Ana içeriğe geç
Sözlük

sabi ile cümle

sabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sabinler, tanrıları Quirinus un (tepeye adını veren tanrı) onuruna bir sunak dikmişlerdi.De Sabijnen richtten altaren op ter ere van hun god Quirinus naar wie de heuvel is vernoemd.
Sabiilere göre yıldızlar meleklerin yurdu idi ve bu sebeple yıldızlara saygı duyulmaktaydı.We zien het firmament waarvan engelen bovenuit stijgen om zielen naar God in de hemel brengen.
Zamanla 6 hafta (42 gün) olarak sabitlendi.Hierdoor zou Frankrijk in een tijdsbestek van 42 dagen (6 weken) uitgeschakeld worden.
Bahama doları, Amerikan dolarına 1:1 oranında sabitlenmiştir.De Bahamaanse dollar is 1:1 gekoppeld aan de Amerikaanse dollar.
Holhol, Cibuti'nin, Ali Sabieh Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir.Holhol is een stad in Djibouti en ligt in de regio Ali Sabieh.
Toplam enerji sabit kalır.Kernenergie bleef stabiel.
Sabit telefon Yoktur.Er zijn geen vaste telefoons.
Özellikle sabit yaşayan hayvan grupları için önemli formlardır.Volwassen dieren vormen vaste familiegroepen.
Fakat eğer mıknatıs sabit ve iletken hareketliyse, mıknatısın etrafında herhangi bir elektriksel alan oluşmaz.Staat de magneet stil en beweegt de geleider, dan ontstaat er in de buurt van de magneet geen elektrisch veld.
(Bu da sabit basıçta olan bir prosesdir.)(Herdrukt in Een kwestie van tijd.
Ganz 1965'te evlendiği eşi Sabine ile ayrılmıştır.Ganz trouwde in 1965 met Sabine.
Bu çerçeve, sabit yıldızlar ve sayaç dönen karadelik ile ilgili ile ilgili dönüyor.Deze gaan naar bestemmingen die te maken hebben met de weer-of sterrenkunde.
Bu iki kare arasında 12.8 m. olacak şekilde sabitlenmiştir.De vakken liggen 12.8 meter uit elkaar.
Petrol ve gaz ihracatı, özellikle sabit döviz ana kaynağı olmaya devam etmektedir.De sterke, vluchtige olie bevindt zich vooral in de wortel.
Mahallede elektrik ağı, gsm ağı ve sabit telefon ağı mevcuttur.Telefoons voor zowel GSM-netwerk als satellietnetwerk.
Ekleme işlemi de aynı performanstadır ve sabittir (Θ(1)).Qua ruimtegebruik is heapsort dus O(1).
Sabit gökyüzünde bir noktadır.Het verwijst naar een stationair punt in de ruimte.
Tam Doze durumu cihaz uzun bir süre için sabitse, etkinleştirilir.En als hij almachtig is, dan zou hij in staat zijn om dit te doen.
Eşi 1916'nın Nisan ayında öldü ama Sabine bir daha evlenmedi.Hij stierf in 1907 en Chaminade hertrouwde niet.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt değildir mahallede her evdeelektrik ve sabit telefon vardır.Het telefoonnet is geen bus, want elk huis heeft een eigen verbinding met de telefooncentrale.
Fakat her birine ait enerji yoğunlukları sabit kalmaya devam eder.De som van alle energieën blijft gelijk.
Başkenti Ali Sabieh'dir.De regionale hoofdstad heet eveneens Ali Sabieh.
Viskozitesi sabit olmayan akışkanlar Newtoyen olmayan akışkanlar olarak adlandırılır.Fluïda waarvoor de bovenstaande definitie niet opgaat, worden niet-newtonse fluïda genoemd.
Günümüzde de CCTV kayıt cihazlarında sabit diskler kullanılmaktadır.In het verleden is geklaagd over de geluiskwaliteit van de cd's.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt yokturelektrik ve sabit telefon vardır.Ik onderneem de training van het niet gebruiken van een hoge en comfortabele slaapplaats.
Birimlerden (Euler açıları) birisi değiştirilip diğerleri sabit tutulur.De kaart uitwisselen met anderen (familieleden en anderen) was verboden.
Oyunun dünyası sabit izometrik bir arayüze sahiptir.Het spel heeft een isometrisch aanzicht.
Silah atışı da ölümcül derecede sabittir.Want een tweede schot is dodelijk.
1978'den beri Amerikan doları ile BZ$2 oranına göre sabitlenmektedir.Sinds 1978 zijn de aandelen van de BV gecertificeerd.
Bu durumda sabit fonksiyon, doğrusal fonksiyon sayılır.Uit deze definitie blijkt dus dat een reële functie een reëelwaardige functie is.
Sabit'i görevlendirmiştir.Ook ontwierp hij exlibris.
Bu nedenle sabit hız objenin düz bir çizgide ve sabit bir süratle hareket ettiği anlamına gelir.Een voorwerp beweegt dan met een constante snelheid in een rechte lijn, of het is in rust.
"Behenian sabit yıldızlar".De altijd-al vallende ster.
Artık sabit hattımız yok.We hebben geen vaste telefoonlijn meer.
Sabit diskini kazara formatladım.Ik heb je harde schijf per ongeluk geformatteerd.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.De weg die toegang geeft tot het dorp heeft asfalt en er is elektriciteit en vaste telefoon in het dorp.
Karışımların öz kütleleri sabit değildir.Niezachodzący – kodony nie zachodzą na siebie.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Mimo to rola cesarza w sprawach Kościoła nigdy jednak nie rozwinęła się w zwarty, prawnie zdefiniowany system.
240'ta Sabinianus Afrika eyaletinde isyan etti ancak durum hemen kontrol altına alındı.W 240 roku w Afryce Prokonsularnej wybuchła rewolta Sabiniana, udało się ją jednak stłumić.
125 mm'lik yivsiz top, tam sabitleme sistemi (stabilizasyon sistemi) ile donatılmıştır.125 mm, wyposażona w nową stabilizację.
80 adet element sabit izotopa sahiptir.80 pierwiastków chemicznych posiada stabilne izotopy.
Sabitleştir/düzleştir: Her şey için bir yer edin.Idź na całość Osobny artykuł: Idź na całość.
Sabit'i görevlendirmiştir.We tested it (ang.).
Bazen platform sabit kalır taşların ağırlığı artar.Niekiedy, by zwiększyć cierpienie, ciało obciążano kamieniami.
Silah atışı da ölümcül derecede sabittir.Strzał w skroń okazał się śmiertelny.
Yapılan araştırmada 5 yaşındaki çocuklarda işlevsel sabitlik gözlenmemiştir.Brak szczegółowych badań dotyczących skuteczności leczenia u kobiet i mężczyzn po 65. roku życia.
Toplam enerji sabit kalır.Oblicza się energię całkowitą.
Sabine Bergmann-Pohl (d.Dr. Sabine Bergmann-Pohl (niem.).
Bu kesimde Sovyet cephe hattında oluşan çıkıntı 1943 yılına kadar sabit kalmıştır.Manewr ten zapewnił stabilną sytuację na granicy południowo-wschodniej, aż do roku 1340.
Zor modda kırmızı sabitleyici ve ruh olmaz.W trybie trudnym, szaman nie może używać czerwonych gwoździ, ani ducha.
“K” algoritmaya başlamadan önce ihtiyaç duyulan sabit küme sayısını ifade etmektedir.Dla poniższego algorytmu offline zbiór P musi być zadany przed rozpoczęciem działania algorytmu.
Sadece haptofor grubu sabit kalır.Pozostała jedynie jednostka saperska.
Haberlere göre Praetorian Prefect'i Nymphidius Sabinus Galba'nın ruhunu canlandırmak için destek olmuştu.Zapał Galby ożywiła jednak wieść, że poparcia udzielił mu prefekt pretorianów Nimfidiusz Sabinus.
Sabit çıkrıklar üç kişiyle çalıştırılır.Wariacje są ułożone trójkami.
Ancak, Vmax enzimlerin kinetik sabitlerinden sadece biridir.Niemniej jednak, Vmax jest tylko jedną stałą kinetyczną opisującą enzym.
Sıcaklık mutlak sıfıra yaklaştıkça, bir sistemin entropisi bir sabite yaklaşır.Gdy temperatura zbliża się do zera bezwzględnego, pojemność cieplna układu również zbliża się do zera.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ama kullanılmamaktadır.elektrik ve sabit telefon vardır.Następnie zaczęliśmy budować domy - jeden pokój i kuchnia, oczywiście bez wody i elektryczności.
Sabit su kalitesinin korunmasına çalışılmalıdır.Szczególnie ważne jest zachowanie dobrej jakości wody.
Panayırın kurulma tarihi sabit olup her yıl Ağustos ayının son pazar günü düzenlenmektedir.Oficjalne święto organizacji obchodzi się w ostatnią niedzielę sierpnia.
Sabit telefon ve GSM operatörleri hizmet vermektedir.Funkcjonuje komunikacja PKS oraz prywatni przewoźnicy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod