كل طرف المتفردة.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.お互いの能力への賞賛の上に築かれた... 父親になること
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.A cana trilhada, não a quebrará, nem apagará o pavio que fumega; em verdade trará a justiça;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.bryder ej knækket Rør og slukker ej rygende Tande. Han udbreder Ret med Troskab,
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.상한 갈대를 꺾지 아니하며 꺼져가는 등불을 끄지 아니하고 진리로 공의를 베풀 것이며
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Megrepedt nádat nem tör el, a pislogó gyertya belet nem oltja ki, a törvényt igazán jelenti meg.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Nalomenej trstiny nedolomí a tlejúceho knôtu nevyhasí; súd bude vynášať podľa pravdy.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.No quebrará la caña cascada, ni apagará la mecha que se está extinguiendo; según la verdad traerá justicia
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trestia frîntă n'o va zdrobi, şi mucul care mai arde încă, nu -l va stinge. Va vesti judecata după adevăr.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trsta nalomljenega ne zlomi in tlečega stenja ne pogasi; po resnici bo oznanjeval pravico.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Třtiny nalomené nedolomí, a lnu kouřícího se neuhasí, ale soud podlé pravdy vynášeti bude.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trzciny nałamanej nie dołamie, a lnu kurzącego się nie dogasi; ale sąd wyda według prawdy.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Смазана тръстика няма да пречупи, И замъждял фитил няма да угаси; Ще постави правосъдие според истината.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.трости надломленной не переломит, и льна курящегося не угасит; будет производить суд по истине;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.קנה רצוץ לא ישבור ופשתה כהה לא יכבנה לאמת יוציא משפט׃
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.قصبة مرضوضة لا يقصف وفتيلة خامدة لا يطفئ. الى الامان يخرج الحق.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.壓 傷 的 蘆 葦 、 他 不 折 斷 . 將 殘 的 燈 火 、 他 不 吹 滅 . 他 憑 真 實 將 公 理 傳 開
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.壓傷 的 蘆葦 、 他 不 折斷.將殘 的 燈火 、 他 不 吹滅 . 他 憑真實將 公理 傳開
Fikir tamamen aynıdır: Sadakat planları, yarışmalar ve etkinlikler düzenleriz.고객 유지를 위해 로열티 프로그램을 제공하거나, 콘테스트나 행사도 열고
Fikir tamamen aynıdır: Sadakat planları, yarışmalar ve etkinlikler düzenleriz.الفكرة هي ذاتها، قد نحتاج لتقديم برامج ولاء أو مسابقات أو فعاليات،
Fikir tamamen aynıdır: Sadakat planları, yarışmalar ve etkinlikler düzenleriz.ブログ、RSS、eメール、ソーシャルメディアなど 顧客のキープを目的としています
Geçip gidene bunca sadakat gösteriyor, bunca dikkat veriyoruz.Dávame toľko loajality, toľko pozornosti, tomu, čo je nestále.
Geçip gidene bunca sadakat gösteriyor, bunca dikkat veriyoruz.Nous faisons preuve de tellement de loyauté, de tellement d'attention, envers ce qui est éphémère.
Geçip gidene bunca sadakat gösteriyor, bunca dikkat veriyoruz.Prestamos tanta lealtad, tanta atención, a lo que pasa.
Geçip gidene bunca sadakat gösteriyor, bunca dikkat veriyoruz.Все приходит и уходит. Мы так преданы, уделяем столько внимания тому, что проходимо.
Geçip gidene bunca sadakat gösteriyor, bunca dikkat veriyoruz.でもこの通過を目撃しているもの
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Jag litar på er orubbliga lojalitet och er hälsa- -när vi närmar oss den förestående dagen.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Jeg stoler på jeres stærke loyalitet og helbred, - - når vi nærmer os den forestående dag.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Prego per la tua incrollabile fedeltà e per il tuo benessere mentre avanza il nuovo giorno.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Rezo pela vossa lealdade firme e pelo vosso bem-estar, quando avançamos para no dia que nasce.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Ruego por vuestra lealtad inquebrantable y bienestar mientras nos acercamos al gran día.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Toivon uskollisuuttasi ja hyvinvointiasi- -tulossa olevan päivän lähestyessä.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Za waszą niezachwianą lojalność i wasze sukcesy na drodze do zbliżającego się celu.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Κάνω πρόποση στην πίστη και στην ευρωστία σας καθώς προχωράμε στην επερχόμενη ημέρα.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.За вашу непоколебимую стойкость и благополучие на пути приближения завтрашнего дня.
Gerçek bilimin hiçbir devlete sadakat borcu yoktur.Știința reală nu are nici o legătură cu guvernul.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Há pobreza, dá-se dinheiro para ajudar.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Tam je revščina, daš denar, da pomagaš.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Vezi sărăcie, dai bani pentru a ajuta.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Waar armoede is, geef je geld om te helpen.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi? Fakirlere para verirsin, yardım etmiş olursun.Има бедност, даряваш пари за помощи.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?가난한 사람이 있으면 기부를 하여 돕는다는 것이
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?lo cual había sido mi modalidad.
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?וזאת היתה צורת המחשבה שלי,
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?وهو أمرٌ غريب أليس كذلك
Halbuki sadaka vermeye alışkındım, değil mi?寄付を求められるだろうと覚悟していました
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Ale nová jsou každého jitra; převeliká jest pravda tvá.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Ale się na każdy poranek odnawiają; wielka jest prawda twoja.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.ci se înoiesc în fiecare dimineaţă. Şi credincioşia Ta este atît de mare!
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Den är var morgon ny, ja, stor är din trofasthet.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Den er ny hver morgen, din trofasthet er stor.
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.Elles se renouvellent chaque matin. Oh! que ta fidélité est grande!
Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.esse son rinnovate ogni mattina, grande è la sua fedeltà