Ana içeriğe geç
Sözlük

sabi ile cümle

sabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Пътят, който осигурява достъп до селото, е асфалтов. Полиантос има електричество и стационарен телефон .
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.Ukupni električni naboj izoliranog sustava ostaje konstantan bez obzira na promjene unutar samog sustava.
Fakat Sabiha Zekeriya ve Zekeriya Sertel buna karşı çıkmıştır.Sastoji se od riječi Yo' (yahveh, Bog) i yasaf (povećao, namnožio).
Halen işler durumdaki tanklar, en iyi ihtimalle sabit top olarak kullanılabilmektedir.Tenkovi koji su još bili upotrebljivi, mogli su u najboljem slučaju biti korišteni samo kao topovi.
Bahama doları, Amerikan dolarına 1:1 oranında sabitlenmiştir.Tečaj bahamskog dolara vezan je za tečaj američkog dolara u odnosu 1:1.
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.Za ispravnost namaza postoje određeni uvjeti pa namaz nije valjan ako samo jedan od njih nije zadovoljen.
Sabit hacim kalorimetresi, bomba kalorimetresi olarak da adlandırılır.Ogrjevna moć goriva određuje se takozvanom kalorimetrijskom bombom.
Dışsal değişkenler bazen parametreler veya sabitler olarak bilinir.Egzogene varijable ponekad se nazivaju parametar s ili konstanta s.
Lita, 1994 yılından 2002 yılına kadar Amerikan dolarına sabitlenmişti.Brazil je svoju valutu, real, 1994. vezao za američki dolar.
İskelet sabit ve değişmez değildir; kompozisyonu yaşam boyunca değişir.Kostur nije nepromjenjiv, već se mijenja kroz životni vijek.
Aracı sabitleme çalışmalarına devam edildi.Bond nastavlja istraživati pogon.
Sabiiler İsa'nın akrabası olduğuna inanmazlar.I dalje nisu znali da je to Isus.
Aynı zamanda sabit küresel bir zamanda bir uzay diliminin toplam eğriliğinin sıfır olduğunu öngörür.Također uskoro otkriva da je podzemna struktura zapravo svemirski brod.
Panayırın kurulma tarihi sabit olup her yıl Ağustos ayının son pazar günü düzenlenmektedir.Ustaljeni je red da ga se obilježava zadnje subote u kolovozu.
Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanının almıştır.Ime je dobila po pilotkinji Sabihi Gökçen, prvoj borbenoj pilotkinji u svijetu.
Bu şekilde sabitleri belirlemesi bir pilota kabaca yatay pozisyonunu hesaplamasına yardımcı olur.Time je pilotu omogućeno da samo jednim pogledom razmotriti cijelu taktičku situaciju.
Amerikan doları ile 2.70 XCD oranına göre sabitlenir.Od 1976. tečaj XCD vezan je za tečaj američkog dolara u odnosu 2.7 XCD za 1 USD.
Enerjinin her dalı, sabit bir tartışmayla başlar ve biter.Gdje počinju i završavaju pojedine grane energetike predmet je trajne debate.
Pozisyonu sabit olan kaleciler dizilişin dışındadır.Kip je u dobrom stanju, osim nosa.
Sabine — Joseph Sabine (1770-1837), Britanyalı doğa tarihi bilgini.Sabine - Joseph Sabine (1770.–1837.)
Sabis Savaşı (Sambre): Sezar Nervileri yendi.Bitka pri rieke Sabis (Sambre) – Caesar porazil Nerviov.
Euro ile XPF = 0,00838 avro oranına göre sabitlenmektedir.Ten je pevne zviazaný s eurom v pomere 1 XPF = 0,00838 EUR.
Jetlerin kaynak yıldızdan patlamaları sabit akış yerine vuruşlar halinde gerçekleşir.Erupcie výtryskov z rodičovskej hviezdy nastávajú skôr v pulzoch ako v stabilnom prúde.
Toplam enerji sabit kalır.Potenciálna energia ostáva konštantná.
Ancak 2002 yılından sonra Euroya sabitlendi.Od roku 2002 sa teda platí eurom.
Bu sabit SRM için 12,7'dir.Jej zdanlivá hviezdna veľkosť je 12,7.
Bahama doları, Amerikan dolarına 1:1 oranında sabitlenmiştir.Veľkým problémom bolo udržiavanie jednotného kurzu s americkým dolárom 1 ku 1.
Sabit telefon sadece muhtarın evinde vardır. telefon vardır.Iba v jedinom dome v dedine sme mali telefón.
Yer sabit yörünge için yer yüzeyinden itibaren yükseklik sınırı 35,786 kilometredir.Výška geostacionárnej dráhy nad Zemou je 35 786 km.
Bugün bu buzul duvarları sabit hatlar sayesinde aşılmaktadır.Brehy týchto jazier sú strmé, spravidla tvorené ľadovými stenami.
