Tıraş olmadan önce yüzümü sabunlarım.I lather my face before shaving.
Gömleği sabunlu suyla yıka ve lekeler çıkacaktır.Wash the shirt in soapy water and the stains will come out.
Sabunlu ellerinle bana dokunma.Don't touch me with your soapy hands.
Onlar o fabrikada kullanılmış yemek yağını sabun haline getirmektedirler.They make used cooking oil into soap at that factory.
Hayat bir sabun köpüğü gibidir.Man's but a bubble.
Sabun gözlerimi acıttı.The soap hurt my eyes.
Ellerinizi sabunla yıkayın.Wash your hands with soap.
Sabun kiri çıkarmaya yardım eder.Soap helps remove the dirt.
Sabun kiri çıkarmaya yardımcı olur.Soap helps remove the dirt.
Bir sabuna ihtiyacım var.I need some soap.
Sabun yok.There's no soap.
O, sabun kabarcıklarını üfledi.He blew soap bubbles.
Hiç sabun yok.There isn't any soap.
Onlar ellerini sabunla yıkar.They wash their hands with soap.
Sabun, lütfen.Soap, please.
Ben kalıptan çok, sıvı sabunu tercih ederim.I prefer soap as a liquid rather than a bar.
Favori sabun markan nedir?What's your favorite brand of soap?
Tom'un gözlerinde sabun var.Tom got soap in his eyes.
Tom sabunu duruladı.Tom rinsed off the soap.
Ben ağzını sabunla yıkayacağım.I'll wash your mouth out with soap!
O bir kalıp sabun tüketti.She used up a bar of soap.
Bizim sadece bir sabunluğumuz var.We have only one soap dish.
Ellerini bir kalıp sabunla yıka.Wash your hands with a bar of soap.
Küfretme yoksa ağzını sabunla yıkarım.Don't curse or I'll wash your mouth out with soap.
Yaşam bir sabun köpüğü gibidir.Life is like a soap bubble.
Sabunu düşürme.Don't drop the soap.
Tom bana bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.Tom gave me enough soap to last a lifetime.
Tom ellerini yıkamak için sabun ve su kullandı.Tom used soap and water to wash his hands.
Tom sabunu sabunluğa koydu.Tom put the soap in the soap dish.
Tom bulaşıkları sabun ile yıkayıp temizlemeye başladı.Tom started rinsing off the dishes.
Bu sabun çok kabarcıklar yapar.This soap makes a lot bubbles.
Vücut sabunu ile hiç yüzünü yıkadın mı?Have you ever washed your face with body soap?
Bir köpek sizi ısırırsa, yarayı sabun ve su ile yıkayın.If a dog bites you, wash the wound with soap and water.
Tom bunu sabun kullanmadan temizlemeye çalışmış olmalı.Tom must've tried cleaning this without using soap.
O sabunu nereden satın aldın?Where did you buy that soap?
Şarkı söylerken yüzümü yıkarken bir sabun köpüğü yuttum.I swallowed a soap bubble when I was washing my face while singing.
Tabakları yıkamak için sabun satın almak zorundayız.We have to buy soap to wash the dishes.
Sabun yapmak için çeşitli süreçler tarih boyunca icat edildi.Several processes for making soap have been invented over the course of history.
Tom, gözlüğünün camlarını ılık, sabunlu suyla yıkayıp onları bir bezle kuruttu.Tom washed the lenses of his glasses with warm, soapy water and dried them on a cloth.
Gözüme sabun kaçtı.I got soap in my eyes.
Ilık su ve sabunla yüzünü yıka.Wash your face with warm water and soap.
Sanırım o sabuna alerjim var.I think I'm allergic to that soap.
Biraz sabun ve su asla hiç kimseyi öldürmedi.A little soap and water never killed anybody.
O iyi bir antibakteriyel ve antifungal sabundur.That's a good antibacterial and antifungal soap.
Sabun kiri temizleyebilir.Soap can clean grime.
Sabun neyden yapılır?What is soap made of?
Sodyum hidroksit sabun yapımında kullanılır.Sodium hydroxide is used in making soaps.
Ellerini yıkadığın sabun hangisi?What soap do you wash your hands with?
Tom dün üç kalıp sabun aldı.Tom bought three bars of soap yesterday.
Kurbanın akciğerlerinde sabun izleri bulundu. Sanırım onlar onu banyoda boğdular.Traces of soap were found in the victim's lungs. I suppose they drowned her in the bath.
Atuqtuaq sabuntaşı oymada mükemmel.Atuqtuaq is excellent at soapstone carving.
Sabun bitti.The soap is finished.
Çocuk sabun dükkanını dolaşmayı seviyor.The boy likes walking around the soap shop.
Yarayı sabun ve su ile yıkayın.Wash the wound with soap and water.
Yarayı sabun ve su ile yıka.Wash the wound with soap and water.
Eşeğin başını yıkayanlar sabunu boşa harcarlar.Those who wash the donkey's head waste soap.
Ellerimizi sabunla yıkıyoruz.We wash our hands with soap.
O sabun kalıbını bana uzat.Hand me that bar of soap.
O sabun kalıbına ihtiyacım var.I need that bar of soap.
Sabun nerede?Where's the soap?