sabit ile cümle
sabit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kesimde Sovyet cephe hattında oluşan çıkıntı 1943 yılına kadar sabit kalmıştır.Ожесточённые бои на этом участке фронта продолжались весь остаток 1943 года.
Tecrübeyle sabit bilgilere göre misyonerlerin bölgeye varışından önce kabilenin tamamı animistti.В конце концов был замечен мусор, как только вся команда проснулась.
Sonuçta bu toplar sabit korunaklar içerisinde ve sahil koruma amaçlı kullanıldı.Те же медленно собирались под защитой береговых орудий.
Bunlardan birini yerinden çıkarmak sabitleyici kablo kesilmeli ya da kilidi açılmalıdır.Чтобы украсть один из них необходимо или перерезать крепление, или открыть замок.
Bazen platform sabit kalır taşların ağırlığı artar.Иногда в основу печи клали большую каменную плиту.
Sabit parçaların her biri 50 ton ağırlığındaydı.Их огромные камни весят до 50 тонн каждый.
Son yıllarda Pound-Drever-Hall tekniği lazer frekans sabitlemesinin bir dayanak noktası hâline gelmiştir.Несколько лет назад LittleBigPlanet удивляла свежестью идей.
Kapalı bir sistemde enerji korunacağından sabit bir değeri vardır.Для замкнутой системы справедлив закон сохранения энергии.
Türler sabit olmayıp kendi içinde daha alt birimlere ayrılabilir.Не умеет говорить нормально и как-то хранит вещи внутри себя.
Penaltı atışı, sabit bir noktadan şut çekilerek veya drop gol şeklinde gerçekleştirilebilir.Ядро может быть пробито прогрессивными ножами или крайне мощным ударом в одну точку.
Aynı zamanda sabit diske veya USB belleğe yüklenerek de kullanılabilir.Также возможно размещение на USB или инсталляция на жёсткий диск.
Bu esnada ısının sabit tutulabilmesi (soğutabilmek) için sürekli çevrilir.При нажатии на него (если он обведен стрелочками) происходит перезарядка.
Bu yüzden, sabit durum varsayımı oldukça iyi bir yaklaşımdır.Следовательно, приближение стационарного состояния является хорошим приближением.
Sabittir, değişmez.Не изменил, не сошёл.
İlk sabit sıcaklıklı canlılar olma özelliğini taşırlar.Приведённая выше зависимость справедлива для теплокровных животных.
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.Они — лучшие в своём деле, и никто из них не может взять верх в этом противоборстве.
CAA (Constant Angular Acceleration): "Sabit Açısal İvmeli" format.CAA (англ. Constant Angular Acceleration — постоянное угловое ускорение).
Köye sabit telefon getirildi.Село было телефонизировано.
Bir yaş büyük abisi Edward Elric tarafından ruhu, metal bir zırha sabitlenmiştir.Брат Эдварда Элрика, тот, чья душа присоединена к доспехам.
Bu genel olarak kızıl ötesi sabit nokta olarak bilinmektedir.Известно, что это красный карлик главной последовательности.
Chaitin sabitinin özelliklerini ispatlamak için de benzer fikirler kullanılır.Подобные же идеи используются для доказательства свойств константы Хайтина.
Yenilenebilir enerji üreten kişiler, 15 veya 20 yıla uzanan sabit fiyatlarla “ürünlerini” satabiliyorlar.يمكن للأشخاص الذين ينتجون الطاقة المتجددة بيع "منتجاتهم" بأسعار ثابتة لمدة 20 أو 15 سنة.
2006 yılı için sabit hatların sayısı, özellikle kırsal alanlarda %79 oranında arttı.في 2006 ارتفع معدل استعمال خطوط الهواتف الثابتة بنسبة 79% وخصوصا في المناطق القروية.
Sponsorlar, yazılımcılar ve kullanıcılar sabit tempoyu sürekli devam ettirebilmelidir.ينبغي على الرعاة والمطورين والمستخدمين أن يكونوا قادرين على الحفاظ على وتيرة ثابتة على الدوام.
Film, arabanın içine sabitlenmiş bir kamerayla dijital olarak çekildi.وقد تم تصوير الفيلم بكاميرا ديجيتال مثبته داخل سيارة.
Özgüllük sabitinin teorik maksimumu difuzyon sınırıdır ve yaklaşık 108 ila 109 (M−1 s−1) arasındadır.يُدعى الحد الأقصى نظرياً لثابت النوعية بحد الانتشار و هو حوالي 108 إلى 109 (M?1 s?1).
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.المركبات الغازية التي يجري تحليلها تتفاعل مع جدران العمود والتي هي مطلية بطبقة الطور الثابت.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.تتوفر حالياً أقراص تحتوي على تركيبات ثابتة من صنفين من الأدوية.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.الشحنة الكهربائية الكلية لنظام معزول تظل ثابتة بغض النظر عن التغيرات داخل النظام نفسه.
Bu yüzden hız sabit kalacaktır.أولا، قد تكون السرعة ثابتة.
Sabit fonksiyon: Argümanlar ne olursa olsun sabit bir değeri vardır.كما أنها تتضمن الفكرة بأن القواعد ثابتة مهما حدث.
Sabit noktalardaki sınır askerleri (limitanei) savunmanın birinci hattı olmaya devam etmiştir.وتمركزت قوات الحدود (limitanei) في القواعد الثابتة واستمرت لتكون خط الدفاع الأول.
Üst kuarkın Yukawa etkileşim sabiti Standart Modelin kızılötesi sabit noktsına çok yakın.اقتران يوكاوا للكوارك القمي يكون قريبا جدا من نقطة تحت الحمراء الثابتة للنموذج القياسي.
Hoca Sefer, iki gemiyi birbirine sabitleyerek üzerine bir kule inşa ettirdi.أمر "هوجا سفار" بتثبيت سفينتين و إنشاء برج فوقهما.
Fakat Stoney, bu yüklerin atomlara sabitlenmiş olduğuna ve ayrılamayacağına inanmaktaydı.واعتقد ستوني بأن تلك الشحنات مرتبطة بصورة دائمة بالذرات ولا يمكن إزالتها.
1978'den beri Amerikan doları ile BZ$2 oranına göre sabitlenmektedir.يرتبط دولار هونغ كونغ بالدولار الأمريكي منذ عام 1983.
Euro ile XPF = 0,00838 avro oranına göre sabitlenmektedir.وهي عملة مرتبطة باليورو وتساوي 0.00838 يورو.
Standart IQ testinden farklı olarak, sabit bir model değildir.وبخلاف اختبار معدل الذكاء القياسي فهو ليس بنموذج ثابت.
Einstein kozmolojik sabit için ‘hayatımda yaptığım en büyük hata’ demiştir.وقد وصفه أينشتاين لاحقًا بـ " أكبر خطأ في حياتي".
Euro ile sabitlenmektedir.المرابحة باليورو.
Işık her zaman sabit bir hızda hareket eder.والمدهش أن سرعة الضوء ثابتة دائما.
Yer sabit yörünge için yer yüzeyinden itibaren yükseklik sınırı 35,786 kilometredir.و بما أن الأرض لديها شعاع ب 6371 كلم فإن ارتفاع المدار الجغرافى الثابت هو 35786 كلم.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.لم تحدد الجمهورية البيروقراطية، وجمع الضرائب من خلال ممارسة الضرائب الزراعية.
Forest'nin 1885'te bulduğu sabit seviyeli karbüratör yetmiş yıl boyunca üretimde kalmıştır.ووجد فورست أيضاً في عام 1885 مكربن ثابت مستوي لا يزال في إنتاجه على مدار سبعين عاماً.
Bohr teorisine göre kimyasal enerji Rydberg sabiti tarafından karakterize edilir.وطبقا لنموذج بور للذرات , فإن الطاقة الكيميائية مرتبطة بثابت ريدبرغ .
Bu sebeple sabit kapasite gerektiren çalışmalarda kullanılamaz.ولا يمكنهم استخدام المعلومات التي يمتلكونها بكفاءة.
Amerikan doları ile 1,79 florin oranına göre sabitlenmektedir.العملة قد حافظت على شماعة الموروثة من غولدن من 1.79 فلورين 1 الولايات المتحدة الدولار.
Sabit telefon dışında 3 telefon operatörü vardır.ويوجد كذلك كابين لهاتف عمومي بالإضافة إلى 11 مشترك بالهاتف الثابت.
Bu harekette cismin ivmesi sabittir ve yerçekimi ivmesine eşittir.تعمل على تحسين القرنية كما انها طريقة امنة .
1756'da İskoç Joseph Black "sabit gaz" dediği karbon dioksidi buluncaya dek bilinen tek gaz hava idi.1754 جوزيف بلاك يقوم بعزل ثاني أكسيد الكربون ، والذي وصفه ب "الهواء الثابت".
Bir tek fonksiyonun bir sabit ile çarpımı tektir.فإن أخل بأحد الشروط فهى منه خلية.
Kur'anda Rad Suresi'nde şöyledir: Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.فمن خطب الخطبة العلية السامية، فليخطبها بهذا الاسم إن شاء الله تعالى، والله ولي العدل بمنه وكرمه.
"Behenian sabit yıldızlar".صانعة النجوم في صمت تام".
Boş sabit disk alanı en az 7 GB.مساحة تخزينية لا تقل عن 10GB.
Faraday sabiti fizik ve kimyada, bir mol elektronun sahip olduğu elektrik yükü olarak tanımlanır.ثابت فاراداي في الفيزياء والكيمياء هو كمية الشحنة الكهربية لكل مول من الإلكترونات.
Motorlu planör veya motoplanör, motor takati ile veya takatsiz olarak uçabilen sabit kanatlı bir hava aracı.الطيران الشراعي هو نشاط رياضي أو ترفيهي يستعمل طائرة شراعية, بدون محرك.
Sabit bir stator ve hareketli rotordan oluşur.يتكون من مظلة ومحرك.
R molar ideal gaz sabitidir.R {\displaystyle R} الثابت العام للغاز المثالي.
Yıldızların seyyar, sabit sendedir, Eşyalardan canlı, camit(cansız) sendedir.فأولها بحر عرب الذي يركب فيه من سيراف، وآخره رأس الجمحة، وهو ضيق فيه مغائص اللؤلؤ.
Sadece iki çeşit sabit silah mevcut.وهناك نوعان من أنظمة.أسلحة القتال القريب.