Bunun bir sabotaj olduğu ileri sürüldü.Man har misstänkt att det rörde sig om sabotage.
Sabotajcılar bir süreliğine görünmez olabilirler.En muspekare kan i många tillfällen göras osynlig.
Oyuncunun arabasına yarıştan önce sabotaj yapılmıştır ve yarış esnasında arıza yapar.Han har saboterat spelarens bil och strax efter att tävlingen är igång går hans bil sönder och Razor tar den.
Casusluk, sabotaj, moral bozucu propaganda ve söylentilerin yayılmasını tespit etmek ve önlemek.Förebygga och upptäcka spionage, sabotage, demoraliserande propaganda och ryktesspridning.
Hemen hemen bütün muharebelere ve sabotaj eylemlerine katıldı.Provedla řadu i významnějších bojových a sabotážních akcí.
Sabotaj veya kazayla gerçekleşmiş bir yangın da olasıdır.Sabotajul este o posibilitate, dar și un incendiu accidental.
Olayın siyâsî bir sabotaj olduğu da iddia edildi.În presă a fost vehiculat un sabotaj drept cauză a accidentului.
Olayın siyâsî bir sabotaj olduğu da iddia edildi.Syyksi todettiin virallisesti sabotaasi.
1943 yılların başında sabotaj eylemleri planlamaya başladı.Keväästä 1944 lähtien hän osallistui useisiin sabotaasitoimiin.
Bu direniş hareketi sabotaj eylemleri şeklinde gerçekleşti.Εκτός από τις μάχες διενεργούνταν και ενέργειες σαμποτάζ.
New Directions, koreografi ile uğraşmaktadır ve amigo takımı üyelerinin sabotajlarına karşı koyarlar.New Directions kæmper med koreografi, og at modstå forsøg på sabotage af medlemmer af cheerleadertruppen.
Hemen hemen bütün muharebelere ve sabotaj eylemlerine katıldı.Tage deltog i flere sabotageaktioner og likvideringer.
Müfettişler bir sabotajdan şüheleniyor.Vagten saluterer cyklende officer.
Küçük sabotaj eylemlerini teşvik etti ve Çek direnişi ile temas kurdu.Her støttet han mindre sabotasje og hadde kontakter innen den tsjekkiske motstandsbevegelsen.
Bu direniş hareketi sabotaj eylemleri şeklinde gerçekleşti.Disse reaksjonene kom etter omfattende sabotasjehandlinger fra motstandsbevegelsen.
Bunun bir sabotaj olduğunu anlayan grup Pripyat'ta mahsur kalmıştır ve kimse nerede olduklarını bilmemektedir.En mulighet til å redde Alledia ligger på et mystisk sted, i en by som ingen er sikre på om finnes.
New Directions, koreografi ile uğraşmaktadır ve amigo takımı üyelerinin sabotajlarına karşı koyarlar.New Directions kesulitan dengan koreografi mereka dan menghadapi sabotase dari anggota Cheerleader sekolah.
Helikopteri sabotaj sonucu denize düşer.水中戦闘艇の発進口は艦首にある。
Sabotajcılar bir süreliğine görünmez olabilirler.ムテキスター 一定時間無敵になる。
Olayın siyâsî bir sabotaj olduğu da iddia edildi.该事件被称为睿问魔谋杀案。
Müfettişler bir sabotajdan şüheleniyor.Detective는 탐정을 의미한다.
Hemen hemen bütün muharebelere ve sabotaj eylemlerine katıldı.Тя участва в множество саботажи и екзекуции на колаборационисти.
Olayın siyâsî bir sabotaj olduğu da iddia edildi.Ovaj događaj je poznat kao Ilkin atentat.
"Sabotaj" sözcüğünün kaynağıdır.Ľudia vykonávajúci sabotáže bývajú označovaní slovom sabotéri.
Almanların amacı saldırıyı Alman karşıtı Polonyalı sabotajcıların yaptığı izlenimi vermekti.Nemški cilj je bil uprizoriti napad na postajo kot delo poljskih saboterjev.
Partizanlar yine bu saatlerde 10.500 sabotaj eylemi gerçekleştirdi.Istrski tednik je v tem času imel 5500 izvodov.
