Sabaha doğru evden bir yabancı gibi çıkar.Pagi-pagi sekali mereka keluar untuk Pindapatta dari rumah ke rumah.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi.Tahun 1971 s.d 1972 Operasi Waspada dan Operasi Sakti di Perbatasan RI dan PNG.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Hal tersebut berlangsung sampai esok paginya.
İngilizleri sabaha kadar uyutmadılar.Pada malam itu juga raja tidak dapat tidur.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.Sáng mọi người hồ hởi về dự hội.
Ertesi sabaha gider.Tới rạng sáng hôm sau thì tới.
Sabaha kadar sağımdan soluma dönüp durdum.Đến sáng, QĐNDVN rút lui.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Cuộc chiến đấu kéo dài cho đến khi trời sáng.
Sabaha karşı yola çıktık.Sáng ngày dắt trâu ra đồng.
Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur.熱心な信者は夜を徹する。
(O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur.またその日に供えられた餅(やっこ餅)を食べると病気患いがないと信仰されている。
1 Kasım 2012’de Mitch Lucker sabaha karşı bir motosiklet kazası geçirdi.2012年11月1日、ボーカルのMitch Luckerがバイク事故により他界。
Yakıt olarak odun ve kömürün kullanıldığı dönemde gece başlayarak sabaha kadar yavaş yavaş pişirilirdi.調理用の燃料として薪や石炭が用いられていた時代には、夜に調理を始め、翌朝までじっくり加熱を続けた。
Ertesi sabaha gider.そしてその出発は翌朝。
Ertesi sabaha kadar kurtarma ekiplerinin kaza yerine gitmelerine izin verilmedi.朝日の救難設備が事故に使用されることはなかった。
Geceleri atları kaçırır ve sabaha kadar koşturup kan ter içinde bırakır.夜間に家屋に飛来し侵入して吸血する。
Sabaha karşı yola çıktık.朝の散歩に出る。
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.餅を薄く切断したものを天日で乾燥させ、焼いたもの。
Sabahattin Eyüboğlu ile Vedat Günyol hümanist eleştirmenlerdir.上杉 俊充 ワイン評論家。
Sabaha kadar süren tartışmalarında çift evlilikle ilgili sorunlarını çözemez.そんな2人の悩みは結婚後いつまでも子宝に恵まれないこと。
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.子朝員は隠居した。
Sabahattin Hamamcıoğlu - (61. sıra.)反復横とび:61回。
Aşık Mecitle, Kadirli'de bir kahvede bir gece sabaha kadar atıştığımı şimdi iyice anımsıyorum."コーヒー愛好家で、試合のある日の朝は必ず1杯は飲むとのこと。
Sabaha kadar sağımdan soluma dönüp durdum.朝早くから、夕方まで歩く。
Her sabaha iki kadeh içerek başlayıp, kusup böylece üçüncü kadehi de içiyordu.双子の1人は1日ポット3杯のコーヒーを、別の1人は1日ポット3杯の茶を、死ぬまで毎日飲むこととされた。
Sabaha kadar ağladım徹夜で泣いていた
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.時先朝宿將已盡,洪後起,以敢戰著名。
(O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur.敬則曰:「若爾,諸郎要應有信,且忍一夕。
Ertesi sabaha gider.且慢明朝。
Sabaha karşı yola çıktık.莫敬寬則出奔明朝。
9 Aralık'ı 10 Aralık'a bağlayan gece sabaha yakın bir saatte kuşatmayı yararak Plevne'den çıktı.自9日上午激战至10日晨,终为敌破。
O gece gençler sabaha kadar eğlence yaparlar.清朝時,屬番部合奏樂。
Akşam başlayan pişirme işlemi sabaha kadar sürer.아침에 요리를 시작하면 저녁 때 끝날 정도.
Sabaha karşı 600 gözaltı iddiası…".“6회 시상식 수상결과”.
Sabaha karşı 8:00 civarında savaş sona erdi..오후 8시경 전투가 거의 끝나갔다.
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.주형석도는 등이 곧고 날이 외만한 형태로 단주형(短舟形)과 장주형(長舟形)으로 다시 구분된다.
Kazaklar, askeri öğrenciler ve muhafızlar tarafından korunan saray 8 Kasım’da sabaha karşı saat 2’de düştü.겨울 궁전은 러시아군과 사관학교 생도, 여군이 방어를 맡고 있었지만, 거의 저항없이, 26일 새벽 오전 2시경에 점령되었다.
Ve eğer sabaha kadar prensin adı oğrenilemezse, herkes öldürülecektir.그들이 이름을 알아내지 못하면, 모두가 죽게 되는 것이다.
Ertesi sabaha gider.הוא עוזב מוקדם בבוקר.
31 Mart 2007 tarihinde Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı Eğriderede bir toplantıyla kutlandı.ב-31 במרץ 2007 נערך בעיירת הולדתו של סבהאטין אלי כנס לציון 100 שנים להולדתו.
Manchester’da ise ertesi sabaha kadar olaylar durulmuştur.מאומה לא יכול להתרחש בוושינגטון עד מחר בצהריים".
Ubıhlar yalnız geceleri sabaha yarım saat kaldığı zaman baskın yaparlardı.באותו לילה הם עצרו למנוחה במחצית הדרך.
O gece gençler sabaha kadar eğlence yaparlar.הם חוגגים עד הבוקר.
Sabaha karşı yola çıktık.Пътеки от утрото.
Ardından bu gruptan 50 kişi parkta çadır kurarak sabaha kadar nöbet tuttu.Над 5000 полицаи поддържат реда през този ден в столицата.
Mınnıe sonra ona bir öpücük vererek sabaha kadar orada kalmasını ister.Дали му срок до сутринта да се изнесе ведно с челядта си .
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Veselje je trajalo do zore.
14 Mart 2018 tarihinde sabaha karşı, Cambridge, İngiltere'deki evinde 76 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.Preminuo je 14. ožujka 2018. godine u 76. godini života u svom domu u Cambridgeu u Engleskoj.
Eğlence ve sohbetler bazen sabaha kadar sürebilir.Tradicionalni sohbet susret može trajati do ranih jutarnjih sati.
Sabaha doğru evden bir yabancı gibi çıkar.Ráno sa ako celkom nový človek vydal na ďalšiu cestu.
Sabaha karşı yola çıktık.Nasledujúce ráno zaútočil.
Mınnıe sonra ona bir öpücük vererek sabaha kadar orada kalmasını ister.Na pohovore mu ho nemôžu dať a povedia mu, nech sa preň zastaví na druhý deň ráno.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.Ráno hľadači pokladov odišli.
Erkek tarafında ise damat sabaha çıkarılır, yani damadın arkadaşları sabaha kadar eğlenir.Ko pride ženin na dan poroke po nevesto v vas, mu vaški fantje pred odhodom pripravijo šrango.
Her sabaha iki kadeh içerek başlayıp, kusup böylece üçüncü kadehi de içiyordu.Nato precedimo in pijemo dve skodelici dnevno in sicer prvo zjutraj na tešče in drugo zvečer.
Sabaha karşı 600 gözaltı iddiası…".Pirmaujantys dalyviai po 6 ratų“.
Prens Sabahattin bu düşünce ile senkretize olarak özdeşleşti.Prints Albert jäi oma arvamusele resoluutseks.
Eğlence ve sohbetler bazen sabaha kadar sürebilir.Need tunnid kestsid mõnikord hommikuni.
Onunla bir gece sabaha kadar çakıştık.Ootasin sõbra tulekut kuni hommikuni.
Sabaha karşı 600 gözaltı iddiası…"."Tasuta audiopiibel sadade ettelugejatega".