"Prof. Dr. Sabahattin Zaim Sosyal Bilimler Lisesi", Şehitkamil, Gaziantep."Teie, härra Sartre, olete kapitalismi sabassörkija," sõnas Hruštšov.
Moore'un açıkladığına göre sabaha karşı saat 3:00'ün şeytanın saatidir.Colette'i mõrv avastatakse alles kella nelja ajal.
Akşamdan sabaha kavga. Sabahtan akşama yine kavga.حتى الصباح . مرة أخرى معارك من الصباح حتى المساء .
Ama sabaha her şey düzelir.A do jutra ne bo več nobenih sledi o tem.
Ama sabaha her şey düzelir.Ale všechno bude ráno jasnější.
Ama sabaha her şey düzelir.Ale wszystko zniknie z samego rana.
Ama sabaha her şey düzelir.Dar vom lămuri totul în zori.
Ama sabaha her şey düzelir.Maar in de morgen is dit allemaal verdwenen.
Ama sabaha her şey düzelir.Mais elle disparaîtra en matinée.
Ama sabaha her şey düzelir.Nhưng mọi thứ sẽ biến mất khi trời sáng.
Ama sabaha her şey düzelir.Pero todo desaparecerá al amanecer.
Ama sabaha her şey düzelir.Tapi semuanya akan dibereskan pagi ini.
Ama sabaha her şey düzelir.Но всичко ще бъде почистено на сутринта.
Ama sabaha her şey düzelir..אבל הכל ינוקה בבוקר
Ben zaten sabaha karţý gelip, parayý fazlasýyla yerine koyacaktým. Bok koyacaktýn!Ναι, καλά!
Ben zaten sabaha karţý gelip, parayý fazlasýyla yerine koyacaktým.Щях да върна парите, че и повече на сутринта.
Biz sabaha kadar oradayýz.Ας συνεχίσουμε. Να το γυρίσω;
Biz sabaha kadar oradayýz.Ние да си продължим.
Bu gece kadın garibin gölgesini görmüş sabaha kadar uyayamıyacakEsta noche la mujer que vio la sonrisa de un extraño no dormirá hasta la mañana.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.- Dok, uratnya akan tertarik! - Tahan! Mau sobek!
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur. Emredersiniz.Se não contivermos a cidade, teremos cem caixões para encher de manhã.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur. Emredersiniz.- skal markere målene med infrarøde mærker for at forberede luftangreb.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.Helikopterji se bodo dvignili in krožili celo noč. Razsuli bomo to mesto.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.Musíme získat to město spět. Do rána musíme naplnit stovku rakví.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.Si no detenemos esta ciudad... ...tendremos que llenar 100 ataúdes en la mañana.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.Trebuie să împingem înapoi oraşul. O să umplem 100 de morminte până dimineaţă.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.- Wpada do środka, wpada! - Trzymaj ją, trzymaj! - Trzymaj ranę.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.Αν δεν απωθήσουμε την πόλη... ...το πρωί θα έχουμε εκατοντάδες φέρετρα.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.Ако не превземем този град до сутринта ще напълним сто ковчега. Да, сър.
Bu kenti elimizde tutamazsak... sabaha 100 ölümüz olur.אם לא נחזיק את העיר בשליטה נצטרך למלא מאה שקי גוויות .עד הבוקר
Bu Logan'da sabaha karşı 4.C'était à 4 heures du matin à Logan.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Dies ist morgens 4 Uhr in Logan.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Esto es en Logan a las 4 de la madrugada.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Lúc này là 4 giờ sáng ở Logan.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Om vier uur op Logan.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Questo è alle 4 del mattino a Logan.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Și asta e la ora 4.am. la Logan.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Wszystko dzieje się o 4 nad ranem na Logan.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Това е 4 сутринта на Логан.
Bu Logan'da sabaha karşı 4.Это в 4 часа утра в Логане.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Ich habe bis zum Morgen reserviert. Du kannst alles machen was du willst.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Jag hyrde det tills morgonen så gör vad du vill.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Je l'ai reservé jusqu'à demain matin. Alors fais ce que tu veux.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.아침까지 샀다구. 그니까 니 마음대로 해.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.L'ho affittato fino alla mattina quindi fai quello che vuoi.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Najel sem ta prostor do jutra, zato lahko počneš kar se ti zljubi.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap. Ne demek istediğini yap?Kibéreltem egészen reggelig szóval azt csinálhatsz, amit akarsz amit akarok, huh?
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Pronajal jsem to tu až do rána, takže dělej co chceš.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Saya menyewa tempat ini sampai besok pagi, jadi, lakukanlah semaumu.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Tôi đã đặt chỗ đến sáng. Nên cô cứ việc làm những gì cô muốn
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Varasin tämän paikan aamusta alkaen. Voit tehdä mitä ikinä tahdot.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Zajednal som ho až do rána, Takže môžeš robiť čo sa ti zachce.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Το νοίκιασα για ως το πρωί, οπότε κάνε ό,τι θες.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.Я снял ресторан до утра. Так что можешь делать все, что захочешь.
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.אני שכרתי את המקום עד הבוקר אז את פשוט יכולה לעשות מה שבא לך
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.حجزت هذا المكان حتى الصباح افعلي ماتريدينه فحسب
Burayı sabaha kadar kiraladım, istediğini yap.お好きにどうぞって 何を?
dün geç geldin eveet sabaha karşı 2 gibiydi 2 mi?Alex : Dis donc tu es rentré tard hier soir Jean :
Duydunuz mu? İnekler sanki. Bu Logan'da sabaha karşı 4.들리시나요? 마치 소 같습니다. 이건 새벽 4시에 로간 공항에서 입니다.
Duydunuz mu? İnekler sanki. Bu Logan'da sabaha karşı 4.שומעים את זה? כמו פרות. זה ב-4 בלילה בלוגן.