Müfettişler bir sabotajdan şüheleniyor.Saboteerimisega tegeleja on sabotöör.
Bu sabotajcılar, işlerinin tehdit altında olduğunu hisseden kişi veya birimlerdir.즉 새로운 소프트웨어나 프로세스, 조직을 들이면
Bu sabotajcılar, işlerinin tehdit altında olduğunu hisseden kişi veya birimlerdir.وهؤلاء أفراد أو منظمات يشعرون بالخطر
Bu sabotajcılar, işlerinin tehdit altında olduğunu hisseden kişi veya birimlerdir.ソフトウエアや新しいプロセスや統合が 導入されるのを妨げる人たちです
Gaz hattına, sabotaj amaçlı iki top atışı yapıldığı belirtildi.El oleoducto fue atacado por dos cohetes de artillería como forma de sabotaje.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz. 4.O sabotador ali está, e também lemos "a Arte da Gerra" de Sun Tzu.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz. 4.Ο σαμποτέρ είναι εκεί, κι επίσης διαβάζουμε από την "Τέχνη του Πολέμου" του Σαν Τσου.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Der Saboteur ist da, und wir lesen auch von Sun Tzu "Die Kunst des Krieges".
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.De saboteur is er en we lezen ook uit Sun Tzu's "De kunst van de oorlog".
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Ecco il sabotatore e leggiamo anche "L'Arte della Guerra" di Sun Tzu.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.El saboteador participa. También leemos "El arte de la guerra" de Sun Tzu.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Je tu sabotér a tiež sme čítali časti knihy majstra Sun-c' "Umenie vojny".
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.그런 방해꾼도 있구요. 그리고 우리는 손자병법도 읽습니다.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Le saboteur est là, nous avons aussi lu "L'Art de la Guerre" de Sun Tzu
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Ott van a szabotőr, és olvasunk Sun Tzu 'A háború művészetéből' is.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Penyabotase itu ada di sana, dan kami juga membaca "Seni Berperang" Sun Tzu.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Sabotażysta jest tu. Czytamy też "Sztukę Wojny" Sun Tzu.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Sabotøren er der, og vi læser også fra Sun Tsu's "Krigens Kunst."
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Sabotorul este acolo. Am citit de asemenea din "Arta războiului" lui Sun Tzu.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Takže sabotér je ve hře, také čteme z Sun-c'ova "Umění války"
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Vi har sabotören, och vi läser dessutom Sun Tzu's "Krigskonsten"
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Вобщем саботёр в игре, а ещё мы читаем "Искусство войны" Сунь Цзы.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.Саботьора е там и също четем от "Изкуството на войната" от Сун Тзу.
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.החבלן שם, ואנו גם קוראים מספרו של סאן-טצו "אומנות המלחמה."
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.يوجد العنصر المخرب هنالك، و نتعلم أيضا من كتاب سن تزو "فن الحرب."
Sabotajcı orada, ve biz de aynı zamanda Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"'nı okuyoruz.孫子の兵法書に出てくるような 考えを読み、4年生、9歳にして
Şirketlere çoktandır satış yapıyorsanız, bazı sabotajcılarla karşılaşabilirsiniz.그리고 기업을 상대로 제품을 팔아보면 알겠지만 방해자가 있는 경우도 있어요
Şirketlere çoktandır satış yapıyorsanız, bazı sabotajcılarla karşılaşabilirsiniz.ولو قضيت وقت كافي في البيع للشركات، قد تجد مخربين
Şirketlere çoktandır satış yapıyorsanız, bazı sabotajcılarla karşılaşabilirsiniz.妨害する人は個人や組織などで 自分たちの仕事が脅かされると感じ
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirA občas by bylo výhodné pro někoho z nich pokusit se sabotovat ostatní.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirCzasem dla jednego z nich korzystne byłoby sabotowanie starań kolegów.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirE a volte potrebbe risultare vantaggioso per uno di questi ragazzi provare a sabotare gli altri.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirEn soms zou het bevorderlijk zijn voor een van deze jongens om de anderen proberen te saboteren.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirEt parfois, ce serait profitable pour l'un d'entre eux d'essayer de saboter les autres.