Ana içeriğe geç
Sözlük

sabah ile cümle

sabah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ertesi sabah Carol Lizzie'yi yürüyüşe çıkarır ve ondan çiçeklere doğru bakmasını ister.The next day, Carol asks Lizzie to come outside to gather some flowers for Mika.
1968, 5 Haziran gününün sabah saatleri....Early morning hours on May 8th...
Bir sabah, Egle hastanede yaşamını yitirir.He dies the following morning in a hospital.
Sabah, Kültür Sanat.This Week in Art.
Güle güle." sabah.com.tr.Good-bye.'(Ch.
28 Nisan 1915 sabahı İngiliz ve Fransız birliklerince girişilen taarruz, ilerleme kaydetmişti.At dawn on 15 February, both the British and French forces raised their colours.
Ve kendisini takip etmek için sabahları Det.In the morning, he continues on.
28 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir. ^ Çalışırken karı koca olduğumuzu unutuyoruz Sabah.November 28, 2011. "《大男当婚》张歆艺牵手徐峥 离异女遇上单身男".
Sabah 05.40'ta başlayan çatışma yaklaşık 6 saat sürmüş ve öğlene doğru sona ermiştir.The actual battle began early in the morning of December 5 and lasted for around six hours.
Ancak sabah, kapısının önüne doluşmuş izdihamda kapıyı açarak afallamıştır.And between timid and frightened, she on day opened the door to the street.
1 Kasım 2012’de Mitch Lucker sabaha karşı bir motosiklet kazası geçirdi."Suicide Silence Frontman Mitch Lucker Killed in Motorcycle Accident".
Sabah yataktan kalkıyor ve kararlar verdiğimizi sanıyoruz.You know, we wake up in the morning and we feel we make decisions.
1996'nın Mart ayında bir salı sabahı,On a Tuesday morning in March of 1996,
Birlikte geçirdiğimiz salı sabahından sonra yazdığı orijinal şiiri gönderiyordu.He was sending me an original poem that he had composed after our Tuesday morning together.
Bazı oyuk bir ağacın söyleyin ve sonra sabah çağrıları ve akşam yemeği partileri!Say, some hollow tree; and then for morning calls and dinner-parties!
Bunu bu sabah yaptım, bence.I did it this morning, I think.
Sabah "İyi!"Good morning!
O, o ilk sabah girmişti yeşil kapıya yürüyüş koştu.She ran up the walk to the green door she had entered the first morning.
Sonraki sabah, Chitral kampında iyileşen bir şey yoktu.Next morning, things are no better in the Chitral camp. (MUEZZlN CHANTS)
Bu her sabah yaptığınız bir seçim.It's your choice every morning.
O sadece o sabah alay etmek için aktif olan hikaye Kemp'in yoluyla koştu beyin.The story he had been active to ridicule only that morning rushed through Kemp's brain.
Zihninde düşünce üst sabah yineledi argümanlar oldu.The thought uppermost in his mind was the reiterated arguments of the morning.
Ve, neyse, ertesi sabah mücevher mağazasına gidip kestirdik yüzüğü.And, anyway, the next morning we had to go along to the jeweler and get it cut off.
Sonuç raporunu yarın sabah okuyabilirsiniz.You can read the detailed report tomorrow.
Daha bu sabah kesilmiş, çok taze!It was just slaughtered this morning, so it's really fresh!
Hancı kadın, kısa bir süre içinde 08:00 sonra evi terk ettiğini beni bilgilendirdi sabah.The landlady informed me that he had left the house shortly after eight o'clock in the morning.
Ben biraz sekiz sonra evi terk damadın dışında bir çalışma karakteri bu sabah saat.I left the house a little after eight o'clock this morning in the character of a groom out of work.
Noel zamanı idi, ailede, ah ne sabahti o sabah.It was Christmas, and at our family, oh, what a morning.
Sabah vakti ve her yer doluyor.It's mid-morning, the place is filling up.
Bu sabah baţladý!She started this morning!
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı."The General Arithmetic: Operating Logs." Burning lots of midnight oil.
Bu CBS'in Pazar Sabahı programı -- 2 hafta önce yayınlandı.This is CBS Sunday Morning that aired about two weeks ago.
Bu sabah bu şeylerin her biri hakkında bir kaç şey söyleyeceğim.And I'm going to say a few words about each one this morning.
Son 32 yıldır her sabah aynaya baktım ve kendime sordum:For the past 32 years I've looked into the mirror every morning and asked myself:
Sabah 7:30'da emar çektirdim ve pankreasımda net olarak bir tümör göründü.I had a scan at 7:30 am and it clearly showed a tumor on my pancreas
Her sabah dostumla oynamak için erken kalkarım !I come here every morning to play with my buddy.
Sabah olduğunda üçüncü maymun uyandı ve yalnız olduğunu gördü. .In the morning, the third monkey awakes to find that he is all alone.
O sabah Rafe babasının takımlarından birini giydi.It is well, it is well, with my soul.
Sabah eğitimi bitmiştir!Morning training's over!
JULIET 'Neredeyse sabah Tis sana gitmiş olurdu:JULlET 'Tis almost morning; I would have thee gone:
PARIS, bu sabah yüzünü görmek için uzun düşündünüz müPARlS Have I thought long to see this morning's face,
Ioann, her sabah erkenden... ..bir kovaya su doldurup manastırdan çıkarmış.Anyway, early every morning Ioann filled a dipper with water and went out.
Saat sabah 7'ydi, hâlâ geceliğim üzerimdeydi.It was 7 a.m. I still had on my nightgown.
Muhtemelen sabah 6:30-7:00 gibi kalkmaya niyetiniz vardı.You all probably intended to wake up, I don't know, 6:30, 7 a.m.
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."She runs up to them on the beach one morning and says, "Mom, Dad, we've got to get off the beach."
Niçin sabahları yatağından kalkarsın?Why do you get out of bed in the morning?
Yarın sabah sana ayırabileceğim iki saatim var.Tomorrow morning, I have like 2 hours I can spare.
Sana bu sabah gördüğüm rüyadan bahsetmek istiyorum.I'd like to tell you about a dream I had this morning.
♫ Sabah olduğu zaman ♫♫ When the morning comes ♫
Ben, benim ilk sabah yürüyüş mesafesinde dönen yine bu özel errand üzerine sallied.Returning from my first morning stroll, I again sallied out upon this special errand.
Bu sabah soğuk algınlığı için ilaç aldım. <i>Çeviriler PK takımı tarafından hazırlanmaktadır.I took some cold medicine this morning... Brought to you by the PKer team @ www.Viki
Bunlar sabah 8:00 gölgeleri.That's 8 a.m. shadows.
Öyle oldu ki, bir seferde gece yarısından sabahın beşine kadar okuyup bitirdim.And as it happened, I read it from midnight to five in the morning in one shot.
Pekala, bu sabah yolsuzluk sorusu üzerine konuşuyorum.Okay, this morning I'm speaking on the question of corruption.
Her sabah çiftliğe gelmek için 241 kilometre uçuyorlar.Every morning, they fly 150 miles into the farm.
Bu sabah da geri döndü.It returned this morning.
Ve pazartesi sabahı, kaybolduğu haberini aldım.And Monday morning, I found out that he disappeared.
Sabah üzüldü ve ayrıldı.He got upset early in the morning and left.
Mesela şimdi odada oturuyorsun, sabahın bu erken vaktinde. Düşünüyorsun...As soon as you are sitting in this room, early in the morning, you think...
Sabahları 6:30'da başlıyoruz gece yarısına kadar devam ediyoruz.We start half past six in the morning and work till midnight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod