sadık ile cümle

sadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.(30:5) Chantez à l`Éternel, vous qui l`aimez, Célébrez par vos louanges sa sainteté!
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Cantad a Jehovah, vosotros sus fieles; celebrad la memoria de su santidad
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Cantai louvores ao Senhor, vós que sois seus santos, e louvai o seu santo nome.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Cîntaţi Domnului, voi cei iubiţi de El, măriţi prin laudele voastre Numele Lui cel Sfînt!
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Herra, sinä nostit minun sieluni tuonelasta, sinä herätit minut henkiin hautaan vaipuvien joukosta.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.HERRE, du förde min själ upp ur dödsriket, du tog mig levande ut från dem som foro ned i graven.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Herre! du har ført min sjel op av dødsriket, du har kalt mig til live fra dem som farer ned i graven.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Hỡi các thánh của Ðức Giê-hô-va, hãy hát ngợi khen Ngài, Cảm tạ sự kỷ niệm thánh của Ngài.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Hỡi các thánh của Ðức_Giê - hô-va , hãy hát ngợi_khen Ngài , Cảm_tạ sự kỷ_niệm thánh của Ngài .
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Hospodine, vyvedl jsi z pekla duši mou, obživil jsi mne, abych s jinými nesstoupil do hrobu.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Ihr Heiligen, lobsinget dem HERRN; danket und preiset seine Heiligkeit!
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.주의 성도들아 여호와를 찬송하며 그 거룩한 이름에 감사할지어다
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Lovsyng HERREN, I hans fromme, pris hans hellige Navn!
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Nyanyikanlah puji-pujian bagi TUHAN, hai umat-Nya yang setia, dan bersyukurlah kepada Yang Mahasuci
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Panie! wywiodłeś z piekła duszę moję; zachowałeś mię przy żywocie, abym nie zstąpił do grobu.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Pojte psalme GOSPODU, svetniki njegovi, in slavite spomin svetosti njegove.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Signore, mi hai fatto risalire dagli inferi, mi hai dato vita perché non scendessi nella tomba
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.U gaf mij het leven terug en redde mij van de dood. Ik hoefde nog niet te sterven.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Uram, felhoztad a Seolból az én lelkemet, fölélesztettél a sírbaszállók közül.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Ψαλμωδησατε εις τον Κυριον, οι οσιοι αυτου, και υμνειτε την μνημην της αγιωσυνης αυτου.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.Пейте Господу, светии Негови, И възхвалявайте светото Му име*.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.זמרו ליהוה חסידיו והודו לזכר קדשו׃
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.‎رنموا للرب يا اتقياءه واحمدوا ذكر قدسه‎.
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.耶 和 華 的 聖 民 哪 、 你 們 要 歌 頌 他 、 稱 讚 他 可 記 念 的 聖
Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün, Kutsallığını anarak Ona şükredin.耶和華 的 聖民 哪 、 你 們要 歌頌 他 、 稱讚 他 可 記念 的 聖
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Aber dieses Selbstverständnis ist weiterhin treu zu dem Boden und zu dem Land aus dem es entstanden ist.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale tento postoj je stabilně věrný půdě a zemi, ve které se vylíhnul.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale toto myslenie neprestáva byť verné zemi a krajine, z ktorej vzišlo.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ám ez a gondolkodási mód továbbra is hű marad a talajhoz, az anyaföldhöz, amelyből kifejlődött.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Însă această mentalitate a rămas credincioasă pământului şi terenului din care a luat naştere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.하지만 이 사고방식은 그것이 발생한 지역에서 충실하게
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Lecz ta mentalność pozostała lojalna wobec ziemi i kraju z których wzięła swój początek.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Maar deze mentaliteit bleef trouw aan de bodem en het land waar ze uit voortkwam.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mais cette mentalité continue à être fidèle au sol et à la terre desquels elle a émergé.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ma questa mentalità ha continuato ad essere fedele alla terra che l'ha vista nascere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mas esta mentalidade continuou fiel ao solo e à terra do qual emergiu.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Nhưng tư tưởng này vẫn sẽ trung thành với đất nước và vùng lãnh thổ mà nó bắt nguồn.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Pero este modo de pensar ha seguido siendo fiel al suelo y a la tierra que lo vio nacer.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Tetapi pola pikir ini terus menjadi setia kepada daratan dan negeri dimana itu muncul.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Αλλά αυτή η νοοτροπία παραμένει πιστή στο έδαφος και στη γη από την οποία ξεπήδησε.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.І цей спосіб мислення залишається вірним тій землі, яка його породила.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Но този мироглед остана верен на пръстта и земята, от които изникна.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Но это новое сознание продолжает быть плоть от плоти той земли, на которой оно родилось.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.אך דרך מחשבה זו המשיכה להיות נאמנת לאדמה ולארץ
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.ولكن ھذا التوجه بقي مخلصا لتراب الأرض
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.それが生まれた 風土に 忠実です
Fransa'ya sadık Vietnamlılar, ve deDoszło do I wojny indochińskiej pomiędzy Francją i wiernymi jej ludźmi a Północą.
Fransa'ya sadık Vietnamlılar, ve de일차 인도차이나 전쟁.;
Fransa'ya sadık Vietnamlılar, ve deフランス語、およびフランス語は、同情的な人々 の間
Gece nöbeti biliyorum ki bir yerlerde devam ediyor. Meşguliyeti, kesin, katılımı sadık.Sa veille, je le sais, continue quelquepart. son siege, son assiduité absolue, fidèle;
Gerçeğine sadık kalarak yapılmışlar.Pochází to z latinského slova "verus", což znamená pravda. Máme tedy za to, že jsou velmi pravdivé.
Gerçeğine sadık kalarak yapılmışlar.Ж: От латинского слова "vērus" - истинный. То есть, подразумевается, что они близки к истине.
Gerçeğine sadık kalarak yapılmışlar.Назва походить від латинського "vērus" (означ. правда"),тому вони виглядають дуже реалістично.
Gerçek ve sadık Juliet.Ako to verný a poctivý Juliet.
Gerçek ve sadık Juliet.Als dat van waarachtig en getrouw Juliet.
Gerçek ve sadık Juliet.Als die von wahrer und treuer Juliet.
Gerçek ve sadık Juliet.Ca de adevărat şi credincios Julieta.
Gerçek ve sadık Juliet.Come quella di vero e fedele Giulietta.
Gerçek ve sadık Juliet.Comme celle de vrai et fidèle Juliette.
Gerçek ve sadık Juliet.Como a de Juliet verdadeiras e fiéis.
İlgili Sayfalar