sabahları ile cümle
sabahları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Salı sabahları anneler ve onların okul öncesi çağı çocukları için servisimiz var.We have a pram service on Tuesday mornings for mums and their pre-school children.
Benim ofisi paylaştığım bazı meslektaşlarımla sabahları merhabalaşırdık, bilirsiniz.I get into the office and we say hi in the morning, you know?
Çok sık yangın çıkıyor ve sabahları kül, duman kokuları oldukça sıradanlaşmış.Fires are frequent and the smell of ash and smoke in the morning is not uncommon.
"sabahları yataktan kalkmanızın sebebi.""the reason for which you wake up in the morning."
Sabahları geldiğimde, bir süre etrafta dolaşıyorum.When I come in the morning, it usually takes me a while circling.
Erkeklerle karşılaşmadan sabahları hamama ya da kadınlar için ayrılmış özel hamamlara gidebilirler.They go to the baths in the morning to avoid the men or to separate baths that are for women only.
Sabahları erken kalkıyorum.I get up early in the mornings
Sabahları çok kötü oluyor, öğleden sonra ise berbat.In the mornings it is terrible, and the afternoon is worst.
Niçin sabahları yatağından kalkarsın?Why do you get out of bed in the morning?
Sormadım evden çıkarken sabahları,Her apartment by the front door
Dolayısıyla ne yapacaksam sabahları yapmalıydım, çünkü sabah iyi haberler getirir.So I had to come up with something to do with the morning, because there's good news in the morning.
Ve sabahları bulunabileceğiniz en iç karartıcı yer, çok kalabalık.And it's a very depressing place to be in the morning, it's very crowded.
Sabahları 6:30'da başlıyoruz gece yarısına kadar devam ediyoruz.We start half past six in the morning and work till midnight.
Ve şüphe yok ki siz de onların yurtlarına uğramadasınız sabahları.You pass by (their habitations) in the morning
Kuşkusuz ki, siz onların yanından sabahları geçiyorsunuz.You pass by (their habitations) in the morning
Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.And early in the morning the decreed punishment came upon them.
Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır.And in them is your elegance, when you bring them home at evening, and when you leave them to graze.
Öğrenciler ve gençlik kulüpleri, geleceği tartışmaları için, sabahları MKK'ye davet ediliyorlar.In the mornings, school classes and youth clubs are invited to discuss the future.
Sabahları altı buçukta kalkıyorlar.Sie stehen morgens um halb sieben auf.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.Morgens besuchte er die Schule, nachmittags trat er auf.
Sabahları duştan sonra uygulanır.Danach folgt die morgendliche Waschung.
Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler. ”Sie werden in Gruppen abgelegt, wobei das Gelege mit Wolle des Afterbusches bedeckt wird.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.Die Zeitung erscheint täglich und wurde im Jahre 1924 gegründet.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.Ich arbeite jeden Morgen von Sonnenaufgang an.
Sabahları meyve yiyemem.Je ne peux pas manger de fruits le matin.
Yahudi dua kitaplarında yer alan bu şiir, her gün sabahları söylenen şahrit duasında tekrarlanır.Le poème est inclus dans les livres de prières juifs, et est récité quotidiennement durant l’office du matin.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.Ils le font le lendemain dimanche au matin.
Sabahları bol kırağının olması, ürün yetiştirme önünde büyük bir engel oluşturmaktadır.Beaucoup de gens sont de mauvaise humeur le matin, avant d'avoir pris leur café.
O,pazar sabahları geç kalkar.Ella se levanta tarde los domingos por la mañana.
Ben sabahları çalışırım.Trabajo por la mañana.
Sabahları genellikle kahve içerim, akşamları çay içerim.A la mañana generalmente tomo café, a la noche tomo té.
Sabahları her zaman bir fincan kahve içerim.Siempre me tomo una taza de café por la mañana.
Sabahları her zaman ofiste değildir.No siempre está en la oficina por las mañanas.
Pazar sabahları geç kalkarım.Me levanto tarde los domingos por la mañana.
Sabahları sisli bir hava oluşturur.Por la mañana hay vaquillas.
Ve kendisini takip etmek için sabahları Det.Por la tarde por mí mismo.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.Emitido todos los días por la madrugada.
Kaçak hayatı yaşadığı süre içerisinde geceleri geç yatıyor sabahları saat 8-10 arasında uyanıyordu.Se quejaba de que estaba agotado por haber estado despierto desde las 4 de la mañana.
Minibüs seferleri sabahları 3 dk.Carros de Foc en Antena 3 Noticias Mediodía.
Akşamcıl tipler ise geç yatıp sabahları zor kalkan ve performansı akşam saatlerinde yükselen kişilerdir.Quel tipo di musica e emozioni che dà la forza di alzarsi la mattina e restare tardi fino a sera..."
Sabahları erken kalkmak iyidir.Приятно встать с утра пораньше.
Banka sabahları saat dokuzda açılıp öğlen saat üçte kapanır.Банк открывается в 9, а закрывается в 15 часов.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.Все это делается утром, до рассвета.
Minibüs seferleri sabahları 3 dk.Ком. с куплетами в 3 д.
Sabahları duştan sonra uygulanır.Он мастурбирует принимая утренний душ.
Sabahları sisli bir hava oluşturur.Утром непогода рассеивается.
Artık pazar sabahları da arkası yarın yayınlanıyordu.Дума должна завтра, в воскресенье утром, быть распущена.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Чампуррадо традиционно подаётся с чуррос утром в качестве простого завтрака или вечером как снэк.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.В первой половине дня читали лекции, во второй - проходила практика.
Sabahları görülen mide yanmalarına karşı kullanılır.По утрам у неё понижено давление.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.تجري الأحداث صباح يوم ربيعي...
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.وسينصحك الطبيب على الأرجح بأخذها صباحاً.
Bu yıldız sabahları ortaya çıkan en parlak yıldızdır.أنه أول نجم ساطع ستجده في ذلك الاتجاه.
Sabahları erken kalkmak zor.من الصعب الاستيقاظ صباحاً
Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.يوقظني الديك وطيور أخرى في الصباح.
Hepsini sabahları, gündoğumundan itibaren yapıyorum.Eu trabalho nisso todas as manhãs, a partir do nascer do sol.
Sabahları, en büyük zevki sazları ile uğraşmak olurdu.Meia hora mais tarde, estão prontos para fazer o gosto dos mais gulosos.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.Treinava de manhã antes de ir para escola, a tarde a noite.
Kışları çok soğuk ve yağışlı, yazları ise sabahları normal geceleri soğuk gecmektedir.Fazia muito frio; pois neste país, na primavera as manhãs e as noites são frias e por isso perigosas.
Özellikle bayram sabahları,hemen hemen her evde, her sofrada keşkek bulunur.O pão era cozido em todas as casas, quase sempre aos sábados de manhã.