Ana içeriğe geç
Sözlük

sabaha ile cümle

sabaha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
- Sabaha kadar eğlenelim.ويقول ان فكرة عظيمة.
- Sabaha kadar eğlenelim.ホホー。今、私たちは仲間だ。 今これ以上の秘密、でしょ?
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.A bądź gotów rano, że wstąpisz jutro na górę Synaj, i staniesz przede mną na wierzchu tej góry.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.A buď hotový na ráno a ráno vyjdeš na vrch Sinai a tam mi budeš stáť na temene vrchu.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.Bersiap-siaplah besok pagi untuk mendaki Gunung Sinai dan menghadap Aku di puncak gunung itu
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.Budiž tedy hotov ráno, a vstoupíš v jitře na horu Sinai, a staneš přede mnou na vrchu hory té.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.És légy készen reggelre, és jöjj fel reggel a Sinai hegyre, és állj ott elõmbe a hegy tetején.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.In bodi pripravljen za jutro, in stopi zjutraj na goro Sinajsko in se postavi pred menoj na vrhu gore.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.아침 전에 예비하고 아침에 시내산에 올라와 산꼭대기에서 내게 보이되
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.Ngày mai, hãy chực cho sẵn, vừa sáng lên trên đỉnh núi Si-na -i, đứng trước mặt ta tại đó.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.Ngày_mai , hãy chực cho sẵn , vừa sáng lên trên đỉnh núi Si-na - i , đứng trước mặt ta tại đó .
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.Prepara-te para amanhã, e pela manhã sobe ao monte Sinai, e apresenta-te a mim ali no cume do monte.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.и будь готов к утру, и взойди утром на гору Синай, и предстань предо Мною там на вершине горы;
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.והיה נכון לבקר ועלית בבקר אל הר סיני ונצבת לי שם על ראש ההר׃
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.وكن مستعدا للصباح. واصعد في الصباح الى جبل سيناء وقف عندي هناك على راس الجبل.
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.明 日 早 晨 、 你 要 豫 備 好 了 、 上 西 乃 山 、 在 山 頂 上 站 在 我 面 前
Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.明日 早晨 、 你 要 豫備 好 了 、 上 西乃山 、 在 山頂 上 站 在 我 面前
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Aber in der vierten Nachtwache kam Jesus zu ihnen und ging auf dem Meer.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.A la quatrième veille de la nuit, Jésus alla vers eux, marchant sur la mer.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Antara pukul tiga dan pukul enam pagi, Yesus datang kepada mereka berjalan di atas air
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı. quarta vigília da noite, foi Jesus ter com eles, andando sobre o mar.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Az éjszaka negyedik részében pedig hozzájuk méne Jézus, a tengeren járván.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Cînd se îngîna ziua cu noaptea (Greceşte: în a patra strajă.), Isus a venit la ei, umblînd pe mare.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Ja neljännellä yövartiolla Jeesus tuli heidän tykönsä kävellen järven päällä.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.밤 사경에 예수께서 바다 위로 걸어서 제자들에게 오시니
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Lecz o czwartej straży nocnej szedł do nich Jezus, chodząc po morzu.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Men i den fjerde Nattevagt kom han til dem, vandrende på Søen.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Men i den fjerde nattevakt kom han til dem, vandrende på sjøen.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Men under fjärde nattväkten kom Jesus till dem, gående fram över sjön.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Ob četrti straži po noči pa odide Jezus k njim, hodeč po morju.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Om een uur of vier in de morgen liep Jezus over het water naar hen toe.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Potom za štvrtej stráže vnoci prišiel k nim Ježiš chodiac po mori.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Při čtvrtém pak bdění nočním bral se k nim Ježíš, jda po moři.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Song đến canh tư đêm ấy , Ðức_Chúa_Jêsus đi bộ trên mặt_biển mà đến_cùng môn_đồ .
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Song đến canh tư đêm ấy, Ðức Chúa Jêsus đi bộ trên mặt biển mà đến cùng môn đồ.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Verso la fine della notte egli venne verso di loro camminando sul mare
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Y a la cuarta vigilia de la noche, Jesús fue a ellos caminando sobre el mar
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.Εν δε τη τεταρτη φυλακη της νυκτος υπηγε προς αυτους ο Ιησους, περιπατων επι την θαλασσαν.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.А в четвъртата стража на нощта Той дойде към тях, като вървеше по езерото.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.В четвертую же стражу ночи пошел к ним Иисус, идя по морю.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.У четверту ж сторожу ночи, прийшов до них Ісус, ідучи по морю.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.ויהי באשמרת הרביעית ויבא אליהם ישוע מתהלך על פני הים׃
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.وفي الهزيع الرابع من الليل مضى اليهم يسوع ماشيا على البحر.
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.夜 裡 四 更 天 、 耶 穌 在 海 面 上 走 、 往 門 徒 那 裡 去
Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı.夜裡 四 更天 、 耶穌 在 海面 上 走 、 往 門徒 那 裡去
Sabaha lazım olacak."Aku memerlukannya saat pagi hari."
Sabaha lazım olacak."Am nevoie de ele mâine dimineață."
Sabaha lazım olacak."Budeš ich ráno potrebovať".
Sabaha lazım olacak."Budu je ráno potřebovat."
Sabaha lazım olacak."Es ist diese kalkulierende Intelligenz, die mich daran erinnert, wann ich meine Wäsche zu waschen habe.
Sabaha lazım olacak."Ik heb ze morgenvroeg nodig."
Sabaha lazım olacak."Il me les faut demain matin."
Sabaha lazım olacak."Jag behöver dem på morgonen."
Sabaha lazım olacak."Jeg har brug for dem om morgenen."
Sabaha lazım olacak."언제 빨래를 해야 하는지 알려주는
Sabaha lazım olacak."Las necesito por la mañana".
Sabaha lazım olacak."Ne ho bisogno la mattina."
Sabaha lazım olacak."Potrzebne są na śniadanie".
Sabaha lazım olacak."Preciso delas de manhã."
Sabaha lazım olacak."Reggel szükségem lesz rájuk."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod