sabahları ile cümle

sabahları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Minibüs seferleri sabahları 3 dk.ארוחת בוקר, שלוש שעות מדיטציה.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.העיתון נוסד בשנת 1921 כעיתון יומי, ולאחר שנה החל לפעול כשבועון.
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.Забелязан е от фермер да се разхожда рано сутрин из полето.
Sabahları sisli bir hava oluşturur.Сякаш лъхна утрин въздух.
Sabahları Atet, öğleden sonraları da Sektet eşlik ederdi.Следобеда се провеждат надбягвания с коне, както и надтегляния.
Sabahları Kadiş duası dört kere okunur.Сутрин може да се храни 4 часа.
Ve kendisini takip etmek için sabahları Det.Въпреки всичко на сутринта продължава сам.
Sabahları çay içmezsem kendime gelemiyorum.Ако не пия чай сутрин, не мога да дойда на себе си.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.Pokrenute su 1919. godine, a kao dnevne novine su počele izlaziti 1921..
Hasta olduklarında bile, sert karyolalarda, yastıksız uyur, sabahları soğuk banyolar yaparlardı.Spavali su na tvrdim krevetima bez jastuka, osim kada su bila bolesna.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Bruschetta zvyčajne slúži ako raňajky alebo predjedlo.
Artık pazar sabahları da arkası yarın yayınlanıyordu.Odprta je bila vsako nedeljo dopoldne.
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.Jie per sumaištį pasislėpė miške ir rytą grįžo namo.
Sabahları genellikle kahve içerim, akşamları çay içerim.Rytais paprastai geriu kavą, o vakarais arbatą.
Sabahları ve akşamları sulayarak çimlenmesini sağlar.Neil aladel tekivad hommikul ja õhtul tuuled.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.제가 40대 후반이 되가면서 아침에 일어나 제가 떠올린 처음 6가지 생각들은 모두 부정적이였습니다.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Ahogy közelítettem a 40 felé, reggelente felkeléskor az első 6 gondolatom mind negatív volt.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Als ich auf die Fünfzig zuging, wachte ich morgens auf und meine ersten sechs Gedanken waren alle negativ.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Als late veertiger, waren 's ochtends bij het ontwaken mijn eerste zes gedachten allemaal negatief.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Avvicinandomi ai 50 anni, quando mi alzavo la mattina i miei primi sei pensieri erano tutti negativi.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Da jeg nærmede mig slutningen af 40'erne, vågnede jeg om morgenen, og de første seks tanker var alle negative.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Když jsem se blížila k padesátce, sotva jsem se ráno probudila, mých prvních šest myšlenek bylo negativních.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Keď sa blížila moja 50-tka a ráno som sa zobudila, mojich prvých 6 myšlienok bolo negatívnych.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Mă apropiam de 40 de ani, și când mă trezeam de dimineață, primele șase gânduri erau negative.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Πλησιάζοντας τα 50, ξυπνούσα το πρωί και οι πρώτες έξι σκέψεις που έκανα ήταν αρνητικές.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Когда приближалось моё 50-летие, каждое утро я просыпалась, и первые шесть мыслей были всегда негативными.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.Коли я наближалась до п'ятидесяти, я прокидалася вранці, і мої перші шість думок були негативними.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.כשהגעתי לשנות ה40' המאוחרות שלי, כשהתעוררתי בבוקר שש המחשבות הראשונות שלי היו כולן שליליות.
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.عندما كنت اقترب من الأربعينات من عمري وحينما كنت استيقظ في الصباح كانت اول ستة افكار تعتريني هي افكار سلبية
40'lı yaşlarımın sonlarına yaklaşırken, sabahları uyandığımda aklıma gelen ilk altı düşünce olumsuz olurdu.朝目覚めて最初に考えることは 全て悲観的なことでした 私は怯えていました
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Amikor reggel elindulok otthonról, nem vagyok biztos benne, hogy biztonságban haza is érkezem.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Jak wychodzę z domu, nie mam pewności, czy bezpiecznie wrócę.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Když ráno odejdu z domova, nevím, jestli se v bezpečí vrátím.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.집에 무사히 돌아올 수 있다는 확신이 없어요.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Kun lähden kotoa aamulla, en ole varma, pääsenkö hengissä takaisin.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.le matin, je ne suis pas sûr d'y revenir sain et sauf.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.När jag går hemifrån på morgonen är jag inte säker på om jag kommer hem igen.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Når jeg tager hjemmefra om morgenen, ved jeg ikke, om jeg kommer sikkert hjem.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Wanneer ik van huis ga 's morgens, weet ik niet of ik weer heelhuids terug zal komen.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Όταν φεύγω από το σπίτι μου το πρωί, δεν μπορώ να ξέρω αν θα επιστρέψω σώος και ασφαλής.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.في الصباح، لست متأكدًا مما إذا كنت سأعود إلى المنزل سالمًا.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.アフガニスタン人は 皆そうじゃないかな
Bu sözcüğün yaklaşık olarak anlamı, "sabahları yataktan kalkmanızın sebebi."Ami nagyjából azt jelenti: "az ok, amiért felkelsz minden reggel."
Bu sözcüğün yaklaşık olarak anlamı, "sabahları yataktan kalkmanızın sebebi."W luźnym tłumaczeniu to określenie na powód, dla którego codziennie rano wstają z łóżka.
Bu sözcüğün yaklaşık olarak anlamı, "sabahları yataktan kalkmanızın sebebi."В свободен превод това означава: "причината, поради която се събуждате сутрин."
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.C'était un de ces matins en tête, et je venais grimpé de sous le froid douche, se sentir comme un deux-ans.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.Ez volt egyike azoknak a feltöltési reggel, és én épp mászott ki a hideg zuhanyzó, érzés, mint egy két éves.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.Itu adalah salah satu pagi topping, dan aku baru saja naik dari bawah dingin mandi, merasa seperti dua tahun.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.그것은 그 토핑 오전 중 하나 있었고, 난 그냥 추위 아래에서 밖으로 올랐다했습니다 샤워, 두 살짜리 같은 느낌.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.Se oli yksi niistä keveiden aamuisin, ja olin juuri kiivennyt alta kylmä suihku, tuntuu kuin kaksi-vuotias.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.To był jeden z tych poranków uzupełniania, a ja właśnie wyszłam spod zimno prysznic, czując się jak dwóch lat.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.To je bila ena od teh muh zjutraj, in sem pravkar splezal izpod hladnega tuš, občutek, kot dve-year-old.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.Това е една от тези топинг сутрини, и аз току-що излезе изпод студа душ, се чувствам като две-годишният.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.Це був один з тих, на чолі ранку, а я тільки що виліз з-під холодного душ, відчуваючи, як два-літній.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.Это был один из тех, во главе утра, а я только что вылез из-под холодного душ, чувствуя, как два-летний.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.انها واحدة من تلك تتصدر الصباح ، وكنت قد صعد للتو من تحت البرد الدش ، مثل شعور اثنين عاما.
Bu tepesi sabahları biriydi ve ben sadece soğuk altından dışarı çıktı duş, iki yaşında gibi hissediyorum.シャワー、二歳のような感じ。 実際のところ、私が特に喜んだしたかのその後の日前がI
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Gli incendi sono frequenti e l'odore di cenere e fumo, la mattina, non è raro.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Het brandt regelmatig en de geur van as en rook in de ochtend is niet ongewoon.
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Hỏa hoạn xảy ra thường xuyên, mùi hôi của tro và khói bốc lên vào buổi sáng chẳng phải là chuyện lạ.

İlgili Sayfalar