Eğer sıcaklık ve basınç sabitse, belli bir hacmi vardır.Obok wysokiego ciśnienia i temperatury znajdziemy tu wiele swobodnych elektronów.
R sayısı ise sabit bir sayıdır.Współczynnik kierunkowy t tej prostej jest liczbą wymierną.
Sabit fonksiyon: Argümanlar ne olursa olsun sabit bir değeri vardır.Kradzież tych przedmiotów jest zawsze przestępstwem, niezależnie od ich wartości.
Sabit kısım ise kütledir.Ich wspólną cechą jest stałość.
Sabiilik Zedüştlük ve Yahudilik karışımı bir din olarak kabul edilmektedir.Duch Święty i Słowo są złączane w jednym akcie konsekracyjnym.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrikvar sabit telefon yoktur.W miejscowości brak jest sieci gazowej przez co nie ma możliwości ogrzewania domów gazem ziemnym.
Kısmi türev, çok değişkenli bir işlevin, sadece ilgili değişkeni sabit değilken alınan türevdir.To bardzo rozważna i mądra dziewczyna, zawsze zrobi krok do przodu bez chwili wahania.
Sabinler, tanrıları Quirinus un (tepeye adını veren tanrı) onuruna bir sunak dikmişlerdi.Społeczność z Qumran otaczała imię Boga czcią i szacunkiem.
Birimler ve sabit sayılar kütüphanesiNagrody i wyróżnienia dla Biblioteki Śląskiej
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Tabletter innehållande fasta kombinationer av två läkemedelsklasser är tillgängliga.
Başkenti Ali Sabieh'dir.Huvudort är Ali Sabieh.
Her samurayın sabit tahsisat alması, geçim masraflarının büyük bir mali yük oluşturmasına neden olmuştur.Eftersom varje samuraj hade rätt att utkvittera en fast summa var avlöningen av dessa en stor ekonomisk börda.
Zamanla 6 hafta (42 gün) olarak sabitlendi.Den infaller 42 dagar (sex veckor) efter påskdagen.
Altsimge '0' bugünkü Hubble sabitini gösterir.Indexet 0 anger det nuvarande värdet på Hubblekonstanten.
Sponsorlar, yazılımcılar ve kullanıcılar sabit tempoyu sürekli devam ettirebilmelidir.Sponsorer, utvecklare och användare ska kunna hålla en jämn utvecklingstakt på obestämd tid.
Alışılmadık nesneler her zaman şekil sabitliği kurallarına uymaz ve bakış açısı değiştiğinde değişebilirler.Okända föremål däremot, följer inte alltid regeln om formkonstant och kan lättare ändra aktuellt perspektiv.
Bu yüzden p de sabit olur.Det ger att även p(z) är konstant.
Enerjinin her dalı, sabit bir tartışmayla başlar ve biter.Var varje gren av energetik börjar och slutar är ett ämne för ständig debatt.
Manyetik sabitin tam (tanımlanan) değeri (µ0 = 4π × 10−7 H·m−1 ≈ 1.2566370614…×10−6 H·m−1 or N·A−2)’dir.Den magnetiska konstanten har det exakta värdet µ0 = 4π×10−7 H·m−1≈ 1.2566370614…×10−6 H·m−1 or N·A−2).
Bunların arasında imparator Caligula'nın oğlu olduğu iddia edilen Nymphidius Sabinus'ta vardı.En sådan notabel fiende var Nymphidius Sabinus, som hävdade att han var son till kejsar Caligula.
Bu yağ, parfümeride sabitleyici olarak kullanılmaktadır.Oljan används till parfymer.
Sabit su kalitesinin korunmasına çalışılmalıdır.Regler har också antagits för att bevara en god vattenkvalitet.
Jetlerin kaynak yıldızdan patlamaları sabit akış yerine vuruşlar halinde gerçekleşir.Utbrotten av jetströmmar från moderstjärnorna sker i pulser snarare än en jämn ström.
Böylece, f sabit olacaktır.Detta visar att funktionen f är strängt växande.
Sabit telefonlara internette bağlatılmaktadır.Telefonen är ansluten till det fasta telefonnätet.
Danimarka kronu, Euroya sabitlenmiştir.Den svenska kronkursen knyts till EG-valutan ecu.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol ise toprak yol mahallede elektrik ve sabit telefon vardır.Den bör ha permanent förbindelse med land genom ledningar för elektricitet.
1984 yılından beri sabit telefon vardır.Det har funnits en direktlinje till Stockholm sedan 1984.
Bir tek fonksiyonun bir sabit ile çarpımı tektir.Det vanliga sättet att åstadkomma detta är med ett stall.
Hızın iki katına çıkarılması sabit mesafedeki işin iki kat daha çabuk yapılmasına neden olur.Mach 2 betyder att det flyger dubbelt så fort som ljudet utbreder sig.
