sadık ile cümle
sadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.dets Præster klæder jeg i Frelse, dets fromme skal synge med Fryd.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Ihre Priester will ich mit Heil kleiden, und ihre Heiligen sollen fröhlich sein.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Imam-imamnya menampakkan keselamatan daripada-Ku; umatnya akan menyanyi dan bersorak gembira
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.jeho kňazov oblečiem v spasenie, a jeho svätí budú a istotne budú plesať.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Je revêtirai de salut ses sacrificateurs, Et ses fidèles pousseront des cris de joie.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Kapłanów jego przyoblokę zbawieniem, a święci jego weseląc się, radować się będą.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.내가 그 제사장들에게 구원으로 입히리니 그 성도들은 즐거움으로 외치리로다
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.og dets prester vil jeg klæ med fryd.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Papjait meg felruházom szabadítással, és vígan örvendeznek kegyeltjei.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Rivestirò di salvezza i suoi sacerdoti, esulteranno di gioia i suoi fedeli
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Sen papit minä puetan autuudella, ja sen hurskaat riemuiten riemuitkoot.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Ta cũng sẽ mặc sự cứu rỗi cho thầy tế lễ thành ấy, Và các thánh nó sẽ reo mừng.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Ta cũng sẽ mặc sự cứu_rỗi cho thầy tế_lễ thành ấy , Và các thánh nó sẽ reo mừng .
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Vestirei de salvação os seus sacerdotes; e de júbilo os seus santos exultarão
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Voi îmbrăca în mîntuire pe preoţii lui, şi credincioşii lui vor scoate strigăte de bucurie.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.και τους ιερεις αυτης θελω ενδυσει σωτηριαν και οι οσιοι αυτης θελουσιν αγαλλεσθαι εν αγαλλιασει.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.Ще облека и свещениците му със спасение; И светиите му ще възклицават от радост.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.וכהניה אלביש ישע וחסידיה רנן ירננו׃
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.كهنتها البس خلاصا واتقياؤها يهتفون هتافا.
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.我 要 使 祭 司 披 上 救 恩 、 聖 民 大 聲 歡 呼
Kurtuluşla donatacağım kâhinlerini; Hep sevinç ezgileri söyleyecek sadık kulları.我 要 使 祭司 披上 救恩 、 聖民 大聲歡呼
Lakabım, "Bay N'nin Sadık Hindi bası"ydı.Mon surnom, c'est : le Pissenlit Dévoué à M. N. Qui est M. N. ?
Lakabım, "Bay N'nin Sadık Hindi bası"ydı.N úrhoz "Őszintén ragaszkodó Pitypang" a becenevem. Ki az az N úr?
Lakabım, "Bay N'nin Sadık Hindi bası"ydı.Το ψευδώνυμο ήταν "Ελεύθερη - Καρδιά Δοσμένη " στον κ. Ν.
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:A anjelovi sboru Laodičanov napíš: Toto hovorí Ameň, ten verný a pravdivý svedok, počiatok stvorenia Božieho:
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:All'angelo della Chiesa di Laodicèa scrivi: creazione di Dio
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:Andělu pak církve Laodicenské piš: Toto praví Amen, svědek ten věrný a pravý, počátek stvoření Božího:
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:In angelu cerkve v Laodiceji piši: To pravi, ki je Amen, priča zvesta in resnična, začetek stvarjenja Božjega:
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:라오디게아 교회의 사자에게 편지하기를 아멘이시요 충성되고 참된 증인이시요 하나님의 창조의 근본이신 이가 가라사대
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:И Ангелу Лаодикийской церкви напиши: так говорит Аминь, свидетель верный и истинный, начало создания Божия:
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:І ангелові церкви Лаодикийської напиши: Се глаголе Амінь, сьвідок вірний і правдивий, почин створіння Божого:
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:Начаса се намерих в изстъпление чрез Духа, и, ето, престол беше поставен на небето, и на престола седеше Един.
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:ואל מלאך קהל לודקיא כתב כה אמר האמן העד הנאמן והאמתי ראשית בריאת האלהים׃
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:واكتب الى ملاك كنيسة اللاودكيين. هذا يقوله الآمين الشاهد الامين الصادق بداءة خليقة الله.
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:你 要 寫 信 給 老 底 嘉 教 會 的 使 者 、 說 、 那 為 阿 們 的 、 為 誠 信 真 實 見 證 的 、 在 神 創 造 萬 物 之 上 為 完 首 的 、 說
‹‹Laodikyadaki kilisenin meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının kaynağı şöyle diyor:你 要 寫信 給 老底 嘉教會 的 使者 、 說 、 那 為 阿們的 、 為誠 信 真 實見證 的 、 在 神創 造 萬物 之上 為完 首 的 、 說
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Apa yang harus kita lakukan di Libya adalah kita harus berpegang pada resolusi PBB.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.A w kwestii Libii powinniśmy się trzymać rezolucji ONZ.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Ce que nous aurions dû faire en Libye, c'est nous en tenir à la résolution de l'ONU.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Co jsme bývali měli udělat v Libyi je, že jsme se měli držet rezoluce OSN.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.În Libia ar fi trebuit să respectăm rezoluția ONU.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.In Libia, noi avremmo dovuto attenerci alla risoluzione delle Nazioni Unite.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.In Libyen hätten wir uns an die UN-Resolution halten sollen.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Líbiában be kellett volna tartanunk az Egyesült Nemzetek határozatát.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Lo que deberíamos haber hecho en Libia es haber acatado la resolución de Naciones Unidas.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.O que devíamos ter feito na Líbia era termos respeitado a resolução das Nações Unidas.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.To, čo sme mali spraviť v Líbyi, je, že sme mali rešpektovať rezolúciu OSN.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Vad vi skulle ha gjort i Libyen är att hålla oss till FN-resolutionen.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Wat we hadden moeten doen in Libië is ons aan de V.N. resolutie houden.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Αυτό που έπρεπε να κάνουμε στη Λιβύη ήταν να μείνουμε πιστοί στην απόφαση του ΟΗΕ.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Онова, което трябваше да направим в Либия е да се придържаме към резолюцията на ООН.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.Что нам следует сделать в Ливии это придерживаться резолюции ООН.
Libya'da yapmış olmamız gereken şuydu: B.M. çözümüne sadık kalmalıydık.罗伊:好,我认为利比亚是一个经典的问题。
Malcolm'un artan popülerliği, Elijah Mohammad'e sadık kalanları zor bir duruma sokmuştu.말 콤의 새로운 움직임의 인기가 높아지고 있는 도전 엘리야 무하마드에 게 충성을 유지 하는 사람들.
Meşguliyeti, kesin, katılımı sadık.Ihre Besetzung, ihre völlige, treue Anwesenheit.
Meşguliyeti, kesin, katılımı sadık.Jej bytność, jej absolutna, wierna obecność.
Meşguliyeti, kesin, katılımı sadık.그녀의 존재, 그녀의 절대적이고, 충실한 참석
Meşguliyeti, kesin, katılımı sadık.La sua occupazione, il suo assoluto, fedele esserci.
Meşguliyeti, kesin, katılımı sadık.Met absolute toewijding bezet ze haar plek.
Meşguliyeti, kesin, katılımı sadık.Stăpânirea ei, prezenţa ei absolută, fidelă.