sabit ile cümle
sabit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1903 - Wright Kardeşler, ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.1906 г. – Братя Райт патентоват първата „летяща машина“.
80 adet element sabit izotopa sahiptir.За 80 от химичните елементи съществува поне един стабилен изотоп.
Işık her zaman sabit bir hızda hareket eder.Цилиндърът се върти с постоянна скорост.
Sabitin tam değeri, yasanın kullanılabilmesi için gerekli değildir.Приписването на знание не следва същото правило.
Ağır ve hafif zincirler üzerinde, değişken (V/variable) ve sabit (C/constant) bölgeler bulunur.Всяка от L и H веригите се състои от вариабилен (V) и константен (C) участък.
Alışılmadık nesneler her zaman şekil sabitliği kurallarına uymaz ve bakış açısı değiştiğinde değişebilirler.Невидимите неща са винаги в едно и също състояние, докато видимите се променят.
Köyde elektrik ve her evde telefon vardır lakin sabit telefon yoktur YerelnetВъв всяка стая има безплатен мрежов интернет, но няма безжичен.
Orantı sabiti “c” sönüm katsayısı olarak adlandırılır ve kuvvet/hız birimindedir(lbf s/ in veya N s/m)."Незастрашен вид" е била подкатегория на категорията "Нисък риск" с код "LR/lc" или (lc).
Hızın iki katına çıkarılması sabit mesafedeki işin iki kat daha çabuk yapılmasına neden olur.Оптималната скорост е поне два пъти по-висока от темпото на желаното движение.
Böylece, g sabit olurdu.Тогава е заменен Дж.
Babasının adı Sabit, dedesinin adı Zûta'dır.Той на вещица прилича, Баба Яга се нарича.
Bahama doları, Amerikan dolarına 1:1 oranında sabitlenmiştir.Той е вързан с брунейския долар в съотношение 1:1.
Köyde TV yayını ve sabit telefon hattı vardır.На стадиона има оборудвана конферентна зала и високоскоростен интернет за медиите.
M1,sabit cephane kullanıyordu.Оръдието използва унитарни снаряди.
Taksilerin bazılarında sabit bir yol ve ücret bulunmaktadır.Край големите пътни станции се събирали и определени мита и налози.
1756'da İskoç Joseph Black "sabit gaz" dediği karbon dioksidi buluncaya dek bilinen tek gaz hava idi.През 1754 г. Джоузеф Блек изолира въглероден диоксид, който той нарича „фиксиран въздух“.
Danimarka kronu, Euroya sabitlenmiştir.Паричната единица на Дания е кроната, която фактически е вързана към еврото.
Pozisyonu sabit olan kaleciler dizilişin dışındadır.Пролетариатът няма какво да загуби, освен своите вериги.
Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olmayıp köyde elektrik vardır ancak sabit telefon yoktur.До селото освен, че няма хубав път, в него няма ток.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Пътят, който осигурява достъп до селото, е асфалтов. Полиантос има електричество и стационарен телефон .
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.Ukupni električni naboj izoliranog sustava ostaje konstantan bez obzira na promjene unutar samog sustava.
Halen işler durumdaki tanklar, en iyi ihtimalle sabit top olarak kullanılabilmektedir.Tenkovi koji su još bili upotrebljivi, mogli su u najboljem slučaju biti korišteni samo kao topovi.
Bahama doları, Amerikan dolarına 1:1 oranında sabitlenmiştir.Tečaj bahamskog dolara vezan je za tečaj američkog dolara u odnosu 1:1.
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.Za ispravnost namaza postoje određeni uvjeti pa namaz nije valjan ako samo jedan od njih nije zadovoljen.
Sabit hacim kalorimetresi, bomba kalorimetresi olarak da adlandırılır.Ogrjevna moć goriva određuje se takozvanom kalorimetrijskom bombom.
Dışsal değişkenler bazen parametreler veya sabitler olarak bilinir.Egzogene varijable ponekad se nazivaju parametar s ili konstanta s.
Lita, 1994 yılından 2002 yılına kadar Amerikan dolarına sabitlenmişti.Brazil je svoju valutu, real, 1994. vezao za američki dolar.
İskelet sabit ve değişmez değildir; kompozisyonu yaşam boyunca değişir.Kostur nije nepromjenjiv, već se mijenja kroz životni vijek.
Aracı sabitleme çalışmalarına devam edildi.Bond nastavlja istraživati pogon.
Aynı zamanda sabit küresel bir zamanda bir uzay diliminin toplam eğriliğinin sıfır olduğunu öngörür.Također uskoro otkriva da je podzemna struktura zapravo svemirski brod.
Panayırın kurulma tarihi sabit olup her yıl Ağustos ayının son pazar günü düzenlenmektedir.Ustaljeni je red da ga se obilježava zadnje subote u kolovozu.
Bu şekilde sabitleri belirlemesi bir pilota kabaca yatay pozisyonunu hesaplamasına yardımcı olur.Time je pilotu omogućeno da samo jednim pogledom razmotriti cijelu taktičku situaciju.