Hareketler, halkalar sabit durumdayken (halkalarda sallanma ya da sarkaç hareketi olmaksızın) yapılır.Spottsten eller spottkörtelsten är stenar (konkrement) i spottkörtlarna.
Ana madde: Fazör Fazör, genellikle üstel formda ifade edilen sabit bir karmaşık sayıdır.Pret.pass.-particip bildas som regel endast av perfektiv aspekt.
Tüm karmaşık düzlemde holomorf olan sınırlı bir fonksiyon sabit olmalıdır.En begränsad funktion som är holomorf i hela det komplexa talplanet måste vara konstant.
Ölçüm sırasında sabit bir izotop olan 39K, reaksiyonla reaktör içerisinde 39Ar izotopuna dönüşür.Vid neutronbestrålningen konverteras en del av 39K till 39Ar.
Bunlardan biri Dünya’nın sabit olduğu ve evrenin merkezi olduğunu benimsemesidir.Det finns en liten skara som även hävdar att jorden är stilla och att den är universums centrum.
Akış şifrelemeyi sabit uzunlukta çıktı üreten özet fonksiyonları ile gerçeklemek mümkündür.Den kan framkallas av långvarigt arbete stående på knä.
Madagaskar ise sabit kalarak Afrika plakasına kilitlendi.Via Portugisiska Östafrika lyckades han sätta sig i säkerhet.
Özel olarak belirtilmeli ki, Ohm kanunu R’nin akımdan bağımsız bir sabit olduğunu göstermektedir.Det mesta tyder på att det G-Man gör är av professionella skäl.
Takas alanı, sabit disk üzerinde işletim sistemi tarafından ayrılmış bir bölümdür.Ett klassresande är en del av det löst skisserade systemet.
Pratik uygulamalarda genellikle sabit olarak alınır.Man arbetar nästan alltid noterat.
Bu modelde hem katı hal sürücüler, hem de sabit sürücüler vardı.Nu kom verkligen alla de stora stallen och förarna.
2009 yılında bu kitabı ile Sabit İnce Edebiyat Ödülü'nü aldı.Den 11 december 2009 tilldelades hon Gleerups litterära pris för boken.
Böylece havya ucundaki sıcaklık değerini sabit tutma imkânı sağlamaktadır.Taktil förnimmelse kan vara att i gräset känna något kallt mot foten.
Holhol, Cibuti'nin, Ali Sabieh Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir.Distriktet ligger i regionen Ali Sabieh.
Şimdi (2011)köyün yolu topraktır) olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.För närvarande (2011) undersöks och planeras det för kommunalt vatten och avlopp.
Başkenti Ali Sabieh şehridir.Den är huvudstad regionen Ali Sabieh.
Bunun yanında köyde kalanların çoğunluğu sabit geliri olan emekli insanlardır.I Drottninghuset bor i dag mest välbeställda pensionärer.
Kargo uçağı veya nakliye uçağı, yolcudan çok malzeme taşımak için tasarlanmış sabit kanatlı bir uçaktır.Ett fraktflygplan eller lastflygplan är ett flygplan som används för att frakta gods.
Kendi verilerine bakıldığında, Anderson'ın takımı 8 yılda 1,5 Hz'lik bir sabit frekans kayması çıkarabildi.З наявних у них даних, команда Андерсона вивів стійкий дрейф частоти 1,5 Гц протягом 8 років.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.Республіка не мала сталої бюрократії і збирала податки, використовуючи практику відкупу.
Kültür ve dil sabit ve durağan yapıda değildir.Мова і культура не стоять на місці в законсервованому вигляді.
Yapılan araştırmada 5 yaşındaki çocuklarda işlevsel sabitlik gözlenmemiştir.При тестуванні, у 5-річних дітей обмеження функцією відсутнє.
Böylece, g sabit olurdu.Нехай тепер G є подільною.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Продаються таблетки, що містять фіксовані комбінації двох класів препаратів.
Jesse Eisenberg, Lex Luthor: Superman'in yenilgisini sabitlemek isteyen karmaşık ve çok yönlü genç iş adamı.Джессі Айзенберг — Лекс Лютор, молодий бізнесмен, одержимий перемогою над Суперменом.
Bahama doları, Amerikan dolarına 1:1 oranında sabitlenmiştir.За валютним курсом є прив'язаним до долара США у співвідношенні 1:1.
"Behenian sabit yıldızlar".«Мої щасливі зірки»
Sabit RGGB Bayer model filtresine ek olarak, her bir kameranın sekiz-pozisyonlu filtre tekerleği vardır.Кожна камера має вбудований фільтр Байера RGB і по 8 ІЧ-фільтрів.
Hareket halinde sırt düz ve nispeten sabittir.В русі спина залишається міцною і прямою.
CC (CSRC Count): (4 bit) sabit başlığı takip eden CSRC tanımlayıcılarının sayısını içerir.CC (4 біти) містить кількість CSRC-ідентифікаторів, що йдуть за постійним заголовком.