Ertesi sabaha kadar kurtarma ekiplerinin kaza yerine gitmelerine izin verilmedi.De tweede luchtverkeersleider was door een rustpauze tot de volgende ochtend niet op de werkvloer.
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.De volgende ochtend komt Hans in een tuin vol doornen en struikgewas.
Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur.Noc ciemna ateistów i wierzących.
Ertesi sabaha kadar kurtarma ekiplerinin kaza yerine gitmelerine izin verilmedi.Ekipy ratunkowe były w stanie dotrzeć na miejsce katastrofy dopiero następnego ranka.
Kral Marke bir sürek avındadır ve bu bütün gece sabaha kadar sürecektir.Kaplica adoracji, otwarta cały dzień, do wieczora.
Prens Sabahattin iki evlilik yaptı.Książę zarządza trzy śluby.
Sabaha karşı, Jürgen kan kaybından öldü.W skutek odniesionej rany zginął Jozjasz.
Krebs kısa bir süre önce sabaha karşı saat:04:00'de geldi.Krebs zaskoczył Czujkowa, przybywając tuż przed 4.00.
Ruslar sabaha yakın harbeli tüfekleriyle ani olarak bir saldırıya karar vermişlerdi.Następnego dnia Rosjanie rozpoczęli gwałtowny ostrzał artyleryjski fortów.
O gece gençler sabaha kadar eğlence yaparlar.Z poczwarki wylegają się rankiem.
Akşam başlayan pişirme işlemi sabaha kadar sürer.Trwają ostatnie przygotowania do wieczornej kolacji.
Sabaha karşı 8:00 civarında savaş sona erdi..Do bitwy doszło o 8:00 rano.
Sabaha karşı yola çıktık.Fartyget kom loss på morgonen.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.På morgonen går sällskapet skilda vägar.
Onunla bir gece sabaha kadar çakıştık.Även i Det hände en morgon.
Sabaha kadar sağımdan soluma dönüp durdum.Slaget böljade fram och tillbaka under morgontimmarna.
Sabahattin Eyüboğlu ve Mina Urgan.Ack! si, jag arma stoft och mull.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Бої тривали до самого ранку.
1 Kasım 2012’de Mitch Lucker sabaha karşı bir motosiklet kazası geçirdi.Вночі 31 жовтня 2012 року Мітч Лакер потрапив в аварію на своєму мотоциклі.
Sabaha karşı yola çıktık.У надранковий час вони десантувалися.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.Рано вранці нажахані люди вибігають з будинків.
Eğlence ve sohbetler bazen sabaha kadar sürebilir.Ці святкові зустрічі часто тривають з ранку і до пізньої ночі.
Ertesi sabaha kadar kurtarma ekiplerinin kaza yerine gitmelerine izin verilmedi.Лівоесерівські делегати З'їзду Рад не були допущені до подальших засідань з'їзду.
Son 15 gününü yoğun bakımda geçiren Giritli 3 Şubat 2007 tarihinde sabaha karşı öldü.Провівши останні 15 днів у реанімації, він помер 3 травня 2007 року.
(O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur.Obyvatelé jsou hluboce věřící a pravidelně navštěvují nedělní mše.
Sabaha karşı yola çıktık.Ráno se znovu vydali na cestu.
Ertesi sabaha gider.Blíží se ráno.
Bu Sabahattin Ali'nin arzu ettiği bir durumdur.A přesně takového by si Alina přála.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Poslanci rokovali až do rána.
Evden çıkmayı başaramaz ve sabaha kadar evde baygın durumda kalır.El nu-și găsește soția acasă, aceasta sosind abia dimineața.
Ve eğer sabaha kadar prensin adı oğrenilemezse, herkes öldürülecektir.Dacă nu vor fi în stare să afle numele acestuia, toți vor fi uciși.
Vefat eden komşuların cenazeleri sabaha kadar beklenir.Înmormântarea bătrânei femei era prevăzută a avea loc în dimineața următoare.
İngilizleri sabaha kadar uyutmadılar.Nu a mai fost chip să adoarmă până dimineața.
Sabahattin Hamamcıoğlu - (61. sıra.)Szépirodalmi kiskönyvtár; 61.)
Ertesi sabaha gider.Másnap reggel ébred fel.
Sabaha karşı 8:00 civarında savaş sona erdi..Este nyolc órakor a harc véget ért.
Eğlence ve sohbetler bazen sabaha kadar sürebilir.A rendezvény ezután sokszor reggelig tart.
Çevirmeni: Sabahattin Eyüboğlu.Lambareiði (feröeri nyelven).
Bu Sabahattin Ali'nin arzu ettiği bir durumdur.Megjegyezte, hogy ez az a mű, amire Párizsnak szüksége van.
Sabaha kadar sağımdan soluma dönüp durdum.Délelőtt kinn voltam a Ligetben magamban korcsolyázni.
Paris’te Prens Sabahattin ve çevresi ile tanıştı.A hercegről Párizs-szerte gúnyiratok és gúnydalok jelentek meg.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.Az összetűzések másnap reggelre befejeződtek.
Ertesi sabaha gider.Seuraava aamu koittaa.
Ertesi sabaha kadar kurtarma ekiplerinin kaza yerine gitmelerine izin verilmedi.Henkilövahingoilta vältyttiin aseman järjestyksenvalvojien ehdittyä viime hetkellä evakuoida laiturialueen.
Sabaha karşı yola çıktık.Tie seestyvään aamuun.
Sabahattin Ali'nin hayat öyüsünü ve öldürülüşünü konu edinir.Daanin testamentti käsittelee vihaa ja valehtelemista.
Prens Sabahattin bu düşünce ile senkretize olarak özdeşleşti.Ο Βασίλειος φαίνεται πως έλαβε πολύ σοβαρά υπόψη του αυτή τη συμβουλή.
Sabaha karşı yola çıktık.Περπάτησε στην πρωινή λιακάδα...
Manchester’da ise ertesi sabaha kadar olaylar durulmuştur.Men Anna har styr på situationen, i hvert fald indtil næste morgen.
15 Temmuz 2014 tarihinde hastaneye kaldırılıp, 16 Temmuz 2014 sabaha doğru 92 yaşında vefat etmiştir.Hertuginden blev indlagt på hospitalet tidligt om morgenen den 22. juli 2013.
Gece fener alayları sabaha kadar devam ettirildi.I dag har de ikke-kommercielle tv-stationer sendetid om formiddagen.
Sabaha karşı bu ileri harekatın sağa doğru uzatılması için iki bölük daha bölgeye akmıştır.Næste morgen er de to hære draget videre.
Ve eğer sabaha kadar prensin adı oğrenilemezse, herkes öldürülecektir.Hvis hun kan finde ud af hans navn før solopgang, vil han gå i døden.
"EMİR, Sabahat"."Aka Høegh, Qaqortoq".
Geceleri atları kaçırır ve sabaha kadar koşturup kan ter içinde bırakır.De suger blod om natten og gemmer sig i revner o.lign.
27 Şubat 2013 Çarşamba sabaha karşı 95 yaşında Paris'te vefat etmiştir.Han døde i Paris den 25. februar 1909 i en alder af 50 år.
İngilizleri sabaha kadar uyutmadılar.Geitene fikk ikke sove om kvelden.
Sabaha karşı 8:00 civarında savaş sona erdi..Kampene sluttet rundt kl. 08:00 om morgenen.
Taksiciler ise sabaha dek ücretsiz taşıma yapacaklarını duyurdu.Også passasjerene begynte å legge merke til drivis om ettermiddagen.
23 Ocak 1973 günü sabaha karşı Heimaey'deki Eldfell adlı yanardağda bir hareketlenme başladı.Tidlig på morgenen den 23. januar 1973 begynte et vulkanutbrudd fra fjellet Eldfell.