Amerikan doları ile 2.70 XCD oranına göre sabitlenir.Od 1976. tečaj XCD vezan je za tečaj američkog dolara u odnosu 2.7 XCD za 1 USD.
Enerjinin her dalı, sabit bir tartışmayla başlar ve biter.Gdje počinju i završavaju pojedine grane energetike predmet je trajne debate.
Pozisyonu sabit olan kaleciler dizilişin dışındadır.Kip je u dobrom stanju, osim nosa.
Bu hıza "sabit açısal hız" denir.Vyššie uvedené rýchlosti sú „typické“ rýchlosti.
Euro ile XPF = 0,00838 avro oranına göre sabitlenmektedir.Ten je pevne zviazaný s eurom v pomere 1 XPF = 0,00838 EUR.
Jetlerin kaynak yıldızdan patlamaları sabit akış yerine vuruşlar halinde gerçekleşir.Erupcie výtryskov z rodičovskej hviezdy nastávajú skôr v pulzoch ako v stabilnom prúde.
Toplam enerji sabit kalır.Potenciálna energia ostáva konštantná.
Ancak 2002 yılından sonra Euroya sabitlendi.Od roku 2002 sa teda platí eurom.
Bu sabit SRM için 12,7'dir.Jej zdanlivá hviezdna veľkosť je 12,7.
CLV (Constant Linear Velocity): "Sabit doğrusal hızlı" format.Ďalším režimom je CLV (Constant Linear Velocity) – konštantná lineárna rýchlosť.
Bahama doları, Amerikan dolarına 1:1 oranında sabitlenmiştir.Veľkým problémom bolo udržiavanie jednotného kurzu s americkým dolárom 1 ku 1.
Sabit telefon sadece muhtarın evinde vardır. telefon vardır.Iba v jedinom dome v dedine sme mali telefón.
Fakat altı tane gaz sıvılaşmaya karşı koymuştu bu yüzden o zamanlar bu gazlara “sabit gazlar” denmişti.Šesť plynov ale odolalo všetkým pokusom o skvapalnenie, a nazývali sa permanentné plyny.
Yer sabit yörünge için yer yüzeyinden itibaren yükseklik sınırı 35,786 kilometredir.Výška geostacionárnej dráhy nad Zemou je 35 786 km.
Bugün bu buzul duvarları sabit hatlar sayesinde aşılmaktadır.Brehy týchto jazier sú strmé, spravidla tvorené ľadovými stenami.
Magnetostatik, akımlar sabit olmadığında bile yeterince iyi bir yaklaşımdır.Magnetostatika je dobrá aproximácia aj vtedy, keď prúdy nie sú statické, ale výrazne sa nemenia.
Çünkü 1, boyutsuz fiziksel sabittir.Tlmenie je bezrozmerná fyzikálna veličina.
Bu yazılı kayalar 14 bin yıllıktır, c14 karbon testleriyle sabittir.Tieto vplyvy sa pri datovaní uhlíkovou metódou C14 zohľadňujú.
Anlam sabit değildir, nitekim her yorumcunun belli bir eyleme farklı anlamlar vermesi bundandır.Ale nie je ani subjektívna v tom zmysle, že by ju každý subjekt prežíval inak.
Sabit manyetik ağ aracı havada asılı tutmak için harici hiçbir güç gerekmemektedir.Permanentné magnety nepotrebujú k vytváraniu magnetického poľa žiadnu vonkajšiu energiu.
Bunlar: CAV (Constant Angular Velocity): "Sabit açısal hızlı" format.Základný režim je CAV (Constant Angular Velocity) – konštantné otáčky.
Fakat iki nokta arasındaki uzaklık nedeniyle dinlenme esnasında sabittirler.Po dvoch častiach ho však kvôli nízkej sledovanosti stiahli z vysielania.
Mahallede elektrik ve sabit telefon vardır, ancak köy yolunun tamamı asfalt değildir.Mestská električková linka jazdí po celej priemyselnej štvrti, ale nie je tam žiadna trasa nadzemky.
Motor sabit açılı iki palalı ahşap bir pervaneyi tahrik ediyordu.Hviezdicový motor poháňal drevenú dvojlistovú vrtuľu.
Her tutsak için, Han % 10 veya% 20'lik sabit bir pay aldı.Za vsakega ujetnika je kan dobil 10 ali 20 % provizije (savğa).
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Vloga cesarja v cerkvenih zadevah se nikoli ni razvila v nespremenljiv, zakonsko določen sistem.
L1 noktası Güneş görüşünün sabit olması gereken Güneş gözlem uydularında kullanılır.Točka L1 v sistemu Sonce-Zemlja je kot nalašč za opazovanja Sonca.
Kilise, Bizans İmparatorluğu'ndaki en sabit bileşen olarak varlığını sürdürdü.Cerkev je ostala najbolj stabilen element Bizantinskega cesarstva.