Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.وقال لهم موسى لا يبقي احد منه الى الصباح.
Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.摩 西 對 他 們 說 、 所 收 的 、 不 許 甚 麼 人 留 到 早 晨
Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.摩西對 他 們說 、 所 收 的 、 不 許甚麼 人 留到 早晨
Ođlum birbirimize bakýp sabaha kadar yakamoz mu izleyeceđiz?Εντάξει!
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.És az õ dicsõítõ hálaáldozatjának húsát, az õ áldozásának napján egyék meg; ne hagyjon abból reggelig.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.감사함으로 드리는 화목제 희생의 고기는 드리는 그 날에 먹을 것이요 조금이라도 이튿날 아침까지 두지 말 것이니라
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.Kødet af hans Lovprisningstakoffer skal spises på selve Offerdagen, intet deraf må gemmes til næste Morgen.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.мясо мирной жертвы благодарности должно съесть в день приношенияее, не должно оставлять от него до утра.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.ובשר זבח תודת שלמיו ביום קרבנו יאכל לא יניח ממנו עד בקר׃
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.ولحم ذبيحة شكر سلامته يؤكل يوم قربانه. لا يبقي منه شيئا الى الصباح.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.為 感 謝 獻 平 安 祭 牲 的 肉 、 要 在 獻 的 日 子 喫 、 一 點 不 可 留 到 早 晨
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.為感 謝獻 平安 祭牲 的 肉 、 要 在 獻 的 日子 喫 、 一 點 不 可 留到 早晨
- Sabaha kadar eğlenelim.Nói, đó là một ý tưởng tuyệt vời.
- Sabaha kadar eğlenelim.Powiedz, że to świetny pomysł.
Sabaha başlamak için ne güzel bir muson günü!Dnešní monzunový den začíná opravdu krásně!
Sabaha başlamak için ne güzel bir muson günü!¡Qué hermosa lluvia para empezar el día!
Sabaha başlamak için ne güzel bir muson günü!Quelle belle façon de commencer la journée, cette mousson!
Sabaha başlamak için ne güzel bir muson günü!Wat heerlijk om de dag met deze regen te beginnen!
Sabaha başlamak için ne güzel bir muson günü!Τι ωραίος μουσώνας για να ξεκινήσει κανείς τη μέρα του!
Sabaha kadar bir aşağı bir yukarı yürüyüp durdu.Je lui ai dit d'entrer.
Sabaha kadar bir aşağı bir yukarı yürüyüp durdu.Συνέχιζε να περπατάει πάνω κάτω μέχρι το πρωί.
Sabaha kadar bir aşağı bir yukarı yürüyüp durdu.كان يقوم بالالف خطوة
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.A nie zostanie z niego nic do jutra; a jeźliby co z niego do jutra zostało, ogniem spalicie.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Ani nezanecháte z neho ničoho do rána; a to, čo by zostalo z neho do rána, spálite ohňom.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Các ngươi chớ để chi còn lại đến sáng mai; nếu còn lại, hãy thiêu đi.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Các ngươi chớ để chi còn lại đến sáng_mai ; nếu còn lại , hãy thiêu đi .
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.És ne hagyjatok belõle reggelre, vagy a mi megmarad belõle reggelre, tûzzel égessétek meg.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.I må intet levne deraf til næste Morgen, men hvad der bliver tilovers deraf til næste Morgen, skal I brænde.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.In ne pustite, da bi od njega kaj ostalo do jutra; če pa preostane kaj do jutra, sežgite na ognju.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Jangan tinggalkan sedikit pun dari daging itu sampai pagi; kalau ada sisanya, harus dibakar sampai habis
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.아침까지 남겨 두지 말며 아침까지 남은 것은 곧 소화하라
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Nada dejaréis de él hasta la mañana. Lo que quede hasta la mañana habréis de quemarlo en el fuego
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Nada dele deixareis até pela manhã; mas o que dele ficar até pela manhã, queimá-lo-eis no fogo.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Nezanecháte z něho ničehož do jitra; pakli by co pozůstalo z něho až do jitra, ohněm spálíte.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Non ne dovete far avanzare fino al mattino: quello che al mattino sarà avanzato lo brucerete nel fuoco
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Vous n`en laisserez rien jusqu`au matin; et, s`il en reste quelque chose le matin, vous le brûlerez au feu.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.και μη αφησητε υπολοιπον απ' αυτου εως το πρωι ο, τι δε περισσευση απ' αυτου εως το πρωι, καυσατε εν πυρι.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.И да не оставите нищо от него до утринта; ако остане нещо до утринта, изгорете го в огън.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.не оставляйте от него до утра; но оставшееся от него до утра сожгите на огне.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.ולא תותירו ממנו עד בקר והנתר ממנו עד בקר באש תשרפו׃
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.ولا تبقوا منه الى الصباح. والباقي منه الى الصباح تحرقونه بالنار.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.不 可 剩 下 一 點 留 到 早 晨 、 若 留 到 早 晨 、 要 用 火 燒 了
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.不 可 剩下 一 點 留到 早晨 、 若 留到 早晨 、 要用 火燒了
- Sabaha kadar eğlenelim.- Bomo lahko noč od tega.
- Sabaha kadar eğlenelim.Dire che è una grande idea.
- Sabaha kadar eğlenelim.Hovoria, že je to skvelý nápad.
- Sabaha kadar eğlenelim.- Je l'espère, Mr Trowbridge
- Sabaha kadar eğlenelim.Katakanlah, itu ide bagus.
- Sabaha kadar eğlenelim.- Majd, hogy az éjszakákat is.
- Sabaha kadar eğlenelim.Säg, det är en bra idé.
- Sabaha kadar eğlenelim.Sano, että on hyvä idea.
- Sabaha kadar eğlenelim.Sig, det er en rigtig god idé.
- Sabaha kadar eğlenelim.- Strávíme tím celou noc.
- Sabaha kadar eğlenelim.- Vom face o noapte de ea.
- Sabaha kadar eğlenelim.- We maken een avond van.
- Sabaha kadar eğlenelim.- Wir machen die ganze Nacht durch.
- Sabaha kadar eğlenelim.Ας πούμε, ότι είναι μια μεγάλη ιδέα.
- Sabaha kadar eğlenelim.- Ние ще направим една нощ от него.
- Sabaha kadar eğlenelim.Поговаривают, что это отличная идея.
- Sabaha kadar eğlenelim.Подейкують, що це чудова ідея.