sabahları ile cümle
sabahları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yıldız sabahları ortaya çıkan en parlak yıldızdır.Esta estrela é uma das estrelas mais luminosas na Via Láctea.
Sinagog, haftaiçi sabah dualarında ve cumartesi sabahları Şabat dualarında ziyarete açıktır.De synagoge kan doordeweeks worden bezocht en voor de Sjabbat-diensten op zaterdagochtend.
Sabahları 05.00'de güne başlayıp öğlenleri 2 saat uyurlar.Het is vijf uur ’s morgens, twee uur voor zonsopgang.
Sabahları her zaman bir fincan kahve içerim.'s Morgens drink ik altijd een kop koffie.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.Rano musiał chodzić do szkoły, a po południu na treningi.
Sabahları Atet, öğleden sonraları da Sektet eşlik ederdi.Prowadził poranne i popołudniowe Zapraszamy do Trójki.
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.Okazało się, że co noc uciekała do lasu by do świtu tańczyć.
Örneğin; “Akşamları ortaya çıkan en parlak yıldız, sabahları ortaya çıkan en parlak yıldızdır.”Cytat: „Właśnie wzeszła najjaśniejsza gwiazda, która zwiastuje światło Jutrzenki ”.
Pazar sabahları, evlerden katlama kokuları yayılır.Wczesnym rankiem w Palmową Niedzielę przebrani chłopcy chodzą po domach.
Sabahları ve akşamları sulayarak çimlenmesini sağlar.Na żerowanie wychodzi o zmierzchu i nocą.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.Tidningen grundades 1919 i Den Bosch, och 1921 började den komma ut varje dag.
Gündüz gezer, sabahları daha aktiftir.Kväll är motsatsen till morgon.
Meşelik Mahallesinde Cumartesi sabahları halk pazarı vardır.Mycket besökt är grönsaksmarknaden i stadskärnan på lördagförmiddagarna.
Sabahları duştan sonra uygulanır.Вранці від шафи ведуть сліди.
Sarri, sabahları banka giderken, akşamları antrenmanlara ve maçlara gidiyordu.Саррі працював у банку вранці, і тренував вдень і увечорі.
Artık pazar sabahları da arkası yarın yayınlanıyordu.Дума повинна завтра, в неділю вранці, бути розпущена.
Sinagog, haftaiçi sabah dualarında ve cumartesi sabahları Şabat dualarında ziyarete açıktır.Їхня синагога, як і за їхніми законами відкривається в суботу на молитву.
Bazı kanallar sabahları sansürlermiş, akşamları ise dokunulmamış versiyonları yayınladılar.Сирецької: приносили картини вранці й забирали увечері.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Bruschetta se obvykle jí ke snídani nebo jako předkrm.
Hasta olduklarında bile, sert karyolalarda, yastıksız uyur, sabahları soğuk banyolar yaparlardı.Byli hladoví, nemocní, v otrhaných uniformách se třásli zimou.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır ve su günde yaklaşık sabahları 2 saat verilmektedir.Obyvatelé tak mají k dispozici pouze studenou vodu, a i tu pouze na dvě hodiny denně.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.Dimineața eram la școală, iar ziua studiam.”
Sabahları ve akşamları sulayarak çimlenmesini sağlar.El vânează în zori și la asfințit.
Yahudi dua kitaplarında yer alan bu şiir, her gün sabahları söylenen şahrit duasında tekrarlanır.Ele sunt purtate în timpul rugăciunii zilnice de dimineață, de către bărbații evrei.
Sabahları görülen mide yanmalarına karşı kullanılır.Veseelégtelenségekre jellemző a szem körüli ödéma reggel.
Sarri, sabahları banka giderken, akşamları antrenmanlara ve maçlara gidiyordu.Sarri délelőtt szintén a bankban vállalt munkát, délután és esténként pedig képezte magát, edzőnek tanult.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.A churrót leggyakrabban reggeliként vagy uzsonnaként szokták enni.