Magnetostatik, akımlar sabit olmadığında bile yeterince iyi bir yaklaşımdır.Magnetostatika je dobrá aproximácia aj vtedy, keď prúdy nie sú statické, ale výrazne sa nemenia.
Çünkü 1, boyutsuz fiziksel sabittir.Tlmenie je bezrozmerná fyzikálna veličina.
Bu yazılı kayalar 14 bin yıllıktır, c14 karbon testleriyle sabittir.Tieto vplyvy sa pri datovaní uhlíkovou metódou C14 zohľadňujú.
Anlam sabit değildir, nitekim her yorumcunun belli bir eyleme farklı anlamlar vermesi bundandır.Ale nie je ani subjektívna v tom zmysle, že by ju každý subjekt prežíval inak.
Sabit manyetik ağ aracı havada asılı tutmak için harici hiçbir güç gerekmemektedir.Permanentné magnety nepotrebujú k vytváraniu magnetického poľa žiadnu vonkajšiu energiu.
Fakat iki nokta arasındaki uzaklık nedeniyle dinlenme esnasında sabittirler.Po dvoch častiach ho však kvôli nízkej sledovanosti stiahli z vysielania.
Mahallede elektrik ve sabit telefon vardır, ancak köy yolunun tamamı asfalt değildir.Mestská električková linka jazdí po celej priemyselnej štvrti, ale nie je tam žiadna trasa nadzemky.
Motor sabit açılı iki palalı ahşap bir pervaneyi tahrik ediyordu.Hviezdicový motor poháňal drevenú dvojlistovú vrtuľu.
Her tutsak için, Han % 10 veya% 20'lik sabit bir pay aldı.Za vsakega ujetnika je kan dobil 10 ali 20 % provizije (savğa).
240'ta Sabinianus Afrika eyaletinde isyan etti ancak durum hemen kontrol altına alındı.Leta 240 se je v Afriki uprl Sabinijan, vendar so ga kmalu obvladali.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Vloga cesarja v cerkvenih zadevah se nikoli ni razvila v nespremenljiv, zakonsko določen sistem.
L1 noktası Güneş görüşünün sabit olması gereken Güneş gözlem uydularında kullanılır.Točka L1 v sistemu Sonce-Zemlja je kot nalašč za opazovanja Sonca.
Kilise, Bizans İmparatorluğu'ndaki en sabit bileşen olarak varlığını sürdürdü.Cerkev je ostala najbolj stabilen element Bizantinskega cesarstva.
Değişkenler, sıklıkla bilinen ve sabit olan değerlerle mukayase edilir.Nasprotje spremenljivk so konstante, ki imajo znano in nespremenljivo vrednost.
Bu yöntemler daha az kabullenme yaptıklarından sonuçları daha sabittir.Dejanski dosežki se jim zdijo manj pomembni kot načini na katere je cilj dosežen.
Fakat, Einstein evrenin bariz bir biçimde sabit olduğuna inanıyordu.Einstein je verjel v model mirujočega stanja Vesolja.
Sabit telefon ve baz istasyonu yoktur.Tudi nimata skupnega časopisa ali radijske postaje.
R sayısı ise sabit bir sayıdır.Domnevajo, da je število e normalno število.
Alo Sabim hattı 184 : 184 numaralı telefondan erişilebilir.Seznam polkov z zaporedno številko 184.
Bir daire, bu fonksiyonun monoton (tekdüze) değil sabit olduğu özel bir durumudur.Izrojen primer je krožnica, kjer funkcija ni strogo monotona, temveč konstanta.
Böylece geminin kıç kısmı sabit bir şekilde hızlıca döner.Asteroid Glavka se vrti izredno počasi.
Sabit akımları genellikle aksi benzer kararsız akışları daha uysal bulunmaktadır.Proaktivne dejavnosti so po navadi bolj učinkovite kot reaktivni ukrepi.
Bilimde kullanılan fiziksel sabitlerin bazıları büyük bilim insanlarının adıyla anılmaktadır.Nekatere fizikalne konstante se imenujejo po znanstvenikih.
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.Pristni in narejeni nasmeh.
Yine de özelliklerinin tamamen sabit olmaması dikkate alınmalıdır.Vseeno ne smemo predvidevati, da so ocenjevane lastnosti praviloma popolnoma neodvisne.
Sabit hızlı obje ve parçacıkların dünya çizgilerine geodesic adı verilir.Svetovnice delcev s konstantno hitrostjo se imenujejo geodetke.
Sabine Azéma törenin sunuculuğunu yaptı.Sabine sprejel v svoj red.
Böyle sistemlerde, ışığın hızı sabittir.V teh snoveh je tudi hitrost svetlobe odvisna od smeri.
Sabit 1900'da keşfedildi.Odkrili so jo v 19.st.
Sabit basınçta hareket yoktur harekete hazırlık vardır.Če ni vzpodbujanja, ni napetosti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod