Ana içeriğe geç
Sözlük

sabun ile cümle

sabun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom biraz sabun satın almak istediğini söyledi.Tom said he wanted to buy some soap.
Ellerimi sabun ve su ile yıkadım.I washed my hands with soap and water.
Bu sabun ellerimde egzamaya neden oluyor.This soap is causing eczema on my hands.
Sami bütün sabunları yanında götürdü.Sami took all the soap with him.
Sabunumuz kalmadı.We're out of soap.
Ne kadar sabuna ihtiyacımız var?How much soap do we need?
Son zamanlarda kullandığınız sabun ya da çamaşır deterjanını değiştirdiniz mi?Have you recently changed your soap or laundry detergent?
Sabun neden masanın üstünde?Why is the soap on the table?
Camay'ın uzun yıllardır sloganı "Camay: Güzel kadınlar için sabun" oldu.Camay's slogan for many years was "Camay: the soap for beautiful women."
Bir noktada, Gilman kapı kapı sabun satarak kendine destek oldu.At one point, Gilman supported herself by selling soap door to door.
Buna orta sabun fazı denir.This is called the middle soap phase.
Dünyanın ilk antibakteriyel sabunu idi.It was the world's first antibacterial soap.
Oyuncu Şükran Sabuncu ile evlidir.He is married to actress Şükran Sabuncu.
Protex, 1985'te Colgate-Palmolive tarafından pazarlanan bir sabun markasıdır.Protex is a brand of soap marketed by Colgate-Palmolive in 1985.
Dünyanın ilk ambalajlanmış, markalı çamaşır sabunu oldu.It was the world's first packaged, branded laundry soap.
Kül veya toprak sudan daha fazla etkili olabilir ancak sabunlu sudan daha etkili değildir.Ash or soil may be more effective than water alone, but may be less effective than soap.
Dial sabun ve vücut yıkama markasıdır.Dial is a brand of soap and body wash.
Sabunda pH değeri belirlendi: 9.5.The soap bar had a determined pH value: 9.5.
Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.The oil can also be used to make soap.
Sabunlar ilk deterjanlardı.Soaps were the first detergents.
1874 yılında Procter & Gamble, "Ivory" markasının yeni sabun ürününü tanıttı.In 1874 Procter & Gamble trademarked "Ivory", the name of its new soap product.
Rinso dünyada ilk toplu pazarlanan sabun tozlarından biriydi.Rinso was one of the first mass-marketed soap powders.
Coast deodorant sabun ve vücut yıkama markasıdır.Coast is a brand of deodorant soap and body wash.
Gün boyunca kritik noktalarda elleri yıkamak ve sabunla yıkamak önemlidir.Washing hands at critical points during the day and washing with soap are both important.
Sabuntaşından yaptıkları çömlek (utkusik) adlarına kaynaklık eder.އެތެރޭގެ އުދުހުންތަކަށް ގެނައި ޓީއެމްއޭގެ ބޯޓް ޓެސްޓް ދަތުރެއްގައި ގަމަށް ޖައްސައިފި.
1816'da Michel Chevreul, değişik yağ ve alkalilerden üretilen sabunlar üzerine bir çalışma başlattı.Around 1816 Michel Chevreul started a study of soaps made from various fats and alkalis.
31 Temmuz 1956'da Purex, “SweetHeart” sabunuyla tanınan Manhattan Soap Company'yi satın aldı.On July 31, 1956, Purex acquired the Manhattan Soap Company best known for its "SweetHeart" soap.
Kostik soda (sodyum hidroksit) gibi güçlü bir baz, sabunlaşma yoluyla yağa saldırdı.A strong base, such as caustic soda, attacked grease by saponification.
Sabun köpükleri minimal yüzeylerin karışık matematiksel problemlerinin fiziksel örnekleridir.Soap bubbles are physical examples of the complex mathematical problem of minimal surface.
Sabun ve deterjanın ana etkisi, çözünmedeki engelleri azaltarak çözünürlüğü arttırmaktır.The main action of soaps and detergents is to reduce barriers to solution, and increase solubility.
Zeytinyağı ve tekstil ve Halep sabunu kentin yerel sanayilerinden bazılarıdır.Olive oil pressing and textiles are some of the city's local industries.
1951 yılında şirket ilk koku giderici sabununu piyasaya sürdü.In 1951, the company launched its first deodorizing soap.
Ivory kalıp sabunu, üretiminde hava ile çırpılır ve suda yüzerdi.Ivory bar soap is whipped with air in its production and floats in water.
Batısında Sabuncupınar 2.7 km uzaklıktadır.Continue east across the mesa for 2.7 miles.
Eğer bizi Hitler’e verseydi sabun olacaktık.It was certainty that we would drown if we got sunk.
Değişik asitleri ayırdı ve alkali ile kombinasyon sonucunda sabun elde etti.He separated the different acids that, in combination with the alkali, produced the soap.
Almanca'dan: fabelhafte "muhteşem" ve Fadenseife "iplik sabunu" anlamını verir.From German: fabelhafte "fabulous" and German: Fadenseife "thread soap".
Sabun kabarcıkları doğal gaz gibi yanıcı bir gazla da doldurulup ardından ateşlenir.Soap bubbles can be filled with a flammable gas such as natural gas and then ignited.
2009 yılında Lysol el sabunları üretmeye başladı.2009: Lysol begins producing hand soaps.
Sabunun tarihi insanlık tarihi kadar eskidir.The concept of Guru is as old as humanity itself.
Bunun dışında sabun yapımı, saç bakım yağları ve diğer ürünlerde kullanılır.It is commonly used in hair conditioners and other hair products.
Sodyum hidroksit (NaOH): Sabun, lavabo açıcı.Helium Baby: Toilet water.
Sabun lyotrophic likit kristalin günlük yaşamımızdaki bir örneğidir.A mixture of soap and water is an everyday example of a lyotropic liquid crystal.
Gültekin Sabuncuoğlu Y. Müh.Güler Sabanci".
Sulu asitlerle kolayca sabunlaşır.Jon clears the arches easily.
Çıkarıldıktan sonra, bir diyafram depolamadan önce ılık yumuşak sabunlu su ile temizlenmelidir.Upon removal, a diaphragm should be cleansed with warm mild soapy water before storage.
Banyo sabunu.Bathroom soap.
Sabun, evet peki, başka?Soap, yeah. What else do you see?
Sabun bazen çok acýtýyor!Soap is sometimes too harsh!
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Then the developing countries applied soap and water, vaccination.
Sol tarafta, burada sabunlu su vardı.On the left-hand side, this was the soapy water.
Bu gümüş nano parçalarından yapılmış bir sabun antibakteriyelThis is soap that's made from silver nanoparticles, which have antibacterial properties.
Çoraplarını sabunla bir güzel ovalamalısın.Try rubbing your socks with soap
Tıraş kreminin içinde sabun var,değil mi?Shaving cream has soap in it, right?
Gözüme sabun kaçtı!Soap's in my eyes!
Sabun şirketleri 20. yüzyılın başında bu yönteme başvurdular.The soap companies did it in the early 20th century.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.They tried selling soap as healthy.
Sabunları, hijyenleri eğitimleri, aşıları penicilinleri oluyor. Sonra aile planlaması.They get soap, hygiene, education, vaccination, penicillin and then family planning.
Ürün elde edilmeye hazır olduğunda, onu banyodan çıkartıyor ve soğuk, sabunlu suyla yıkıyorsunuz.And when it's ready to harvest, you take it out of the bath and you wash it in cold, soapy water.
Ama ah, onun o sabunu yok mu!But oh, her soap!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod