Bu kasaba çevresinde başını önemsiz Cumartesi gecesi, ya da daha doğrusu Pazar sabahı? "Saturday night, or rather Sunday morning, in peddling his head around this town?"
Bu sabah seninle ilgili çok güzel rüyalar gördüm ve herşeyi verirdim ...I had such beautiful dreams about you this morning, and I would give ...
- Bu sabah.- This morning.
Görevimiz 11 Eylül sabahı ne olduğunu ve neden olduğunu öğrenmekti.Our job was to look into the facts of what happened on the morning of 9/11 and why it happened.
Üniversite sınavının olduğu sabah Seung Jo oppya uyku ilacı verdiğini duydum.I heard you gave Seung Jo Oppa sleeping pills on the morning of the college entrance exam.
Ona bu sabah uyku hapları verdiğini duydum.I heard you gave him cold medicine this morning.
"Sir" "Ben uzakta gidiyorum - Yarın sabah ilk tren."Sir?" "I'm going away--to-morrow morning by the first train.
Bu yüzden her sabah, şimdi, çünkü iyi bir mutantsınız; bakış açınızı kaldıracaksınız.That's why every morning, now, because you are a good mutant, you will raise your angle of view.
Ama sabah 4'te kalkın.But you get up at 4 a.m.
Pekala, bu sabah yolsuzluk sorusu üzerine konuşuyorum.Okay, this morning I'm speaking on the question of corruption.
Her sabah çiftliğe gelmek için 241 kilometre uçuyorlar.Every morning, they fly 150 miles into the farm.
Ama her kimse, yardım edemem ama bir sabah uyandıklarını düşünebilirim,But whoever it is, I can't help but thinking they woke up one day like,
Muhtemelen sabahın en sıkıcı konusu bu.This is probably the most boring topic of the whole morning.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.It was the brutal realization, the first morning, that the Indian students were better than me.
Geceleri, uyumaya gittiğimde, sabahın 3 veya 4'ü,At night when I go to bed, 3 - 4 a.m. in the morning,
Sabahın 4'ü, ne bekliyordunuz yani, değil mi?And so, 4 am in the morning, what do you expect, right?
Arkadaki bu resim, bu sabahın üçü.This picture in the back this is 3 a.m. in the morning.
Her sabah, tekrar ve tekrar o çadırdan çıktığınızda beyniniz silinmiş gibi olursunuz.Every morning, again, after getting out of that tent, your brain is completely wiped out.
Büyük kötü donlara katılırsın, sabah, akşam ve gece.Attending the big bad bone dance, morning, noon and night.
Daha bu sabah insanın zihin yapısından bahsediyorduk.Well, we were talking about the human mind this morning.
Mesela şimdi odada oturuyorsun, sabahın bu erken vaktinde. Düşünüyorsun...As soon as you are sitting in this room, early in the morning, you think...
Sabahları 6:30'da başlıyoruz gece yarısına kadar devam ediyoruz.We start half past six in the morning and work till midnight.
Sonra sabah saat 2:00 ya da 4:00'e kadar fazla mesai yapıyoruz.Then we do overtime work until two or four am.
Sabaha kadar.Until the morning.
İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RABbin huzurunda durduğu yere gitti.Abraham got up early in the morning to the place where he had stood before Yahweh.
Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.Moses said to them, "Let no one leave of it until the morning."
Filistli Golyat kırk gün boyunca sabah akşam ortaya çıkıp meydan okudu.The Philistine drew near morning and evening, and presented himself forty days.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Between morning and evening they are destroyed. They perish forever without any regarding it.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Life shall be clearer than the noonday. Though there is darkness, it shall be as the morning.
İsa sabah erkenden kente dönerken acıkmıştı.Now in the morning, as he returned to the city, he was hungry.
Çünkü sabah Kur'an (okuması) görülecek şeydir.Indeed the Recitation at dawn is palpably evident.
Siz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz; sabahleyin,You pass by (their habitations) in the morning
Fakat o azab yurtlarına indiği zaman uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!When it comes down on their plains, it will be an evil dawn for those who had been warned.
Ağaran sabaha,The morning when it is unveiled,
Sabahleyin akın edenlere,Then those charging in the morning
Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin).So extol God when the evening comes and the day dawns,
Ateş; sabah akşam, ona sunulurlar.Fire, to which they are exposed morning and evening.
Sabah akşam, Rabblerinin rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovma.Do not turn away those who supplicate their Lord morning and evening, seeking His magnificence.
Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar.Fire, to which they are exposed morning and evening.
Rabbinin adını sabah akşam an.Meditate upon the name of your Lord morning and evening;
Sabah çağına erdikleri gibi bir bağırış yüzünden helak olup gittiler.But they were seized by the mighty blast towards the morning;
Sabah çağı, düşmanı basanlara.Then those charging in the morning
Ona şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.We issued this command to him, for they were going to be destroyed in the morning.
Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.But they were seized by the mighty blast towards the morning;
O'nu sabah-akşam tespih edin!And sing His praises morning and evening.
Kuşkusuz ki, siz onların yanından sabahları geçiyorsunuz.You pass by (their habitations) in the morning
Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.And early in the morning the decreed punishment came upon them.
Ve soluyarak açıldığı zaman sabaha,The rising dawn,
Onlara vadolunan (helak) zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?Their hour of doom is in the morning: Is not the morning nigh?"
Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et.Persevere with those who call on their Lord morning and evening, seeking His magnificence.
Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin.And sing His praises morning and evening.
Azap yurtlarına indiğinde, uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!When it comes down on their plains, it will be an evil dawn for those who had been warned.
Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi.We subjugated the chiefs (of tribes) to struggle day and night with him,
Sabah akşam Rabbinin ismini yadet.Meditate upon the name of your Lord morning and evening;
(Ansızın) sabah baskını yapanlara,Then those charging in the morning
Haberin olsun, helâk zamanları sabah vaktidir. Zaten sabah yakın değil mi?"Their hour of doom is in the morning: Is not the morning nigh?"
Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler.His praises are sung there morning and evening,
Onlar, sabah akşam ateşe arzolunurlar.Fire, to which they are exposed morning and evening.
Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,The rising dawn,
Sahi! Sabah da pek yakın değil mi?”Their hour of doom is in the morning: Is not the morning nigh?"