Sabahları ve akşamları sulayarak çimlenmesini sağlar.Enyhíti a hűvös estéket és a reggeleket.
Bu türbelerde ermiş kadınlar sabahları ak bir inek sağarlarmış.Aikuiset perhoset kuoriutuvat koteloista aamupäivällä.
Sabahları sisli bir hava oluşturur.Mattina sataa matoja.
Sabahları duştan sonra uygulanır.Smokkia on tapana käyttää iltakuuden jälkeen.
Bu yıldız sabahları ortaya çıkan en parlak yıldızdır.Tämä tähtijoukko on pallomaisista tähtijoukoista kaikkein kirkkain.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.De Volkskrant perustettiin vuonna 1919 ja se on ilmestynyt päivittäin vuodesta 1921 lähtien.
Sabahları 05.00'de güne başlayıp öğlenleri 2 saat uyurlar.Liikenne alkaa kuudelta aamulla ja päättyy kahdelta yöllä.
Sabahları saçlarımı şampuanlamam.Minäpä en pese hiuksiani aamulla.
Kaçak hayatı yaşadığı süre içerisinde geceleri geç yatıyor sabahları saat 8-10 arasında uyanıyordu.09.00: Vågner Personen sover altså otte timer.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.Avisen blev grundlagt 2. oktober 1919 og har været et dagblad siden 1921.
Adventistler kilise ibadetleri için çoğunlukla Cumartesi sabahları bir araya gelirler.De fleste går imidlertid i kirken på merkedager.
Ve kendisini takip etmek için sabahları Det.Hun er innom på morgenene for å mate dem og se etter dem.
Annesi, kapıcı olarak çalışmanın yanı sıra, ek olarak sabahları gazete dağıtıcılığı yapıyordu.Samtidig med forfatterskapet arbeidet han også som journalist i Morgenbladet.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.Han gikk på seminaret om formiddagen, og ga privatundervisning på ettermiddagen.
Meşelik Mahallesinde Cumartesi sabahları halk pazarı vardır.Det er et generelt marked på lørdagene.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.Aku mengerjakannya setiap pagi dari waktu matahari terbit.
Yazlarai sabahları güneş etrafı ısıtmadan soğuk hissedilebilir.Pada musim ini matahari dapat bersinar bebas sehingga panasnya sangat menyengat.
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.Gunanya untuk membangunkan orang dari tidurnya di pagi hari.
Sabahları Atet, öğleden sonraları da Sektet eşlik ederdi.Yati bekerja sebagai tukang jahit di pagi hari dan ikut mengamen malam harinya.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.Anh đã vẽ chúng suốt cả những buổi sáng này, từ lúc mặt trời mọc.
Sabahları duştan sonra uygulanır.Tắm vào buổi sáng sớm mỗi ngày.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.Buổi sáng ông đi học, buổi chiều ông phụ mẹ kế làm ruộng.
Sabahları duştan sonra uygulanır.朝シャワー派である。
Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler. ”頼朝から駿馬が下賜され急ぎ本領へもどる。
Sabahları Kadiş duası dört kere okunur.朝に小笹行きを4本運行。
Ve kendisini takip etmek için sabahları Det.朝夕に分服する。
Sabahları 05.00'de güne başlayıp öğlenleri 2 saat uyurlar.午前5時に開始し、2日後の午後5時に終了する。
Sabahları duştan sonra uygulanır.逮奉圣朝,沐浴清化。
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.之后,他连夜赶路,在第二天早上回到峰下村。
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.在上午需於魔法學院上課,於下午自由行動。
Gündüz gezer, sabahları daha aktiftir.봄:낮이 늘어나며 밤보다 낮이 더 길다.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.아침에 학생들은 교회에 갔으며, 오후에는 휴식 시간을 가졌다.
Bu yıldız sabahları ortaya çıkan en parlak yıldızdır.이 별은 밤하늘에서 가장 밝은 별들 중 하나이다.